benim saçlarım 28-29 yaşlarında kısmen döküldü. o zamanlar çok kafaya taktım ama bir yerden sonra düşünmeyi bıraktım. kel değilim ama seyrek saçlıyım öyle de kaldı.
insanlara bu konularda yanlış bilgiler verilmesi, umut pazarlanması ve milletin koca karı ilacı formüllerle orta çağı çözümler ile konuşması asap bozucu harbiden.
genetik olan bir şeyi engelleyemezsin, ancak geciktirebilirsin.
30 yaşındaki dökülecek saçlarının 2-3 yıl daha muhafaza edecek şekilde bakarsın sonra yine dökülür.
saçı döktüren şey dht, testesteron hormonu. bunu baskılarsan aletin kalkmaz, onsuz da yaşanmaz daha zor. kabak çekirdeği ye, şaplı beslen diyeceğim ama kim ister bunu.
biotin takviyesi alın, çinko alın, yılda 10 seans mezoterapi seansı yaptırın.
dermocade, vichy dercos, bioxcin gibi şampuanlar kullanın.
saç kazıtmanın saç kökleriyle bir ilgisi yok. boşuna kafayı kazıtmayın.
e vitamini sürmek saçı yüzeysel besler, senin vücudun oraya kan pompalamıyorsa bunu ancak medikal yardımla çözersin.
ama olmuyorsa da zorlamayın. 36-37 yaşlarınızı bekleyip güvenilir bir yerde ekim yapın başka çaresi yok.
kadınlarda da olabilen erkek tipi saç dökülmede çözümler belli, riskleri belli. saw palmetto, dermaroller, minoxidil harici serumlar ya da finasteride hap hariç her şey tamamlayıcı olabiliyor ancak. saç ekiminde de doktorlarla konuşup plan çizmek şart.
ben bilmeyen olabileceği için söyleyeyim minoxidilin sürülen formunun evcil hayvanlara toksik olduğu belirtiliyor, bazen etken maddenin aynı olduğunu ama minoxidilin marka ismi olduğunu unutmayın.
tabii ben burada yazdıklarım için doktor ya da bilir kişi olmadığımı, doktorunuzla konuşmanızı hatırlatırım (aman tadımız kaçmasın)