sanat

entry392 galeri95
    115.
  1. genel olarak doğuştan yetenek yada hayal gücü gerektiren insanın ruhuna hitap eden bir şeydir sanat.
    1 ...
  2. 114.
  3. --spoiler--
    Sanat ahenk ve güzellikle ilgili,yaşamaya değer bir şey...
    Sanat hayattaki en büyük teselli.
    Sonradan asla pişmanlık duyurmayan bir teselli
    --spoiler--
    (bkz: aliye berger)
    1 ...
  4. 113.
  5. aşk gibi.
    heycanı parmaklarınızın ucunu titretir;
    aşk gibi
    değil mi?
    3 ...
  6. 112.
  7. linç girişimine karşı göğüs germedir.
    2 ...
  8. 111.
  9. sanat belli bir akademik eğitim sonucunda kişide oluşan bilinç ve kaygıdır. buna sanat bilinci ve kaygısı denir. sanat bilinci ve kaygısı ile yapılmayan hiç bir şey sanat yada sanat eseri olamaz.
    4 ...
  10. 110.
  11. sanat hakkında 6 sayfa entry girilmiş. 6. sayfayı da üşenmeden okudum. 1 adet gerçekten sanatın tanımını yapabilen olmamış. herkes bir şekilde atıp tutmuş ama sanatın tanımıyla alakalı hiç bir şey yok.

    sanatın tanımı için lütfen gombrich sanatın öyküsü nü okuyun. çok değil ön sözü bile okusanız yeter.
    2 ...
  12. 109.
  13. türkiye de sanatçıyım diye geçinen çoğu kişinin icra edemediğidir.
    adam oyuncuyum diye geçiniyor rol arkadaşıyla bir yakınlaşması oluyor hoop hemen sevgili oluyorlar.
    nerde kaldı profesyonellik?!
    3 ...
  14. 108.
  15. Sanat insanın kendisi içindir.Yani biraz bencil bir çalışmadır.Tıpkı 'aşk' gibi.
    1 ...
  16. 107.
  17. insanın duygularını yansıtmasının en güzel ve estetik halidir.
    1 ...
  18. 106.
  19. 105.
  20. 104.
  21. Var olan güzelliklerden kendi meyve tabağını oluşturup yep yeni bir güzellik ortaya çıkartmaya denir.
    1 ...
  22. 103.
  23. icra edemeyenler tarafından gereksiz olarak lanse edilen kavram.
    2 ...
  24. 102.
  25. yapabilmk için şart olan şeyin iyi kötü bir kişilik olduğu şeydir sanat. yetenek elbette ki önemli ama çalışılarak gözlemle de kabiliyt geliştrilebiliyor . sonuçta ne çıktığı tartışılır tabi.

    ve yaşanmışlık gerekiyor,birikim, sanat gözüyle görmeye başlamak yani dolup taşmak gerekiyor. bir kez bu bakış başlandığında ise bir daha asla bırakılamıyor.
    1 ...
  26. 101.
  27. bir çok kişinin sadece onun için soyunabilirim dediği kavram.
    1 ...
  28. 100.
  29. iznik te bir atölye de çini yapmaktır.
    sanat sabırsa, çini sabırdır.
    1 ...
  30. 99.
  31. sanat

    anladım işi, sanat allah'ı aramakmış;
    marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış...

    (1939)

    necip fazıl kısakürek.
    1 ...
  32. 98.
  33. şaşırtıcı bir yakınlık, güzel sanatlar adı altında dans ve müziği, mimarlık, heykel ve resim sanatını birbirine bağlar.
    sanat düşüncesi, doğanın kendiliğinden üretimi karşısına, insan tarafından yaratılmış bir güzelliği çıkarır. sanatın yarattığı biçimler, hem kendimizin hem de sanatçının derin ve gizli gerçeğini göstermek isteyen dolaylı bir yola benzer. kısaca söylemek gerekirse sanat, insanlığın açıklanamayan yanlarına duyarlı ve kesin bir biçim verebilmek için insanın kullandığı yaratı tekniklerinin bütünüdür.
    1 ...
  34. 97.
  35. 96.
  36. 95.
  37. kültürün, duyularla algılanabilen simgelerle anlatılması.
    1 ...
  38. 94.
  39. başkaldırı..
    gerçek yaratmayla sonsuzlaşan.

    adaletsizliği yadsıdığı gibi dünyanın iğrençliğini de kabullenmeyen. "var olacağız" yerine "varız" diyen.

    bir ara (bkz: guernica)
    1 ...
  40. 93.
  41. Alınıp satılan birşeydir. Sanatçılar genelde sosyalist, sanat severler ise kapitalisttir.
    Sanat zenginler için sidik yarıştırabilecekleri bir alandır.
    1 ...
  42. 92.
  43. France farago'nun sanat adlı kitabıyla hakkında sağlam fikir sahibi olduğumuz meseledir..
    sanat da sanatmış haaaa....
    1 ...
  44. 91.
  45. sanat insanın özgürlüğe kanat çırpışıdır.
    mevlana’nın hayatı bir kale zindanında hapsedilmiş olmaya benzeten metaforu üzerinden gidecek olursak sanatla sorunu olanlara onun diliyle şöyle seslenmek gerekir.
    “kalenin duvarlarını yıkana kızılır mı hiç? o duvarlar seni özgürlüğe kavuşturmak için yıkılıyor”
    sanat kendisiyle sorunu olanlara bile onları yetenekleri doğrultusunda özgürleştirerek hizmet etmektedir.

    sanatın temel amacı öğretmek, eğitmek, eleştirmek veya değiştirmek değildir. ama sanatın olduğu yerde bütün bunlar kaçınılmaz olarak ortaya çıkar.


    öğrenmek istemeyen, eğitilmeye yanaşmayan, eleştiriye gelemeyen, değişiklikten korkanlar için sanat her zaman bir tehdit ve tehlike olarak algılanmıştır. bunun dışa vurumu ya aşağılayıcı bir küçümseme veya alaycı bir kayıtsızlık veyahut yasaklama, kısıtlama, tahrip etme, taciz etme şekline dönüşen bir güç gösterisidir.

    bu neden böyledir? insan faydanın ve çıkarın peşinde koşmaktan çürümüş ruhuyla hayatı; av ve avcı, avlanmak ve av olmak gibi basit ve ilkel iki temel dürtüye oturtarak bütün dünyayı vahşi bir ormana çevirmiş olmaktan yorgun değil mi? bitkin değil mi? gidecek hiçbir yeri kalmamış, bütün çıkış yollarını kapatmış olmaktan çaresiz değil mi? kutsalı bile paraya çeviren düzeneğin her günün yirmi dört saatinde her saatin atmış dakikasında bebekleri bile ayırmaksızın öldüren ve insan kanıyla beslenen bir vampire dönüşmesinin sonuçları ayan beyan ortada değil mi?

    bizi kuşatan kalenin duvarlarını yıkmadan bu cendereden kurtulmak mümkün değil.
    bencilliğimizin, kontrolden çıkmış şehvetin, şehvete dönüşmüş hırsın, kin, öfke ve hasedin, kan dökme, yok etme, bozma ve çürütme tutkusunun her biri bizi köleleştiren zindanın duvar taşlarıdır.
    ancak sanatın kanatlarıyla bu duvarları yıkıp özgürleşebiliriz. zaten özgürleşemez isek bir üst boyuta, daha da ötelere geçebilme niteliğimizi de ebediyen kaybetmiş olacağız.
    *
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük