günümüzde sanat eşittir anlam karmaşası.
artık çoğu kişi ne kadar fazla saçma cümleler kurarsa o kadar başarılı olduklarını ve sanat yaptıklarını zannediyor. anlaşılmadıkları zaman övünüyorlar, çarpık cümleleri bir araya getirip biz farklı bir şeyler yaptık diyorlar. neden? çünkü kimse bir şey anlamadı.
aynı zamanda bu kişiler eskiye baktıklarında hep kendilerine örnek alıp esinlendikleri biri vardır, kendi alanında gerçekten başarılı. ve aslında onlardan o kadar çok şey almışlardır ki, kendileri buna bir şeyler katmak yerine cümlelerini anlam karmaşası halinde sunup sanat dediklerine son veriyorlar.
yani, insana bir şeyler verebilen, içinde bir şeyler uyandırabilendir sanat eseri. öyle öznel takılıp, bir şey ifade etmeyen bomboş dizeleri insanların gözü önüne sermeyi pek de nitelikli saymıyorum.
bir başbakan en fazla bu kadar odun olabilirdi... kendisi balede uyur, kızı tiyatroyu 150 polisle terkeder... ancak bu kadar sanat ve sanatçı düşmanı olunabilir yani..
--spoiler--
Sanat ahenk ve güzellikle ilgili,yaşamaya değer bir şey...
Sanat hayattaki en büyük teselli.
Sonradan asla pişmanlık duyurmayan bir teselli
--spoiler--
(bkz: aliye berger)
sanat belli bir akademik eğitim sonucunda kişide oluşan bilinç ve kaygıdır. buna sanat bilinci ve kaygısı denir. sanat bilinci ve kaygısı ile yapılmayan hiç bir şey sanat yada sanat eseri olamaz.
sanat hakkında 6 sayfa entry girilmiş. 6. sayfayı da üşenmeden okudum. 1 adet gerçekten sanatın tanımını yapabilen olmamış. herkes bir şekilde atıp tutmuş ama sanatın tanımıyla alakalı hiç bir şey yok.
sanatın tanımı için lütfen gombrich sanatın öyküsü nü okuyun. çok değil ön sözü bile okusanız yeter.
türkiye de sanatçıyım diye geçinen çoğu kişinin icra edemediğidir.
adam oyuncuyum diye geçiniyor rol arkadaşıyla bir yakınlaşması oluyor hoop hemen sevgili oluyorlar.
nerde kaldı profesyonellik?!