her an "bali o kupayı bize verin lan" diye bilecek bir kapasiteye sahip. o yüzden bu sene iki kupaya talipdik biz. birini bu adama verip en azından susmasını saglarız diye.
adiliğin, şerefsizliğin, hırsızlığın "marka değeri"ne kurban edildiği futbol denen curcunada trabzonlu olmanın saflığıyla ayakta kalmaya çalışan klüp başkanıdır.
yankesicinin biri cebinden paralarını (puanlarını) aşırmış, hırsız yakalanmış, o da haklı olarak paralarını istemiştir tüm saflığıyla. ancak türkiye cumhuriyetinde değil muz cumhuriyetinde yaşadığını unutmuştur. o yüzdenki hakkı olanı istediğinde dalga geçilmiş, üzerinde boktan espriler üretilmiştir. öyle ki o hırsızlar hakkında bile o kadar boktan espriler üretilmemiştir.
dersini almıştır umarım. hakkını istememeyi, hırsıza göz yummayı, bu ülkede kuralların herkese aynı uygulandığını öğrenmiştir herhalde.
hakim ile arasında şöyle bir diyalog geçmiştir:
hakim: fenerbahçe - ankaragücü maçı ile ilgili hakkınızda teşvik suçlaması var, buyurun.
sadri: biz teklif etmedik, gabriç'i verir misiniz diye onlar bizden istedi.
hakim: melih beyle görüşmeniz spontane mi gelişti?
sadri: evet, spontaneydi.
hakim: böyle gırgır, şamata için mi aradınız?
sadri: evet, şamata içindi.
gırgır, şamata olsun diye yapılan teşvik pazarlığı.
ismi geçen diğer kulüp başkanları için 6 ila 3 maş arasında şike ve teşvikten, kendisi için sadece 1 maç o da teşvike teşebbüs etmekten ceza istenen kişi.
teşvike teşebbüs. bu kavram dünya üzerinde sadece türkiye'de geçerli. tıpkı "duyum zamanı" gibi... kendimize has bir hukuk sistemimiz var vesselam.
çok tuhaf bir ülkeyiz. savcılarımız tapelerle, telefon kayıtlarıyla şike ve teşvik yapanlar hakkında delilleri somut olarak ortaya koyabiliyorken teşvike teşebbüs girişimini nasıl ispat edebilmişler rçok merak ediyorum.
Uefanin sıfır tolerans politikası kapsamında Trabzon'u da men ederse ne halt yiyeceklerini ciddi ciddi merak ettigim baskan ve camiası. Hayır o kadar konuştular yok kupamızı isteriz falan filan...
savcının fenerbahçe ankaragücü maçına teşvik teşebbüsünden hapsini istediği kişi. gabriç konuşmasını delil göstererek. ama ne hikmetse pfdk ve etik kurulu gabriç konuşması kayboldu diyerek sadri hakkında ki raporu sunamadı. bu durumda sadri ve ts kukübü hakkında eksik bilgi ile karar verilmiş oldu. işin ilginci savcının ceza istediği rapor kimler tarafından hasır altı edildi? savcı ceza istiyor ama federasyon böyle bir rapor yok, cezada yok diyor.
burak yılmaz'ın galatasaray'a transfer olacağı dedikodularına karşılık burak yılmaz'ı, burak yılmaz'ın menajerini ve galatasaray'ı açık açık tehdit etmiş kişi. kendisinin acilen mafya mantığını spor kültüründen ayırmasını öneriyorum.
aşağıda yaptığı açıklamayla bize ne içtiğini merak ettirten adamdır.
yeter be sadri. istifa et de trabzonspor'u kurtar kendinden.
--spoiler--
Burak ayrılsa bile mutlaka Avrupaya gidecektir. G.Saraya gidemez. Eğer Selçuk gibi o da onlarla anlaşırsa, bizim için G.Saray, ikinci F.Bahçe haline gelir. Bizim için F.Bahçe gibi olur. Burak bundan sonra Trabzona giremez. Sadece o değil, menajerleri Ali Egesel ve Ogan Tarhan da giremez.
--spoiler--
yaptığı son "trabzon a giremezler" açıklaması resmen tehdit olan kişi. ulan trabzon senin tapulu malın mı sadri! senin gibi yöneticiler yüzünden bu ülkede bir şey gelişmiyor. bi siktir git ticaretle mi uğraşıyon neyle uğraşıyosan onla uğraş.