dün gece rüyama girmiştir. Trabzonspor'a transfer oluyorum. Bana forma veriyorlar ama tozluk vermiyorlar. Sadri şener'e gidip istiyorum. "hadi hadi git" diyor. O gittikten sonra, burak yılmaz "gel ben vereyim" diyor. Gizlice depoya giriyoruz, beyaz bi poşetin içinde bir sürü tozluk var. Poşeti kenarından yırtıp bi çift tozluk veriyor. Sonra kaçıyoruz oradan. Ne anlam çıkarmam gerekiyor bilemedim.
Kendisi sempatik bir adamdir. Amenna. Sehir kulubu yonetmek zor istir, ancak bunu da iyi yaptigini soyleyebiliriz. Ancak sezon boyunca fenerbahce'ye cephe aldi. Sirf bu yuzden galatasaray'in arkasinda durdu. Ne dedilerse acik veya gizli destekledi. Ama her transfer sezonu galatasaray'dan yedigi fake'in haddi hesabi yok. Gecen sezon selcuk-ceyhun, bu sezon burak galatasaray'a geliyor buna bisey yapamayinca hem giden oyuncuya hem kulube cephe aliyor. Seba'nin da dedigi gibi: "iyi bir insan olmak istiyorsaniz kimsenin adami olmayin!" sayin baskan. Sevgiler.
dalga geçmeye çalışan ezikler beraat kararı çıktıktan sonra kayboldular ortalıktan. başkaları gibi başkanı olduğu camiayı harama bulaştırmamıştır, kazandığı başarılar helaldir. adamın hasıdır, adamın dibidir. mahkeme suçsuzluğunu tescillemiştir.
sampiyonluk yarisinda gecildikleri rakibin, ayni sezon icerisinde 5-6 macta sike/tesvik islerinin hukuken tescillenmesiyle hakli olarak sampiyonluk kupasini isteyen camianin baskani. kaldi ki trabzonspor camiasi bu isten beraat etti.
fenerbahceliler sizi anliyorum. bu satirlari okumak fazlasiyla gucunuze gidiyor, kaniniza dokunuyor. ancak empati kurmaniz halinde sadri sener ve trabzonspor'un hakli oldugu kanisina varacaksinizdir. *