Balık burcu erkeğidir. Sanırım balık burcunun tüm duygusallığı ve utangaçlığı başta olmak üzere tüm özelliklerini taşımaktadır. Oldukça samimi ve içtendir, neler yaşadığını hep merak etmişimdir. Keşke tanışıp dertleşme imkanımız olsaydı.
içimde biriken hislerin, birdenbire patlayarak beni zerreler halinde dağıtacağından korkuyorum.
-içimizdeki Şeytan
Ne güzel bir cümle , ne guzel bir yazar.
3 romanında da kahramanları hep içi sıkılgan tipler; raif, yusuf ve macide. özellikle yusuf. yemin ederim bi' yerde yakalasam ağzını kırarım, öyle bir ayarım kendisine. ulan eşşolusu, karın hakkında o kadar söylenti çıkmış. alıp gitsene kızı, hala annesini bi' daha yaparsan diye tehdit ediyorsun?
Atsız ile yaşadığı polemik ikisi arasındadır. Okurların bu şekilde gruplaşması yanlış yok kin gütmeler falan üstteki entryde de görüldüğü gibi.
Bu şekilde davranarak ne yapılabilir ki adam zaten ölmüş.
Bi okur olarak edebi yönüyle değerlendirilmesi gerek diye düşünüyorum.
Kesinlikle ruh çözümlemeleri mükemmel olan yazar.
Okuduğunuz kitabını bitirdikten sonra üzerinde en az iki gün düşünüyorsunuz.
Yani en azından benim için öyle.
1. Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. Gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim.
Sırça Köşk adlı masalımsı hikayesini okuduğumda şaşıp kalmıştım bu adam nasıl 60-70 yıl önceden günümüz Türkiye'sini görmüş diye. Sonra fark ettim ki meğer geleceği görmemiş, o zamandan bu zamana ülkede değişen bir şey olmamış. Tek yaptığı üstün gözlem yeteneğini hicivsel anlatıma dökmekmiş meğer... Keşke daha uzun yaşasaydı.
“O zamana kadar bütün insanlardan esirgediğim alaka, hiç kimseye karşı tam manasıyla duymadığım sevgi sanki hep birikmiş ve muazzam bir kütle halinde şimdi bu kadına karşı meydana çıkmıştı.”
"Ben neye yanarım, bilir misiniz? Bu bir avuç insanın (1940lardan itibaren )daha sonraki yıllar ideolojik ayrılıklar yüzünden birbirleriyle kısmen kanlı-bıçaklı olmasına...
Sabahaddin Âlî'nin pek çok şiirini ''ATSIıZ MECMUA ''da yayınladığını ve Atsız'ın bir sinopsisi üzerine Kür Şad'la ilgili bir piyes yazdığını duymuş muydunuz?"
Yağmur Atsız
Ömrümün ilk Altmışbeş Yılı, 97. sayfa
"Bir şeylere inanmak lazım gelir ya bazen, cennete gitmek için Tanrı'ya yağ çekmek adına kutsal kitaplara mesela. Ya da ruhunu biraz rahatlatabilmek için okunan satırlara.
Şimdi sana inanıyorum sevgili paragraf.
“Unutup gittiğimi zannettiğim bu hatıraların, bundan sonra beni hiç bırakmayacaklarını biliyorum… Hangi hain tesadüf dün onları
yolumun üstüne çıkardı ve beni, senelerden beri dalmış olduğum derin uykudan, artık yavaş yavaş alıştığım hissiz uyuşukluktan ayırdı. Deli olacağım, yahut öleceğim dersem yalan söylemiş olurum. insan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. Ben de yaşayacağım… Ama nasıl yaşayacağım!… Bundan sonraki hayatım nasıl dayanılmaz bir işkence olacak!… Ama ben dayanacağım… Şimdiye kadar olduğu gibi…”
Büyük romancı. içimizdeki şeytan kitabı başından itibaren her cümlesiyle insanı çok etkiliyor. kürk mantolu madonna ise ikinci yarısında basit bir aşk hikayesine dönüşmüş gibi.