sabahattin ali

entry1085 galeri111
    664.
  1. Görmek istersen denizi,
    Yukarıya çevir yüzü;
    Deniz gibidir gökyüzü,
    Aldırma gönül aldırma..
    4 ...
  2. 665.
  3. 666.
  4. Edebiyat, uygarlık ve insanlık şehididir. Sabahattin Ali roman dizisini kütüphanemin en üst rafına okuyup okuyup sıraladım.
    1 ...
  5. 667.
  6. su adamin her cümlesi, aklimdan gecen ama kelimelere dokemedigim, dogru cumleyi kuramadigim sekilde karsimda. benmisim gibi, ben yasamisim gibi...
    5 ...
  7. 668.
  8. Bana göre duygu betimlemeleri eşsiz olan yazarlardan. Ayrı bir yeri vardır.
    7 ...
  9. 669.
  10. Başın öne eğilmesin aldırma gönül aldırma ağladığın duyulmasın aldırma gönül aldırma...
    1 ...
  11. 670.
  12. 671.
  13. henüz bir kitabını dahi doğru dürüst okumadığım yazar. ama bir ara okuyacağım. evet.
    1 ...
  14. 672.
  15. Kürk mantolu Madonna isimli kitabını çok hızlı bitirdiğim yazar. Sanki gereken önemi vermemişim gibi geliyor. Tekrar başlayacağım.

    içimizdeki şeytanı ise ağır ağır okumuştum.
    1 ...
  16. 673.
  17. ''Eğer buna yaşamak demek caizse, yaşadım...''

    -Sabahattin Ali
    2 ...
  18. 674.
  19. 675.
  20. sadece kürk mantolu madonna romanıyla bilinen; fakata en iyi romanının içimizdeki şeytan olduğunu düşündüğüm, faili meçhul bir cinayete kurban gitmiş önemli yazarımız.

    bana kalırsa edebi zirvesini hikayeleriyle yapmıştır. özellikle kağnı kitabında bulunan hikayelerin tamamı dört dörtlüktür. kendisinin en büyük avantajı duru dili ve olağanüstü gözlem yeteneği. ömrünün büyük bir kısmını "öteki insan" olarak hapislerde geçirmesi de edebi hayatına büyük bir kaynaklık etmekte.

    özellikle duvar adlı hikayesini okurken, sinop cezaevi'nin bahçesinde siz de onunla birlikte volta atıyor ve diğer mahkumun anlattığı hikayeyi bir cigara sararak dinliyorsunuz. hiç betimleme yapmadan gerçeklik olgusunu başarıyla yakalamakta.

    çok erken yaşta göçüp gitti. geride bir yığın eser ve kitap dolu çantasını bıraktı.
    3 ...
  21. 676.
  22. 677.
  23. Kalbimize, aklımıza ve algımıza yeni odalar açan, her kitabıyla umudumuzu yeşertmiş bir kurgu sihirbazı... Kızının, babasının özgünlüğünden nasiplenememesi büyük talihsizliktir... Hayata veda edişi, bu ülkede vicdanlı olmanın gördüğü muamelenin yansımasıdır!
    0 ...
  24. 678.
  25. "Her gün odamda oturuyor, kitap okumaya çalışıyordum. Bir tek harfini bile fark etmeden sayfaları çeviriyor, bazen, dikkat etmeye azmederek baştan başlıyor, fakat birkaç satır sonra gene zihnimin başka yerlerde dolaştığını görüyordum."
    4 ...
  26. 679.
  27. kürk mantolu madonna gibi ölümsüz bir eserin yazarıdır. kendisini saygıyla anarım.
    3 ...
  28. 680.
  29. 681.
  30. Yine kürk mantolu madonnayı yeni okuyan bi yazarın hortlattığı başlık.
    1 ...
  31. 682.
  32. ''Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı. Çünkü o, benim için bütün insanlığın timsaliydi.''
    2 ...
  33. 683.
  34. yokluk içerisinde tekrar iş bulabilmek için sistemi kabullendiğini ispat etmesi gerekmiştir. gayret etmiş fakat başaramamıştır.
    ölmüştür işte bu şerefsiz, faşist topraklarda...
    1 ...
  35. 684.
  36. --spoiler--
    dışarıda mevsim baharmış
    gezip dolaşanlar varmış
    günler su gibi akarmış
    geçmiyor günler geçmiyor.
    --spoiler--

    bir ahmet abi, bir sen, bir hasan hüseyin korkmazgil bir de attila ilhan be.. çay da olsun he?

    olsun be..
    3 ...
  37. 685.
  38. Arkasında unutulmaz bir eser bırakmıştır. (bkz: kürk mantolu madonna)
    0 ...
  39. 686.
  40. 687.
  41. Aldırma gönül aldırmanın gönlü adamdır..
    Ama yıksma yağlama yapmayacağım.. Zita buna ihtiyacı olduğnu sanmıyorum yha..
    O öyle güzel..
    0 ...
  42. 688.
  43. şu ana kadar kendisinin bir romanını okudum. (bkz: kürk mantolu madonna) hikaye teknik açıdan kusurlu. sabahattin ali, anlatmak istediği olay, yani oradaki adamın anılarını anlatabilmek için bir an önce anı defterini bulabilmeliydi. hikaye anı defterini buluncaya kadar çok kusurlu. ondan sonrası ise zaten gözleme dayalı başkalarının hayatları. buradan sabahattin alide yyalnızca etrafında gözlemlediği şeyleri kağıda dökmüş ve bunu da basma şansı yakalamıştır. yazarlık melekelerinin olmadığını söyleyebiliriz. bir hikayesinde doğal çevreyi, etrafta gördüklerini anlata anlata bitiremiyor(bitirmiyor) hem de hiç bir söz sanatı olmadan. sanırım biraz melankolik ve imkansızın peşinde, mutlu olmayı sevmeyen birisi. hikayelerinin teknik kusurları da günümüzde ahmet ümitte görülür.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük