Sonra çıkıyorsun dışarı, bakıyorsun güneş hala tepede. Bir cigara yakıyorsun ve yıllardır kurduğun cümleyi bilmem kaçıncı kez kuruyorsun: ''Napalım, kısmet değilmiş...''
Sinop cezaevinde kaldigi odayi ziyaret ettigim , disarda deli dalgalar gelip duvarlari yalar beni bu sesler oyalar aldirma gonul aldirma dizelerinin sahibi zat.
aldırma gönül le tanıdığım, kürk mantolu madonna yla hayranlık duyduğum, kuyucaklı yusuf ve hikaye kitaplarını, şiirlerini büyülenerek okuduğum üstad. Kürk mantolu madonna daki psikolojik tasvirler mükemmmeldir. Allah rahmet eylesin.
aldırma gönül le tanıdığım, kürk mantolu madonna yla hayranlık duyduğum, kuyucaklı yusuf ve hikaye kitaplarını, şiirlerini büyülenerek okuduğum üstad. Kürk mantolu madonna daki psikolojik tasvirler mükemmmeldir. Allah rahmet eylesin.
Kuyucaklı yusuf romanıyla tanıdığım, köylü-şehirli catışmasını son derece iyi anlatan edebiyatcımızdır. Yakın zamanda kürk mantolu madonna adlı eserinide okumaya başlayacağım.
bugün karı düşürmek için güzelim romanının alet olduğu ve kullanıldığı ortamları görse kahrından yine ölürdü. sabahattin ali yi okuyunca hassas ve derin bir adam olduğunu biliyoruz , anlıyoruz.
(bkz: kürk mantolu madonna) gibi bir romanı yazabilecek kadar güzel bir ruha sahip bir insan ve tabi diğer yazdıklarıda bu roman kadar olmasada güzeldir.
Betimlemeleri ve üslubunu hiçbir yazarda bulamadığım her romanı birbirinden mükemmel eskilerin solcusu olan Sabahattin Ali'nin ölümünün arkasındaki sır perdesi hala aralanamadı.
Bir şey var bu adamın hikayelerinde,romanlarında beni çeken dediğim,hayatını arkadaşlarının söylediklerine göre mütevazi geçirmiş yazar.Doğum gününün sene-i devriyesi kutlu olsun.
''ne kadar çok insanı seversek, asıl sevdiğimiz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz. aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir.'' sözüyle aklımda kalan değerli yazar.
kürk mantolu madonna'daki raif'e karakter olarak benziyor mu, aynı naiflik onda da var mıydı merak ediyorum. ayrıca bugün 108. doğum günüymüş.*
Seninle aramızdaki yakınlaşmanın bir sonu olmamasını ne kadar isterdim. Beni asıl, bu ümidin boşa çıkması üzüyor. Bundan sonra kendimizi aldatmaya lüzum yok. Artık eskisi gibi apaçık konuşamayız. Bunları ne diye, neyin uğruna feda ettik? Hiç!
Her şey bitti mi? Zannetmem.
Yalnız bir müddet dinlenmek ve birbirimizden uzak kalmak lazım. Ta birbirimizi tekrar görme ihtiyacını şiddetle duyuncaya kadar.
Belki tekrar dost olur ve bu sefer daha akıllı davranırız. Birbirimizden, verebileceğimizden fazla şeyler beklemeyiz ve istemeyiz.