kimsenin üzmediği yazardır. bir hatasıyla üzülecek olsaydı, hatasını söyleyene teşekkür etmezdi. yanlışlarının ortaya çıkmasından ancak yeteri kadar doğrusu olmayanlar aşırı rahatsız olur.
herkese hakkını veririz elhamdülillah!.. hatama dikkatimi çekiyorsa teşekkür ederim. fakat hatamdan hareketle, kendisini hiç olmadığı yerlerde görüyorsa, kendisi cahilken, elinde cahil radarı filan olduğu gibi hezeyanlara saplanıyorsa, rezil etmeye hiç üşenmem... aynen örnekte görüldüğü gibi.
konumuz dil bilgisi... fakat hiç fark etmez, yobaz yobazdır, en alakasız konularda bile yobazların tipik özelliklerini sergilemeden duramaz.
misal, yobaza diyorum ki "alfabemizde şapkalı u" ("û") harfi var mı?". yobaz diyor ki şapkalı a var!. kurduğu cümledeki anlatım bozukluğu deli saçması imiş! doğrudur. yobazlara ne zaman "aklı başında insanlar" dedim ki? yobazdır, haliyle akli rahatsızlığı vardır, saçmalar ve de saçmalamayı marifet bilir...
oysa dikkat çektiği hususta hiç lafı uzatmadan hatamı kabul etmiş, üstüne beni uyardığı için teşekkür etmiştim.
neyse, görüyorum ki itiraf etmemesine rağmen o da uyarılarımı dikkate almaya çalışmış. mesela son mesajında "deli saçmalığı" dediği konulardan virgül konusuna özen göstermeye çalışmış ama yine olmamış.
"dilbilgim böyle iyi, diye şişersen" ifadesinde kullanılan virgül fazla!.. "virgül kullanılacak yerde virgül kullanmıyorsun" dediğim için, bu sefer her yere virgül serpiştirmeye çalışmış garibim.
ayrıca "dil bilgim" birleşik yazılmaz, "velhasılkelam" olmaz, "velhasılıkelam" olur a yobaz...
işte bunlar böyledir. abilerinin saçma sapan kitaplarını okuyunca bir şey öğrendim, biliyorum sanırlar ve bildiklerini sandıklarına yeni gelinin şeye sarıldığı gibi sarılırlar her cahil gibi.
"Türkçeyi" yazmayı bilmediği halde "türkçe'yi" iyi kullandığını iddia eden yazar.
Ad hominem yaparak cehaletini saklayabileceğini sanmakta, kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.
Başkasının hata yapması kendi hatasını meşru kılmaz. Türkçeyi şöyle iyi kullanırım, dilbilgim böyle iyi, diye şişersen elinoğlu da gelir seni patlatır. Hem de kendi nickaltında.
Tdk sitesine bakarsa o karakterlerin "hâlâ" dilimizde olduğunu belki öğrenir.
Anlatım bozukluğu ve virgül konusu deli saçması zaten, açıklamaya değmez.
Velhasılkelam, rüzgara karşı tükürmemesini aynelyakin öğrendi.
elinde cahil radarı olduğunu sananların, yakaladıklarını sandıkları yazardır.
evet, "türkçe'yi" yazılmaz, "türkçeyi" yazılır. uyardıkları için teşekkür ederim.
sorun şu ki o radarı biraz da kendilerine tutsalar. misal:
"malûm" yazarken kullandıkları "û" karakteri alfabemizde yok.
"özel isimler yapım eki aldıklarında sonra gelen ekler kesme işareti ile ayrılmaz." cümlesinde anlatım bozukluğu var! ayrıca o cümlede kullanılması lazım gelen virgüller de yok...
ciddi ciddi inandıkları komplo teorileriyle kafayı yediğini söylediği akıl hastalarının, ortaya döktükleri hezeyanlarla dediklerini doğruladığı yazardır.
bakın bunlardan biri "yaz babam yaz" ve de "razzle dazzle" hesaplarının benim olduğunu söylüyor. söz konusu iddiası komplo teorici akıl hastalarının tipik özelliklerini taşıyor.
komplo teorici, inanmak istediğine inanır. inanmak istediğine inanması için çarpık zihnine kanıt gibi görünen bir iki şey yeterlidir. inandığına ciddi ve yeterli kanıt var mıdır analiz edemez. keza iddiasını yalanlayan ciddi kanıtları da görmezden gelir.
yahu nasıl yazdığım belli, konuları nasıl ele aldığım belli, nasıl bir üslup kullandığım belli, türkçe'yi nasıl kullandığım ve de imla kurallarıyla aramın nasıl olduğu belli...
durum böyleyken söz konusu akıl hastası, bambaşka tarzda yazan insanların aslında var olmadığını, o hesapları kullananın ben olduğunu iddia ediyor!
kızmayın
benim gibi yapın
beğenmediğinizi donuza ekleyin
kafa rahat
benimkilerede aynısını söylüyorum
evladım beğenmiyorsanız donuza ekleyin
eklemedikleri gibi bir kısmı takip ediyor
etmeyin evladım
mazoşistmisiniz siz
şamarlanmaktan zevk mi alıyorsunuz.
yobazlar kadar, tarihi büzükdeşleri olan bölücülerin de hazzetmediği yazardır elhamdülillah!..
zaten asıl sıkıntı, maazallah bu tayfalardan birisi bile beğenecek olsaydı çıkardı. neyse ki doğru yoldayım. iki güruhun memnuniyetsizliği çifte şeref madalyası vallahülazim...
yokluğumda sözlüğü daha güzel bulmaları beni mutlu etmiştir. zira yokluğumda mutlu olanların varlığımda üzülecekleri kesindir. beter olsunlar...
yobazlar, atamıza, kanıt olarak hasımlarının tanıksız (misal rıza nur.. kendisini bile tanık göstermiyor, "duydum" diyor!) iftiralarını (bkz: ebu cehil in hatıratı/#31369522) göstererek ne diyorlarsa, benzerlerini bunların anaları için söylediği için moderasyonun ikide bir çaylak yaptığı yazardır.
ziyanı yok. anasına sövülmesini mühim görmeyen, geniş yobazlar aynen devam edebilir, ben de aynen böyle devam edeceğim.
hayır, mesele nedir anlamıyorum. benim yaptıklarımla yobazların yaptığı arasında ne fark var? geniş mezhepleri nicklerinden de anlaşılan tiplerin "farketmez" deyip geçmeleri lazım gelmez mi?
onlar atamıza düşmansa, ben de onlara düşmanım. kişinin düşmanının tanıksız, kanıtsız ifadeleri o kişi hakkında kanıt teşkil ediyorsa, benim de anaları hakkında söylediklerim anaları hakkında kanıt teşkil eder. bu mantık doğruysa anaları hakkında doğruyu söylemiş olmuyor muyum? nedir bunca gerginliğin sebebi?
ha, eğer "akıllandım. böyle mantık olmaz. atatürk'e ayıp ettim" diyorlarsa eyvallah. yoksa, moderatörler isterlerse silik yapsınlar, anaları hakkında söylediklerim aynen bakidir.