Tam bir bediüzzaman said nursi hayranı yazar.
Geceleri Risale-i nur okumadan uyumaz. talebelerinden biri olabileceği konusunda eminim.
Allah yolunu açık etsin!
rumeli71'i şahsen tanımam şayet sözlük çerçevesinde herkesin tanıyabileceği kadar tanırım. söyleyeceklerim için de ondan maaş almıyorum. ancak doğruları söylemek paha biçilmez bir şeydir. entry'ileri sık sık karşıma çıkar ve aynı sıklıkla da okurum. "kesinlikle doğruyu söylüyor" desem bile bana göre olanı söylemiş olurum, ki bu da şahsına saldıran yobazlar için bir anlam ifade etmiyor. fakat sözlerinin yanlış olduğuna dair somut bir gerekçe sunamayan yobazların da, bu gerekçeleri sunamaması, söz konusu yazarın söylediklerinin yanlış olmadığını kanıtlar niteliktedir. demem o ki; yazılarını burun deliklerinden okuyanları rahatsız eden, köhnemiş beyinlerini kullanmaları için onlara fırsat tanıyan -ki hala beyni götünde olan yazarların ithamlarına maruz kalmasından anlaşılıyor ki bunu başaran bir yazardır. esen kal güzel insan.
hiçbir zaman ne iran, ne suriye rejimi, ne de suriye'li muhaliflerden taraf olmayan yazardır. al birini, vur ötekisine...
iran rejimine laf eden yandaşları rahat bırakmamasının sebebi, kırk keredir açıkladığı üzere, söz konusu yandaşların abd ambargosu sürecinde iran rejimine yardım eden sucukçu muhasebecisi'ne ve hırsız bakanlarına laf etmemesidir.
uzun gayretleri sonucu, söz konusu yandaşlardan biri, destekçisi olduğu sucukçu muhasebecisine ambargo sırasındaki tutumundan ötürü "iki yüzlü" demiştir. hatta yetinmeyip, israil'e yanaşmasını bile eleştirmiştir. durum böyleyken hala yandaş kalmak bir çelişki midir? bence çelişkidir. yine de doğruyu itiraf etmek yandaşlarda pek az rastladığımız bir tutum olduğu için kendisini tebrik ederim.
sonuçta doğruyu söylediler ya, bundan sonra iran hakkında istediklerini söyleyebilirler. doğruyu söyleyen yandaşa bundan sonra aynı tezle (sucukçu muhasebecisi'nin ambargo sırasındaki tutumunu eleştirmediği teziyle) yüklenmeyeceğim.
niyetimiz bağcı dövmek değil, üzüm yemek. doğruyu söyleyin, ciğerimi yiyin...
sorduğu soruya "cevab" veremeyen çoluk çocuk takımının, ortaya bir araba saçmalık dökerek "cevab verdiklerini" sandıkları yazardır.
bırakın boş lafları. ben size iran askerleri suriye'de muhaliflerin kanını dökerken, sucukçu muhasebecisi'nin ve hırsız bakanlarının iran'a uygulanan abd ambargosunu kırmak ve de ceplerini doldurmak için neden malum işleri yaptıklarını soruyorum. madem ki suriye'deki muhalifleri destekliyorsun, sucukçu muhasebecisi'nin onların baş düşmanlarına yardım etmesine ne diyorsun, onu soruyorum.
işim gücüm yok da, bunların bir sürü boş lafını okuyup, içinde fikir kırıntısı, cevap arayacağım! varsa bir diyebileceğin mevzuyu bulandırmadan söyle.
karşıtlarını (yani yobaz ve de yobazların ruh ikizi olan bölücü takımını) "zombi" dedirtecek kadar kudurtan yazardır. artık ne diyeceklerini şaşırdı bu garipler!...
yobaz tayfasının bölücülere vermediği bir götleri kaldığı günlerde de "yapmayın, etmeyin, bölücülere fırsat vermeyin, yaptığınız vatana ihanettir" dediği için kendisine "kan emici vampir, kandan beslenen sülük" deniyordu! dün bu lafları eden ikiyüzlü dönek yandaşların kullanımına bugün kan merkezlerini açsak kan yetişmez! mangalda kül bırakmıyor, bir de bize milliyetçilik dersi vermeye kalkıyor bu yavşaklar!
paralellerin ne mal olduğunu söylediği zamanlarda da durum aynıydı! yavşak yandaş takımı demediğini bırakmıyordu!
he yavrum he! zombi, kurtadam, vampir, sülük...
iyi güzel de ben neysem hala oyum, neredeysem hep orada duruyorum, kahpe konsomatrisler gibi bir o tarafa bir bu tarafa savrulan, bir onun bir bunun kucağına oturan sizlersiniz a karakter yoksunları!...
not: bak nickim altındaki 666. entry bana nasip oldu! belki deccal filan olduğumun işaretidir, ne dersiniz?
kimi ciğersizin (bkz: yobazların ciğersiz olması) sanki çok mühim, yanıtlaması çok zor bir soru sormuş, böylece kenara sıkıştırmış olduğunu sandığı yazardır.
yavrum madem o kadar çok soruyorsun izah edeyim:
çok partili demokratik sistemde seçimle başa geçen bir iktidarın, anayasa mahkemesinin yokluğunu fırsat bilerek, anayasayı yok sayması, basına sansür uygulaması, milletvekillerinden mahkemeler kurması, "vatan cephesi" adı altında bir yandaş cephesi kurarak, bölücülük yapması, içlerinde ölmüş kişilerin de bulunduğu şahısların "vatan cephesi"ne katıldığı haberlerini her gün radyolarda okutması, "vatan cephesi"ne katılmayanları vatan haini gibi göstermesi, kiralık itlerine milli kahramanlarımızı taşa tutturması, muhalif partilerin mal varlıklarına el koyması, ülkede bir olumsuzluk olduğu yönünde haber yapılmasını yasaklaması, böyle haberler yapan gazetecileri kodese atması, kendilerine mahkemede haberlerinin doğruluğu yönünde kanıt sunma hakkı tanınması talepleriyle "ispat hakkı mı, ismail hakkı mı?" diye dalga geçilmesi, kendisine oy vermeyen illeri ilçe yaparak cezalandırması o iktidarın meşruiyetini ortadan kaldırır. meşruiyeti ortadan kalkan bir iktidarı devirmek ise her vatanseverin hem hakkı, hem görevidir.
--spoiler--
"It is the duty of every patriot to protect his country from its government. / "(gerekli olduğunda) ülkesini hükümetinden korumak her vatanseverin görevidir" - thomas paine / abd'nin kurucu babalarından.
--spoiler--
davutoğlu ahmet'in durumuna gelince... başında olduğu hükümetin yaptıkları malum. fakat henüz demokrat parti hükümeti kadar azıtmamışlardı ve meşruiyetleri geçerliydi. söz konusu meşru hükümetin, binali yıldırım'ın deyişiyle, "anayasaya karşı fiili durum" oluşturan bir şahıs tarafından devrilmesi elbette saray darbesidir.
"anayasaya karşı fiili durum oluşturmak" kimsenin haddine değildir. "anayasaya karşı fiili durum oluşturmak" darbeciliktir. bunu yapanların günü gelince yaptıklarının cezasını çekecekleri kesindir.
yobaz tayfasından kendisine ciddi ciddi şahsi kin besleyen bir kısım hasım elde ettiği ortada olan yazardır.
tabi "şahsi" dedim diye ortada bir şahsiyet varmış yanılgısına düşmek doğru olmaz. yani... (bkz: bence porsche/#32125390)... şimdi... "şahsiyet" filan!.. yok, hakikaten abartılı kaçtı!
bir diğeri ise mesleğimin "pezevenklik" olduğuna karar vermiş, habire yazıp duruyor. kendisi pek mümin ayakları yapan bir tiptir. yani kendisine karı ısmarlamış filan olamaz. o zaman iddiasına göre mesleği "pezevenk" olan biriyle nasıl tanışmış olabilir? sakın anasını, bacısını ve/veya kendisini sermaye yapan birini ben sanmış olmasın?
hayır, o değil, "pezevenk" dediği biriyle siyasi polemiklere girmeye çalışması, amip beynine dert olanların cevabını istemesine ne demeli?.. gülüm, bırak o işleri, pezevenkle bir tek elindeki sermayelerin durumu konuşulur, istersen bir duruma bakayım, diyebileceğim bir şey var mı o hususta?
lan şerefsizler, size kırk kere çirkefleşmeyin, hakaret edecekseniz de ayarı kaçırmayın dedim. dinlemezseniz aklınızı alırım dedim. durduk yerde ananızı, bacınızı dile dolanması hoşunuza gidiyorsa aynen devam edin. sonraki sefere söz konusu karakterlerle münasebetlerinizin detaylarını ele alırız burada.
bir yobazın kaç santim şeyi olduğununu raporladığı yazardır.
heyecandan ölçüyü şaşırmış olabilir ama yanlış da olsa bir fikri olduğuna göre tanışmış olmalı söz konusu aletle.
diğer biri de modlara şikayet etmesinden dem vurmuş! valla aranızdan birisi kendisine "ahmak" dediğim için modlara şikayet ettiği ve de o sebeple çaylak olduğum günden beri, hiç kusura bakmayın, çizgiyi aşanlarınızın alayını şikayet ediyorum. tabi sizler gibi her hakareti şikayet etmiyorum ama söverseniz sövgünüze kralıyla karşılık verir ve ayrıca şikayet de ederim.
söz konusu küfürbaz it ne mal olduğumu çok iyi biliyormuş! ulan yavşak, madem biliyorsun yazsana!.. bak ben senin ne mal olduğunu bir güzel yazayım:
ciğeri beş para etmez, aşağılık bir yobazsın. cahilsin, hödüksün, küfürbazsın, çomarsın.