yobazlar, atamıza, kanıt olarak hasımlarının tanıksız (misal rıza nur.. kendisini bile tanık göstermiyor, "duydum" diyor!) iftiralarını (bkz: ebu cehil in hatıratı/#31369522) göstererek ne diyorlarsa, benzerlerini bunların anaları için söylediği için moderasyonun ikide bir çaylak yaptığı yazardır.
ziyanı yok. anasına sövülmesini mühim görmeyen, geniş yobazlar aynen devam edebilir, ben de aynen böyle devam edeceğim.
hayır, mesele nedir anlamıyorum. benim yaptıklarımla yobazların yaptığı arasında ne fark var? geniş mezhepleri nicklerinden de anlaşılan tiplerin "farketmez" deyip geçmeleri lazım gelmez mi?
onlar atamıza düşmansa, ben de onlara düşmanım. kişinin düşmanının tanıksız, kanıtsız ifadeleri o kişi hakkında kanıt teşkil ediyorsa, benim de anaları hakkında söylediklerim anaları hakkında kanıt teşkil eder. bu mantık doğruysa anaları hakkında doğruyu söylemiş olmuyor muyum? nedir bunca gerginliğin sebebi?
ha, eğer "akıllandım. böyle mantık olmaz. atatürk'e ayıp ettim" diyorlarsa eyvallah. yoksa, moderatörler isterlerse silik yapsınlar, anaları hakkında söylediklerim aynen bakidir.
Bu nicki neden aldığını anlayamadığım yazar. Kendisiyle bizati konuşmuşluğum vardı. Rumelili değil Rumeli kökenli biriydi. Taa 1913'lerden göç eden güruhtandı ve bölge ile hiç bir bağlantısı falan yoktu. Türkiye'de asimile ola ola Rumelilikte kalmamıştı haliyle. Ne Rumeli kültürü ananesini biliyordu, ne de oranın insanının yapısını, inancına bağlılığını, değerlerini vs.
Çaylak olmasına şaşırmadım çünkü normal bir tartışmada bile defalarca küfür kullanan biriydi. Agresifliğin sonu hezimettir.
odatv'ye değil, somut kanıtlara inanıp, 1. dünya savaşı'nda yaptığı ihanete karşılık olarak şeyh said şerefsizine rusların madalya verdiğini söyleyen yazardır.
lan madalya töreninin kapı gibi filmi var, hala konuşuyorsunuz a hain sevici yobazlar!..
nick altıma entry girdi, hemen bende onu kutsayayım niyetiyle girmediğim bir entry onu belirteyim öncelikle. geç kalınmış bir entry sadece.
kendisinin de dediği gibi zaman zaman atışsak ve ayrı dünya görüşlerine sahip olsak da , sözlükte sevdiğim, entrylerini okuduğum donanımlı ve akıllı nadir yazarlardandır. zıt düşüncelerden yeni fikirler doğar ilkesini benimseyen biri olarak sözlükte daha çok yazmasını dilediğim yazar.
kimisinin ariel şaron nam katilin işkenceli ölümünü doğaüstü manalar verilmesine karşı çıktığı için "yobaz" dediği, kimisinin de ruhun var olmadığını söylediği için "cahil" dediği yazardır.
ariel şaron'un ölümü hakkında yazdıklarım refere ettikleri entryde görülüyor. anlayış kabiliyeti olan anlar. ek olarak sadece (bkz: yobaz tabirinin tartışmaya açık olmaması) başlığını hatırlatmakla yetiniyorum.
ruhun var olmadığını söylediğim için "cahil" sayılmama gelince.. mesele ruhun ne olduğunu bile bir türlü anlayıp, ifade edemememse, evet, cahilim. peki bakalım "ruh uzmanı alimler", ruh konusunda neler biliyorlar? hodri meydan: (bkz: ruh diye bir şeyin olmaması/#31689088)
Ruhun varlığına inanmadığı için cehaletle itham edilen yazar.
Madem çok bilgilisiniz belki bu konuda rumeli71'in düşüncesini destekleyen bilimsel bir kitap ilginizi çeker.
Julien Musolino'nun "The Soul Fallacy: What Science Shows We Gain from Letting Go of Our Soul Beliefs"
(Ruh safsatası: bilim, ruh inancını bıraktığımızda kazanacaklarımızı açıklıyor)
Bu kitapta yazar bilimsel kanıtlarla ruh inancının da iblislere, cadılara inanmaktan farksız olduğunu açıklıyor.
Cahil olmadığı iddiasında olanlara önerilir.
bir ateist yobazı, (#31688565) bir katili savunacak kadar ileri gitmiştir, her insan kötü bir şekilde ölebilir ama bu kadar kötü bir insanın bu derece ağır işkenceli bir ölüme dahil olmasının insanları sevindirmesi gerekir..
bu insan(!) daha önce kimsenin gözünün yaşına bakmış mıydı? ağlayan çocukları susturdu, susturdu evet öldürerek sen bunun gibi pislik bir insanın ölümüne sevinmiyorsan sen de bu tip insanların arasına dahil olmuşsun demektir..
iyilerin kötü şekilde ölmesine üzülürüz elbet fakat ben bu şerefsiz adam için üzülecek bir sebep bulamıyorum sen buluyorsun demek ki savunmaya kalkıyorsun, ateist isen insanlıktan çıkmadın bunu da unutma!
kimi stresli kardeşimizin veryansın ettiği yazardır.
öncelikle abisinin başına gelenlere üzüldüğümü söylemek isterim. bana göre merkezi sınavla üniversite yerleştirmesi yapan bir ülkede at binenin, kılıç kuşananın olmalıdır. yani imam hatipli filan farketmez, soruları doğru yanıtlıyorsa hak ettiği bölüme girmelidir. ayrıca "ülkemiz koşullarında" en iyi sistemin merkezi sınav olduğunu düşündüğümü de belirtmek isterim.
fakat gelişmiş ülkelerde işler böyle yürümüyor. misal almanya... ortaokul bittiğinde çocuklar notlarına göre okullara ayrılır. gimnazyuma girmeyi başaranların lisans bölümlerine girme şansı çok büyüktür. meslek okullarına girenler ancak notları çok yüksekse böyle bir imkana sahip olurlar. fakat almanya'da pekala işleyen bu sistem ülkemizde işlemez; zararı büyük olur...
stresli kardeşimizin abisinin başına gelenlere gelince... stresli kardeşimiz, köylerine yakın olan şehirde köylü çocuklarının kalmasına uygun neden sadece yatılı imam hatip lisesinin bulunduğunu, yatılı düz lisenin bulunmadığını sorgulamıyor. hukuk fakültesi'nde okumak isteyen bir çocuğa neden imam hatip kapısının gösterildiğini sorgulamıyor.
onları sorgulamıyor ama bizlerin asla sahip çıkmadığımız, abd uşakları olduğuna inandığımız 28 şubat'çıları sorguluyor. sorgulasın tabi, hakkıdır.. fakat nalına vururken, mıhını da ihmal etmeden mümkünse...
son olarak küçük kardeşimin başından geçenler var. özel mesele olduğu için burada yazmayıp, kendisine özel mesajla ileteceğim. bakın mevzu stresli kardeşimizin abisi ise sonuçları ağır olsa da tek bir kere mağdur edilmesinden bahsediyoruz. küçük kardeşimin, birbiriyle alakasız kurumlar tarafından ve birbirinden farklı nedenlerle (hiçbiri siyasi değil) defalarca ve defalarca nasıl mağdur edildiğinin hikayesini burada yazsam "senaryo yazıyorsun" derdiniz. demem o ki şu memleketin tek mağduru imam hatipliler değil.