en güzel tanımlarından birisi sabahattin ali'ye aittir.
"bereket versin, anadolu’nun bu yalnız kendisine mahsus dertleri yanında bunların gene kendisine mahsus çareleri vardır. bunlardan en birincisi “rakı”dır. burada felaketzede memur içer; müflis tüccar içer; fena mahsul çıkaran eşraf içer; senelerden beri hep aynı köşede bırakıldığı için içerleyen zabıt içer ve nihayet karısıyla geçinemeyen kaymakam içer."
anımdır.
üniversitede arkadaşlarla içerken eve gelen erasmus öğrencisi olan bir italyana içirmiştik.
eski manitanı özlersin dedik. no no no dedi
gecenin sonunda facebooktan eski sevigilisiyle mesajlaşıyorudu.
Belki de adap gerektiren tek içki. Buzu suyu kavunu peyniri şarkısı bile başkadır. Hele ki birinin şerefine kalkıyorsa o bardaklar kafası bile başkadır.
it kopuk burda rakı masası tarifi vermiş... Rakı adamla içilir mezesi bol olur! Karın değil göz doyar. Sakiliği yaşı en küçük olan yapar. Kadeh bir sefer tokuşturulur. Herkesin bardağı aynı anda ve eşit doldurulur. Mezeye kimse abanmamalıdır. Bardak değiştirilmez. Dedikodu yapılmaz. içip içip masaya vurulmaz...