nedensellik ilkesi temelini oluşturur. her şeyin nedeni vardır, davranışların da nedeni vardır.
bilinçaltına ittiğin her şey gün gelir bir şekilde ayağına dolanır.
sapık freud'un kuramidir.
buna tepki olarak çırağı yani öğrencisi erik erikcson psikososyal gelisim kuramini ortaya atmıştır.
öyle ortada bekliyor. swh.
psikanalitik kuram' dan sadece cinselliği alıpta, insan psikolojisinin ve analizinin temelini oluşturan bir adam hakkında sapık demek.
''insanın fikri neyse zikri o'dur''
bakın bu da freud'un yaptığı analizlerden birisinin cahil kesimin anlayabilmesi için 9 ıq düzeyine çekilmiş hali.
başlık altından sallayanlarda, bunun bir örneği.
adamın ölüsünün bile insanları göt edebilmesi görülmeye değer gerçekten.
insan psikolojisini karı kız düşürmek için ters psikoloji sananların böyle bir çıkarımda bulunması normaldir.
psikanalitik kuramla ilgili sallanması gerçekten maymundan evrimin kanıtı niteliğinde.
öncelikle seks, cinsellik, insanın birisine duyduğu ilgi gibi şeylerin sebebinin diğer herşey gibi, bilinçaltı ve psikolojide yattığı için bu konuda derine inmesi anormal değil.
tek anormal olan,
bu kuramı anlamaya çalışırsa beyni kulaklarından sıvı şeklinde akacak insanların bok atması.
internette freud hakkında yapılan yorumlar yerine, psikanalitik kuramı okumakta fayda var bir köşede.
edit: bir de algıda seçicilik var, ona da değindi freud eğer okursan. aşağılık kompleksinin etkisiyle yapılan saldırılar insanı daha aşağılık yapar demiştim önceki entirilerimden birisinde.
şimdi de editle bunu tescilledi arkadaş.
ben maymundan evrilmek diyorum,
dalyarrak evrim teorisine giriyor ne yapacağını şaşırıp.
gerçekten, bazılarını eğlendirmek tek varolma vasfınız.
edit: iyi eğlendim lan.
edit: bunu söylemeden geçemeyeceğim gerçekten, ben okudum onu diye gezinenler var piyasada.
ama bir şeyi 'okumakla' , 'anlamak' farklı şeyler. ilkini herkes yapabilir ama ikincisi göt sıkar.
edebiyat yönünden ele alınması daha doğru zannımca. mitolojiden devşirilmiş ve birkaç vakadan apartılmış, bulunduğu dönem ve Freud'un pazarlama zekasıyla psikolojinin göbeğine oturmuş kuramdır. Tedavi formülünün özeti; "hastayı ölene kadar dinleyeceksin"
Günümüzde bir boka yaramıyor ama gelin görünki psikolojiye merak salan heves eden birikimsiz saflar bu adama önce bir hayranlık beslemeyi kural olarak görüyor.
Öyle üstün körü yazılmış 3-5 entry sayesinde bu kurama bir açıklık getiremezsiniz ondan önemlisi büyük bir zümre bu kuramı çöp bulup artık üzerinde tartışmayı bile gereksiz görüyorlar.
Freudun muhtelif fantezisi bırakın ona kalsın günümüz dünyasında bilimsel niteliği yok artık. (gerçi hiç olmadı orası da tartışılır)
Ama gelin görünki bugün hangi psikoloğa hangi psikiyatriste giderseniz gidin freud onlar için vazgeçilmez bir imajdır. Bilimin inanç alanı haline gelmesi kabul edilmez bilimin kendisi bunu reddeder.
Psikanalitik terapi psikodinamik terapi bu güruhun vazgeçilmez tedavi metodu haline gelmiştir.
Burda asıl mesele “sen çocukluktan başla ben seni dinlerim nasıl olsa seans başına 500 lira bayılıyorsun” demektir.
Sonunda tek çıkar yol davranışsal yaklaşımdır bunun da ötesine gidemez psikanaliz de safsatadan başka bir şey değildir.
freud’un o eski ama hâlâ sarsıcı teorisi bence. insan zihnini buzdağının alt tarafı gibi düşünüyor, görünen kısım küçük, asıl işleyen kısım karanlıkta. bilinçdışı diyor buna, çocuklukta bastırdığımız her şey oraya tıkılıyor, sonra da rüyalarımızda, dil sürçmelerimizde, ani öfkelerimizde dışarı sızıyor. biz farkında değiliz ama hayatımızı o yönetiyor aslında.
id, ego, süperego üçlüsü de cabası. id o ilkel “ne halim varsa görüyorum” diyen çocuk tarafımız, ego gerçekçi aracı, süperego ise ailenin, toplumun vicdan diye dayattığı katı baba. bu üçü sürekli kapışıyor, nevroz, anksiyete, takıntılar da oradan doğuyor. rüya yorumu da enteresan, her rüya bir dilek yerine getirilmesiymiş freud’a göre, sembollerle dolu bir tiyatro. dil sürçmesi dediğin şey de aslında içinden geçen buydu diyor.
psikoseksüel evreler falan da var, oral, anal, fallik... takılı kalırsan yetişkinlikte sorun çıkarıyor diyor. sigara içen adama oral evrede kalmışsın demek gibi, biraz komik ama o zamanlar için bayağı radikal bir bakış. tabii eleştirisi de çok, fazla cinsellik ağırlıklı, kadınlara karşı önyargılı, bilimsel kanıtı zayıf diyorlar. bence de haklılar bir kısmı, çünkü hayat sadece libido değil ki, başka derinlikler de var.
yine de zihni mekanik bir kutu gibi görmek yerine katman katman, gizemli bir yapı olarak ele alması bayağı etkileyiciydi. istanbul’da bir kahve içip bu konuyu açsak, herkesin bir freud hikâyesi çıkar ortaya, kimisi doğru söylüyor der, kimisi abartı der. neyse, kuramın kendisi de kendi yaratıcısının ruh halini yansıtıyor gibi, karanlık ve cesur.