pes 2009

entry216 galeri11
    148.
  1. arda turan ile oynamanın bir başka olduğu oyun.
    1 ...
  2. 149.
  3. 150.
  4. hakemler tam anlamıyla rezalettir bu oyunda. sertliğe primin boku çıkmıştır. o değil de pes 6 daki gibi avantaj kuralı bu oyunda neden yoktur? pozisyon geçtikten sonra bile sert giren oyuncuya hakem sarı kartını gösteriyordu. bunda hacı hüsrev faul bile vermiyor.

    kırmızı kart olayı da bi dengesiz. ne zaman olacağı belli değil. özetle;
    ibne federasyon orospu çocuğu hakemler...
    3 ...
  5. 151.
  6. normalde pes oyununun tüm versiyonlarında yapılan bazı hareketlerin, nedense yapılamadığı oyun.

    misal: l1 + geri-ileri *
    normalde bu uygulamayı yaptığınız zaman, topu geri çekerek, rakibi oyundan düşürüp, yeniden önüne alması veya bacak arası yapması lazım ama olmuyor.
    1 ...
  7. 152.
  8. bir zamanlar zenciler için espri konusu olan üç bacaklı deyiminin eto'o da hayat bulmuş olduğu oyundur. *
    2 ...
  9. 153.
  10. hakemin avantaja bıraktığı pozisyonlarda kart görülemeyen oyun. pası veren rakip futbolcuya hangi şiddetle dalarsanız dalın sonuç aynı.
    1 ...
  11. 154.
  12. parlak ekran lcd'de oynuyorsanız tadında yinmez.
    1 ...
  13. 155.
  14. -hakemlere asla güvenmeyin. alakasız kartlar çıkarıp oyun planınızı bir anda yerle bir edebiliyorlar.
    -rooney'in kafa hakimiyeti muhteşem. sürekli orta açın, rooney vursun. havadan toplarını da rahatlıkla indirebiliyor.
    -messi hızlıdır, iyi şut vurur. ama asla orta açamıyor. boşuna messi ile orta açmaya çalışarak vakit kaybetmeyin.
    -henry iyi şut vurur, affetmiyor genelde. torres de oyunda gayet iyi.
    -çoğunluk gibi davranıp sürekli barcelona ile man utd'yi seçmeyin. bokunu çıkarmayın oyunun.
    -atletico madrid'i seçin mesela. harika takım.
    aguero ile forlan ilerde rakip defansı dağıtıyor, bu ikiliye servisi simao ve maxi rodrigez ile yapıyor. özellikle simao çok iyi gerçekten. savunmanın göbeği biraz sorunlu ama allah'tan kalede coupet var.
    tüm bunların dışında antonio reyes, luis garcia, thiago motta gibi oyuncular da cabası. * * *
    1 ...
  15. 156.
  16. türkiye milli kadro incelemesi:

    1) takım 4-4-2 taktiğiyle oynuyor.

    2) sağ bekte gözler sabri yi aradı, ancak kadroya dahil edilmemiş. gökhan gönül ün kondisyonu gayet iyi, ortaları da gayet şık.

    3) defansın göbeği çok da ağır kalmıyor, ancak kayarak müdahalelerde dikkat etmek gerekli, rakip kolayca kaleciyle karşı karşıya kalabiliyor.

    4) forvette semih oldukça etkili, olması gerekenden uzun ve güçlü-iri yapılmış.

    5) arda nın kondisyonu düşük. kanat akınları beklenen düzeyde değil. topu ayağında iyi tutuyor.

    6) gökdeniz, yıldıray, halil düzenli oynamamalarına rağmen olmaları gerekenden çok daha iyi yapılmışlar. tümer bariz sırıtıyor. yıldıray messi kadar çevik ve ara pasları son derece iyi.

    son not: gönül sabri yi görmek isterdi.
    1 ...
  17. 157.
  18. messi'nin çok affedersiniz ama bir bok beceremediği oyundur bu. neymiş bug'mış da bilmem neymiş de.

    sizi bilemem ama, ben ya göbekten paslarla, ya da kanattan ortalarla gol ararım(başka yol mu var lan zaten?!) bu oyunda. e messi'yle 250 çalım atsan kaleye gitsen şutu yok, kanatlardan bindireyim desen ortası (altını çizerek ve büyük harflerle söylüyorum) berbat. ben şahsen çoktan pes ettim hleb'i oynatıyorum kendisinin yerine illa barca alacaksam. veya daha mantıklısını yapıp chelsea, valencia gibi tarzıma uygun takımları seçiyorum, hayat da güzel oluyor, anlam kazanıyor.

    gerçek hayatta o kadar sevdiğim bir adamı da adamakıllı kullandırtmadın ya bana konami, alacağın olsun.

    pc versiyonunu oynadıktan sonra gelen edit: tamam bilgisayarda oynayınca gayet etkili oluyormuş kendisi bunu farkettim. oyun pc'de çok daha akıcı ve hızlı gidiyor çünkü, o ps3'teki yavaşlık yok. messi de über-hızlı bir adam olarak müthiş top tutabiliyor ve pasları da o kadar sırıtmıyor pc'de. ps3'te ise hleb'e devam.
    1 ...
  19. 158.
  20. winning eleven 12 ile değişilemeyen oyundur.
    0 ...
  21. 159.
  22. hakemlerin ota boka kırmızı kart çıkardığı oyun. en son arkadaşımla oynadığımızda birimiz 7, birimiz 8 kişi
    maçı tamamladık. bunun dışında süper oyun o ayrı. playstation cafelerin vazgeçilmezi.
    0 ...
  23. 160.
  24. insanın kendine dişli bir rakip bulamayınca bir yerde sıkıldığı oyun. * *
    0 ...
  25. 161.
  26. bu oyunda öyle yavşak hakem kararları vardır ki, adamı katil eder. siz yaptığınız en ufak bir müdahalede kırmızı görürken, rakip sizin ebenizi zikse bile kart vermiyor. öyle bir ibne oyun.
    0 ...
  27. 162.
  28. oyuncuların bazen kendi kafalarına göre rakip oyuncuya kayıp kırmızı kart görüp adamı çileden çıkartan futbol oyunu.
    1 ...
  29. 163.
  30. become a legend modu dışında fazla yenilik getirmeyen oyun. champions league modunun da çok özel bir yanı yok.

    - become a legend modunda oynarken sezon başlangıcında zorluk seviyesini bir seviye düşürün. özellikleriniz düdük gibi olunca diğer oyuncular tarafından eziliyorsunuz.
    - bl modunda başlarken ingiltere liginde başlayın. böylece yükselmeniz daha kolay olacak.
    - gereksiz yere pas istemeyin, özellikle ara pas hiç istemeyin. garanti pas alın.
    - eğer amc mevkisinde oynuyorsanız pas atmaktan, orta yapmaktan ve uzaktan şut çekmekten başka yapacağınız bir şey yok. bu mevkideyseniz oyunu kanatlara açın ve kontra ataklarda forvet mevkisine ara paslar yollayın
    - devre arasında gelen tekliflerin üzerine hemen atlamayın. illa transfer olacaksınız diye bir şey yok. bekleyin, takımınızda sezon sonuna kadar oynayın, ondan sonra daha iyi teklifler gelecektir.
    - oyuna forvetde başlamayın, adamlarınız resmen size güvenmiyor. hele de kötü bir takımdaysanız, ara pas falan hepsini unutun. ayrıca sürekli ofsayt tuzağıyla uğraşmalısınız. ideal mevkiler amc, winger ve second striker.

    become a legend modu dışında sizi içine çekebilecek fazla bir şey yok. ancak her yeni oyunda bir sezonluk master lig kariyeriniz varsa bu seneki master lig ile de güzel vakit geçirebilirsiniz. pes yine arkadaşlarla oynanacak yegane oyun olmaya devam etmiş yani.
    0 ...
  31. 164.
  32. pc versiyonu en az ps 3 versiyonu kadar iyidir ama pc ekranınız büyük ve ekran kartı ve ram iniz iyi olmalıdır. fifa 09 dan iyidir demiycem demeye gerek yok bilmeyen var mı?
    0 ...
  33. 165.
  34. az önce hayatımın en heyecanlı maçlarını bana yaşatmış oyundur. anlatalım hemen.

    efendim malumunuz ben bu oyunu bilmemkaç aydır ps2'de oynamaktaydım. ancak arkadaşlarıma gittiğimde falan bir şekilde ps3 oynama fırsatım oluyordu. sonunda bu kadar aydan ve biten finallerden sonra pes ettim, gittim oyunun pc versiyonunu yükleyiverdim. aldım bir de güzel bir gamepad, takır takır oynamaya başladım.

    neyse biz hikayemize dönelim. oyunu kurunca şöyle şekilli bir şampiyonlar ligi atasım geldi. malum 7 senedir ps2de oynamanın verdiği o gaz, gurur ve heyecanla otomatikman top player zorluk seviyesini seçtim. ilk defa bilgisayara karşı oynayacağımdan hem oyunun en iyi takımı olmayan, hem de dandik olmayan bir takım olan chelsea'yi seçtim ve hiç zorlanmadan şampiyonluğa ulaştım(grup maçlarında deplasmanda iki kez yenildim ama olsun o kadar). hatta finalde manchester çıktı da 4 köşe yaptım onları.

    neyse biz hikayemize dönelim.* bu kazandığım şampiyonluğun hikayesini arkadaşa anlatırken adam bana "lan kaç senelik oyuncusun utan utan chelsea'yle şampiyon olmuşun bi de bana ayar veriyosun, git zenit'le şampiyon ol da göreyim seni kaç zamandır deniyorum beceremedim" mealinde bir konuşma yapınca ben de gaza geldim "tamam başlıyorum hemen" dedim kendisine. iyi ki de demişim.

    kolay bir gruba düştüm açıkçası, arsenal-twente-dinamo kiev üçlüsünü görünce derin bir oh çektim. tamam dedim, eleriz bunları. çıktım da zaten, yalnız işin enteresan tarafı arsenal'i içeride dışarıda 3-0 mağlup edip twente ile iki maçta da 0-0 berabere kalmış olmam. ayrıca ilk 5 maçta hiç gol yemeyip 7 gol atmışken son maçta dinamo kiev'den tam üç gol yemem de ayrı bir gariplikti(4-3 kazandım). gruptan lider çıktığım için(merak edenler için ekleyeyim, ikinci çıkan takım tabii ki twente idi) en azından ikinci turda kolay bir rakip gelmesini bekliyordum, derken ne göreyim! real madrid çıktı karşıma. hah dedim şimdi dağıldık. ilk maç rusya'da oynandı. hava soğuk, zemin karlıydı. ilk 40 dakika topu real madridin yarı alanında tutsam da bir türlü pozisyona giremiyordum. tam küfürlerimi 120 desibel seviyesine yükseltmiştim ki, bir anda arshavin'in pasında boşa çıkan fatih tekke skoru 1-0'a getirdi. golden iki dakika sonra üç yuvarlak ile yaptığım ortada top kaptan raul'a çarpıp içeri girince 2-0 oluverdi. ilk yarının sonunda kızılderililerin totem danslarını yapmaya başlamıştım bilgisayarın etrafında. lakin dakika 85'te hala 2-0 olan skor, cannavaro'dan(!!!)[yine merak edenler için dipnot, ikisi de kornerden değildi.] yediğim iki aptal golle 2-2'ye geliverdi. son saniyede arshavin'le net bir pozisyon harcadım ve ispanya'ya yusufçuklar atarak gittim.

    ispanya'daki maç tam bir şölendi. ilk yarı boyunca real inanılmaz oynadı. sağlı sollu ataklarla hem robben hem sergio ramos defansımı perişan ettiler resmen, ancak golü bulamadılar. ikinci yarının hemen başında müthiş bir kontratakta porgebnyak ile golü buldum, dakika 80'de de arshavin ile yaptığım l1+o ortasına fatih tekke kayarak müthiş bir şut çıkardı ve 2-0 oldu. kalan zamanda kendi sahamda pas yaptım, topu resmen uyuttum ve turu geçtim. zafer şarkıları ile çınlıyordu ev. canım votka çekmişti.

    bu galibiyet üzerine artık çeyrek finalde atletico madrid-fiorentina ayarında bir takım beklerken barcelona çıktı! moralman çökmüştüm. bu kadro ile barcelona gibi bir takımı elememin imkanı yoktu. ilk maç nou camp'ta oynanacaktı. yağmurlu bir hava vardı barcelona'da. taraftarlar "yağmurlu bir günde görmüştüm seni, üstünde çubuklu formalar vardı" marşını söylemekteydi. bir an için duygulandım, ancak henry'nin başlama vuruşuyla kendime geldim. henüz ilk atakta messi bir sağa çekti bir sola derken tüm defansı maymun edip eto'oya "atamazsan maymunsun olm" dercesine bir pas çıkardı. eto'o da bu hakareti kabul etmeyeceğini attığı golle gösterdi. golden hemen iki dakika sonra benim angut kalecimin yaptığı hatayla bir gol daha yedim. çökmüştüm. gamepad'i kırmak istedim. sonra 60 tl olduğunu hatırlayıp vazgeçtim. son darbeyi henry koydu. ilk yarı biterken eto'onun 30 metreden gönderdiği füze direkte patladıktan sonra topu önünde bulan henry, saniyede 0.2cm hızla topa vurmasına karşın ağlarıma yolladı, tüm defansım izledi, ağlayasım geldi. ikinci yarı başlarken henüz önümde 135 dakika olduğunun farkındaydım. en azından 2 farklı bir yenilgiyle rusyaya dönemliydim. saldırmaya başladım. zorladıkça zorluyordum. beklediğim fırsat 75.dakikada geldi. tymoschuk'un arapasında hızlanan dominguez'i milito resmen biçti. hakem kırmızı kartını cebinde tuttu, ancak penaltı noktasını göstermeyi ihmal etmedi. topun başına gelen dominguez farkı 2'ye indiren golü attı. ancak o an dominguez'e övdüğüm övgüler geçici olacaktı..

    dakika 89. barca nedense tüm hatlarıyla yüklenmişti. bir anda araya giren demisovla kontraya çıktım. bomboş pozisyondaki arshavin'e topu yolladım, o da müthiş bir üçgen pasla dominguez'i yakaladı. dominguez koştu, koştu, süper bir kare-x çalımıyla kaleciyi geçti. önünde bomboş bir kale vardı. ancak bu oyunun mal hatalarından birini unutmuştu. sağ ayaklı oyuncular sağ taraftan vurduklarında bazen top anlaşılmaz bir falso alıyor ve kaleye girmiyordu. dominguez işte bunu yaşadı. vurdu, top tam kaleye girecekken canı istemedi ve direğin yanından süzüldü, gitti. ben hayatımda etmediğim küfürleri ederken içeriden sesleri duyan kardeşim "abim delirdi mi yahu?" diye düşünmüş olacak ki arada beni kontrole geliyordu.

    ikinci maça daha da ümitsiz çıktım. barca gibi bir takımı 2-0 veya 3 farkla yenemeyeceğimi biliyordum. ancak henüz 20. dakikada arshavinin saçmasapan şutuna pes 2009 da victor valdes engel olamayınca top ağlarla buluşuverdi. ulan dedim. bir şans, belki bir şans. çabaladım. canımı dişime taktım. üç topum direkten döndü sözlük! ama olmadı, olamadı. atamadım. biliyorum hepiniz burada destansı bir şekilde 90+58'de bir gol atıp atmıştır ....* da entry'nin sonuna saklıyordur diye düşünüyorsunuz, ama maalesef öyle olmadı. tüm hatlarımla yüklenirken 90. dakikada yaya toure'nin uzun mesafeli pasıyla kalecimi teke tek yakalayan messi, dalga geçercesine komik bir aşırtma vuruşla kalecim malafeev'i(adından belli değil mi zaten?!) mağlup etti ve beni eledi.

    ama hayatımın en zevkli saatlerinden birini yaşadım be sözlük. sanki elenen benim gerçek hayatta tuttuğum takımdı. içimden tüm oyuncularıma(dominguez hariç, mal herif!) tek tek teşekkür ettim. "iyi mücadele ettiniz çocuklar!" dedim.

    işte adamı bu hale sokuyor bu oyun, ne diyeyim ki daha.
    2 ...
  35. 166.
  36. 167.
  37. 168.
  38. atamayana atarlar kuralının işlediği oyun. ulan gol atmak bu kadar zor mu olur be. Sen kaleciyle karşı karşıya dünyaları kaçır, kaleci ömrü hayatında hiç yapmadığı kurtarışları yapsın. Rakip orta sahayı bile geçemezken duran toptan siktiri boktan bir gol atıp çamura yatıp, seni yensin adalet mi lan bu ?
    3 ...
  39. 169.
  40. oyunun en iyilerinden biride pavel nedved uzaktan cok sert ve garanti gol veriyor nerdeyse. 2 * kare + l2 tusuna basinca az bi de uzak direğe faso verdiniz mi kurtulus yok.etoyu tutmaksa işkence olan oyun .etoyu tutabilmek için ilk sart sakatlık mode on olması laazim ve etoo topla giderken arkadan sağlam bi şekilde kaymak ve etoodan kurtulmak.
    1 ...
  41. 170.
  42. afedersiniz ama çok o.ospu çocuğu bir oyun. tamam fc barcelona, gönlümüzün takımı, oynadığım oyunda da avrupa lig sıralamasında da birinci ya da ikinci. çok önemli değil, benim takımım da olympique de marseille.

    dk.13 te 36 yaşındaki thiery henry nin golüyle öne geçiyorlar, çok klas bir gol atıyor hanri yalnız, eyvallah. bizim moral geride olmamız nedeniyle turuncu, kırmızı değil dikkatinizi çekerim. neyse o da eyvallah.

    dk.32... samassa ile güzel bir 2 li organizasyonda artık ölecek yaşa gelmiş puyol un da hatası sonucu golü buluyoruz, durum 1-1. bizim moral açık yeşile, onların moral kırmızıya çıkıyor. eyvallah barcelona dır, fc dir.

    dk.44... menez in sağdan içeri girerek boştaki samassa ya çıkardığı top ağlara gidiyor, durum 2-1. içerde oynuyoruz bu arada, bizim moral açık mavi, onlarınki kırmızı. hadi gene eyvallah.

    dk.56... puyol un sağdan girip yaptığı ortaya mandanda yanlış zamanlamayla sahip olamıyor, boşta kalan topa hanri dokunuyor, durum 2-2. bizim moral yeşile dönüyor, barcelona'ın turuncaya... hadi bu da tamam.

    dk.61... aquilani'nin frikik golüyle 3-2 öne geçiyoruz. hooop bizim moral yine açık maviye düşüyor, barcelona'nınki ise kırmızıya fırlıyor. e hadi tamam bunu da geçelim.

    dk.76... samassa nın defansta puyol un sakatlanıp oyun kenerına tedavi amaçlı gelmesiyle bulduğu boşlukta 4. golümüzü buluyor, skoru 4-2 ye getiriyoruz. ama o da ne? bizim moral açık mavide kalakalıyor, barcelona'nın ise kırmızıda resmen çakılı. lan homuna kodumun japonu, çinlisi... dakika gelmiş 77 lere, rakip atıyor biz cevap veriyoruz, rakip atıyor biz cevap veriyoruz, 10 kişi kalıyor 2 gol daha buluyoruz. lan şerefsiz !! daha ne yapacağız ulan, ibnenin torunu!! ulan ben böyle skorla geriye düşşem maçı bırakırım. neyse, zaten elin futbol fakiri asyalıdan nne bekliyoruz ki homuna goyim ? 2010 da görüşürüz.

    edit: sonuç mu ne oldu? sinirden oyunu kapatmazsam ve elektrikler de bu süreçte gitmezse, yarım saat içersinde öğreneceğiz inşallah, biraz motoru soğutalım yoksa kafayı sıyıracağım.
    6 ...
  43. 171.
  44. aylardır oynanmamasına rağmen, gecenin 4'ünde yeni transferleri yapılmış* galatasaray ile liverpool'u 5-0 yenebileceğiniz oyun. tabi en az benim klasıma yetişmiş olmanız lazım bu olayı gerçekleştirmek için. *
    1 ...
  45. 172.
  46. arkadaş pes 2009 u tanıtmaktadır:

    arkadaş:olum kendi resmini oyuncuya uyarlıyorsun,ayarlarını yapıyorsun yavaştan başlıyorsun süper yapmış adamlar.
    ben:ee sonra?
    arkadaş: başarına göre ilk 11 de oynuyorsun bağımlısı oldum valla.
    ben:?
    arkadaş:beni yine almadı o.çocuğu oyuna s.kerim pesini de geri kalanını da. .
    ben:eheeheheh.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük