perde

entry52 galeri61
    52.
  1. 51.
  2. 50.
  3. 49.
  4. 48.
  5. 47.
  6. 46.
  7. 45.
  8. Yalnızca pencereye çekilmeyendir.
    3 ...
  9. 44.
  10. 43.
  11. o demde ki perdeler kalkar perdeler iner,
    azraile hoşgeldin diyebilmekte hüner.

    perdeler, hep perdeler...
    her yerde, her yerdeler.
    pencerede, kapıda,
    geçitte, kemerdeler...
    perdeler, hep perdeler...

    ya benim sevdiklerim,
    şimdi nerde, nerdeler?
    önü bomboş perdenin;
    içerde, içerdeler!
    perdeler, hep perdeler...

    gönülde asıl perde;
    onu hangi göz deler?
    surat maske altında,
    sis altında beldeler.
    perdeler, hep perdeler...

    perdeye doğru akın;
    atlılar, piyadeler.
    yollar, yönler dolaşık;
    değişik ifadeler.
    perdeler, hep perdeler...

    bir tohumda bin gömlek.
    giyim giyim fideler.
    kalbler dilini yutmuş;
    bangır bangır mideler.
    perdeler, hep perdeler...

    son noktada son perde;
    çevrilmiş seccadeler.
    orada işte işte,
    ölümden âzadeler!
    perdeler, hep perdeler...

    necip fazıl kısakürek
    0 ...
  12. 42.
  13. 41.
  14. 40.
  15. Pembe mutluluk tablolarının altına gizlenmiş yalan dolan ve ihanet! Hep siz kazandınız!
    Ne acı ne fena ve ne çok maalesef!
    0 ...
  16. 39.
  17. sıradan insanların berzah alemini görmelerini engellemek için, allah'ın gözlerin önüne yerleştirdiği bir örtüdür. zira sıradan insanlar o alemde görünenleri kaldıramaz.
    1 ...
  18. 38.
  19. Perdenin kalitesi ve dikimi evin kalitesidir.
    0 ...
  20. 37.
  21. nalet bir şey. yıkaması bir dert, çıkarması ayrı bir dert, takması tam bi işkence.
    3 ...
  22. 34.
  23. evin içinde donla rahat dolanın diye vardır. evet.
    0 ...
  24. 33.
  25. bir seyyidhan kömürcü şiiri.

    bir sahne ki hep maviden
    o, hep niyet...

    şimdi yağmurda bile kokusuz şehir!
    ya tırnak içinde hayat sunacağım sana
    ya da travertenlerini düşün:
    -söküp atacaksın-

    eskiden
    çok eskiden
    kırmızı perdeler gibi
    lanet bir gündüz mesaisinden
    rakıya ve geceye uzanmış bir babanın sıcacık göğsü gibi
    ey şehir!
    ne kanın kanıma
    ne yüzölçümün narkozuma yetmiyor artık

    oysa yazgı kalsaydı babadan kalma her gülüş
    ve biraz alkol koksaydı hayat
    hani kendinden önce bitmeseydi her yolculuk
    ben dönerdim belki
    dönerdim
    bir adam gibi oynardım yaşamayı
    kısa saçlı, düzgün tıraşlı...

    salyangoz cazibeliğinde, yasak
    çokça çift göz bakıyor, tahripkâr
    gençliğimin armağanı
    ben kıyıdan geçiyorum
    ben demli çaydan
    ve sen. ne demeli
    şimdi yağmurda bile kokmuyorsun ey şehir!

    tesadüfen ve biletsizdim otobüste
    kanamasız bir hastaydım
    yine de yaralarıma pamuk basardım
    ne demeli, haritamda yoktun
    ve ne demeli, pusulam zil zurna seni vuruyor şimdi

    hayat alabildiğince çapkın
    hayat alabildiğince olasılık
    hayat: tembel tabanlı ayakları
    ve temkinli adımlarıyla gençliğime bastı
    bir ömür boyu kurbağa öptüm, hâki!
    dudaklarımda hâlâ bataklık tadı
    ne demeli
    0 ...
  26. 32.
  27. evime nasıl bir şey alacağıma bir türlü karar veremediğim hede.
    3 ...
  28. 31.
  29. üst katlarda yüksek tavanlı bir evdeyseniz ve mevsim yaz ise, evet dostum sıçtınız.
    0 ...
  30. 31.
  31. ülkemizde namus bekçisi olarak adlandırılır. sosyolojik olarak incelenmesi gereken tekstil ürünüdür. baba işten eve gelir gelmez aile bireylerini bu konuda uyarır:

    - hanım perdeyi çekin.
    0 ...
  32. 30.
  33. Bir yeri, bir yerden ayırmak için, genelde evlerde kullanılan ve yine genel olarak kumaştan yapılmış gereç. aynı zamanda bir tiyatro terimidir.
    0 ...
  34. 29.
  35. perdenin en tehlikelisi, gözlerde ve kalplerde olanıdır.
    1 ...
  36. 28.
  37. 28.
  38. takması boyun fıtığına yol açabilecek hede.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük