Pehlevi ingiltere güdümünde bir kuklaydı, humeyni işbirlikçi.
Humeyni kendi ideolojisi doğrultusunda her pisliği yapabilecek bir zihniyetin ürünü; şah ismail kafası. Ama kimseye değil inandıklarına hizmet ederdi.
Pehlevi döneminde iran tamamen batının tasmalı köpeğiydi. Hatta pehlevi, şahtan ziyade orada batılı petrol şirketlerinin müdürü gibi bir şeydi bile diyebiliriz.
Rejimin iki ana sütunundan biri buydu.
Yalandan bir milliyetçilik ve sözüm ona antik pers mirasının öne çıkarılması kisvesi altında arap kültürü diye islamın tasfiye edilmeye başlanması ise ikinci sütundu.
Modernizm, çağdaşlık falan filan diye sütunceleri de vardı.