Eee aktroller, dedelerinizin mezar taşlarını okumaya gittiniz mi lan? Neler yazıyormuş şu ana kadar bilip de aydınlanmadığımız neler varmış? Evrenin sırrı falan açıklanmış mı oralarda? Okuduysanız bi anlatın la.
günümüzdeki cehalet seviyesini gözler önüne sermiş osmanlı hanedanının ailecek kullanalım diye uydurduğu/uydurttuğu dil.
sözlüğe yazabildiğine göre bir google, bir vikipedi'ye erişiminde mi yok vatandaş? ''osmanlıca gerçek türkçe'dir'' diyen dahi mevcut güzide sözlüğümüzde.
Osmanlıca Örnek:
Biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmaniyânız kim
Muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten
Biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten
Türkçe meali;
Biz, o Osmanlı boyunun yüce soyundanız;
Mayamız tümüyle şehadet kanıyla karılmıştır.
Biz o yüce gayretli, çalışkan ve kudretli kişileriz ki
bir aşiretten dünyaya hükmeden bir devlet çıkardık.
anlayacağın aristokrat sınıfından değilse, deden zaten alttaki şekilde konuşmakta idi.
(1606-1679) yılları arasında yaşamış (bkz: karacaoğlan)
Ahım kaldı şu gelinin ahdinde
Deremedim güllerini vaktinde
Karanlık gecede kolum altında
Yatmayınca gönül yardan ayrılmaz
(1240-1321) yılları arasında yaşamış (bkz: yunus emre)
Helal kıldı ma'şuka aşık kendi kanını
Ma'şuk nakşından okur aşk eri Kur'anını
Yardan ayrı olunca asılıp ölmek yeğdir
Aşık kendi bırakır boynuna urganını
Gitmez aşık gözünden hergiz ma'şuk hayali
Nitekim zilha verir Yusuf'un nişanını
Dirlik budur aşıka ma'şuk yolunda öle
Sorarlar ise aydam aşıkın burhanını
peki birkaç kelime dışında son 2 örneğe meal gerekiyor mu? hayır çünkü bu iki (bkz: halk ozanı) da şiirlerini halkın konuşmakta olduğu dil ile yazmışlardır.
he osmanlıca karşıtı değilim. özellikle akademik boyutta öğrenilsin ve öğretilsin diyenlerdenim. ama daha türkçe'yi doğru düzgün öğrenemeyip osmanlıca goygoyu yapanlara da karşıyım.
yaygın kanının aksine tek başına bir dil ya da türkçe'nin arap harfleriyle yazılışı diye tanımlanabilecek bir terim değil farklı dillerden oluşan bir ifade sistemidir. hem arapça hem farsça hem de türkçe dillerinin zenginliklerini birleştirdiğinden edebiyat için oldukça elverişli bir sistemdir. ancak söz konusu üç dilin gramer yapılarındaki farklılık ortaya çıkan bu ifade biçimini sistematikleştirmeyi imkansız hale getirmiştir. nitekim, osmanlı imparatorluğu'nun son dönemlerinde dahi bu yönde çalışmalar yapılmış fakat sistematikleşme tam anlamıyla sağlanamamıştır. daha net açıklamak gerekirse; osmanlıca, arap alfabesinin yapısı gereği kısa seslilerin genellikle yazılmadığı bir sistemdir. bu da adeta bir belirsizlik denizi oluşturmuştur. örneğin; eklenmek, eğlenmek ve enlenmek(genişlemek) sözcüklerinin osmanlıca yazı sistemindeki yazılışı aynıdır. bahsi geçen kelimenin hangisi olduğuna ancak metnin gidişatı yorumlanarak karar verilebilir. bu basit örnekteki belirsizliğin hukuki ya da bilimsel metinler gibi derin içeriğe ve mesleki jargona sahip metinlerde ne denli içinden çıkılmaz bir hal aldığını hayal edebilirsiniz. bu durum osmanlıca'nın sistemli, bilim yapmaya uygun ve gelişime açık bir sistem olmayışının en belirgin ispatı sayılabilir.
ayrıca, osmanlıca öğrenimini ve öğretimini ayrı bir konu olarak ele alabiliriz. medrese sisteminde, ileride okur yazar sınıfı oluşturacak çocuklara önce arapça ve türkçe öğretilir, daha sonra bu üç dili birleştiren yazı sistemi öğretilirdi. bu sistem osmanlıca okur yazarı olmanın tam anlamıyla sağlandığı geleneksel sistemdir. ancak günümüzde dünyanın siyasal düzeni ve içinde bulunduğumuz iletişim çağı, insanları bu şekilde bir eğitime tabi tutmayı imkansız kılmaktadır. bu nedenle harf devrimiyle birlikte osmanlıca akademik bir seviyede incelenmeye başlanmıştır. son dönemde bilinçsizce ve kuru siyasi söylemlerle osmanlıca'nın orta okul ve lise seviyesine indirilmesi bu sebeplerden ötürü haklı olarak eleştirilmektedir.
Olmayan dildir.
Bahse konu dil eski türkçe'dir.
Osmanlıca ne amk.
selçuklular ne konuşurdu? Selçukluca mı?
Gaznelice, menteşe oğullarıca vb. Gibi saçma bir terimdir osmanlıca.
Melez bir dildir . Fars ve arapçayla mix yapılmış türkçedir. Tabii ki türkçe demek de doğru değil belki. Cümlenin kuruluş tarzı türkçe ama sözlerin, kelimelerin kökeni türkçeden çok arap ve farsça. Azerbaycan şairi MuhammedHüseyn Şehriyar ne demiş ?
"TÜRKÜN DiLi TEK SEVGiLi-iSTEKLi DiL OLMAZ,
BAŞKA BiR DiLE KATSAN BU ASiL (əsil) DiL ASiL (əsil) OLMAZ."
Asil yanı əsil - gerçek demek.
ben öğrenmek isterdim çünkü tarih sevdiğim bir dersti lisedeyken. bir de son zamanlarda muhteşem yüzyıl gibi diziler tarihi yapılara olan ilgimi artırdı. bazen ziyaretlerimde o yapılar üzerindeki yazıları okumak istiyorum.