osmanlı'da türkler türkçe, kürtler kürtçe, ermeniler ermenice, bulgarlar bulgarca konuşurdu, osmanlıca diye bir şey hiç var olmamıştı. hemen hemen hiç bir edebi değeri kalmayan, ne yazıldığı dönemde ne de bugün okuyan hiç kimsenin anlamadığı divan edebiyatı eserlerine "osmanlıca" diye uyduruk bir ad bulup halkın da bu şekilde konuştuğunu sanan tarih cühelasına bakmayın siz.
osmanlı türkçesi vardır, çağatay türkçesi, azeri türkçesi, yakut türkçesi, nogay türkçesi gibi. dil gelişen ve evrimleşen bir yapı olduğuna göre de bugün konuştuğumuz türkçe, osmanlı türkçesinin devamıdır zaten.
iktidar şakşakçılarının osmanlıca diye yuttuğu şey, 100 yıl önce kendini ayrıcalıklı gören az mürekkep yalamış güruhun konuştuğu fransız-arap-fars özentili türkçe'nin yetersiz bir arap alfabesi çakmasıyla yazılışıdır. geçiniz...
akp'nin gündem değişikliği manevrasına kurban gitmiştir.
bizim sorunumuz okumaktır. tekrar tekrar tekrar yazalım sizin harfleriniz bin kez de değişse halkınıza okuma alışkanlığı kazandırmadığınız sürece bir gıdım yol gidemezsiniz. majesteleri buyurmuş dilimiz felsefeye uygun değil diye. harf devriminden önce felsefeye muhteşem katkılarımız oldu da bizim mi haberimiz yok. islam medeniyeti bilimsel manada 1300'lerin sonunda bitmiştir. ne yazık ki bu böyle. biz ne oldu böyle diyeceğimize hâlâ harf hangisi olsun dilde sadeleştirme derdine düşüyoruz. dün doğan hızlan yazdı atilla ilhan'ın "dersaadet'te sabah ezanları" kitabı çıktığında muhabir içinde çok fazla eski kelime var dediğinde "öğrensiNLER" demiştir.
(#5894930) bir insan bu kadar cahil olur mu? Öztürkçeymiş yuhhh diyorum sayın okuyucular yuhhh..
Yaz yalanını cahil inanmak isteyen mallar kansın.
Osmanlıca denilen arapça alfabesi ile yazılıp farsça ve arapçanın tecavüzüne uğramış Türkçe'den bahsediyorlar... Yuhh diyorum...
Kalkmış kendini padişah sanan zat çıkmış
"Bir gecede bilimsel anlamda çok kullanışlı olan dilimiz değişti yattık kalktık yok." demekte...
1 - Sen yaşadın mı o deönemi de böyle ilk ağızdan konuşuyorsun?
2- Tabii Osmanlı'nın son 400 yılda bilimsel gelişmelerini çok iyi görüyoruz. Zaten aslında savaşları hep kazandık hatta 3. viyana kuşatmasında viyanayı da aldık da işte atatürk hepsini verdi gavura....
Yok arkadaş, bu işidçi zihniyet, g.tünden olmayan tarih uyduruyor. Bazen o kadar bilinçsizce yazılar okuyorum ki. Bahsedilen iki karakter arasında 300 yıl var. Ama işte ya birbirlerine kardeş ya da düşmanlar...
Baktılar ki bu bir boktan anlamayan varını yoğunu akıllı telefona veren cahil halka ne anlatırlarsa anlatsınlar yutuyorlar...
Tarih sizi öyle bir anacak kiiii....
Bu sözlüğe yazan radikaller de dahil hiç sonunuzun gelmeyeceği gibi davranın siz...
Konuşmaya falan değmez. Türkçeyi öğrendiniz de Osmanlıca kaldı. Osmanlıca diye literatürde bir dil yok. Arapça ve Farsçanın karışımı bir saray dilidir Osmanlıca. Halk dili değil. Bir Yunus Emre, bir Köroğlu yok. istanbulda elit bir grubun sanat ve edebiyat konusunda kullandığı dil.
osman pamukoğlu
osmanlıca el yazmalarını ve basılı eski kitapları hurda kitap diye kilosu 20 kuruştan ihale edenler, eski mezarların olduğu alanları düzleyip aile kabristanı yeri aÇanlar osmanlıca dersi verecek. ayrıca marmara Üni. fef, türk dili ve edebiyatı bölümü mezunu olmama rağmen benim zor okuduğum kimi yerlerini Çözemediğim o meşhur mezartaşlarını, haftada en fazla iki saat osmanlıca dersi görecek bebeler nasıl okuyacaktır merak edilir.
Kalp ve kelp kelimeleri aynı şekilde yazılır ki kelp köpek demektir. Anlam kargaşası sıkça yaşanan bir dildir. Dildir demek yanlış bir kullanım olabilir çünkü alfabesi farslardan ve araplardan kelimeler ise çogunlukla türklerin kullandıkları kelimeler olan -dikkat çogunlukla dedim pek çok arapça ve farşça kelime vardı- bir şeydi. Şey sözcügü yerine ne kullanabilirim bilmiyorum. Ama bir dil olmadıgına inanıyorum.
akp tarafından dozerlerle düzlenen osmanlı dönemi mezarlıkları gördükten sonra, iyi hadi öğrenelim de okuyacak mezarlık kalmadı ki, ne okuyacağız dediğim uyduruk dil.
Edebiyat bölümünde okutulan edebiyatçıların bildiği dil. Türk edebiyatını anlamak için gereklidir. Liselerde de edebiyat gösterildiği için ders olarak konulacaktır.
halkımıza tepeden bakanların, halkımıza yabancı olanların dilidir. bunu herkesten önce, kemalistler filan değil, fatih döneminde yaşamış olan meşhur tarihçi aşıkpaşazade söylüyor:
Türk diline kimesne bakmaz idi
Türklere hergiz gönül akmaz idi
Türk dahi bilmez idi bu dilleri (Saray bürokratlar içinde)
osmanlı'ya göre anlamına gelen başka hiçbir anlamı olmayan kelime.
osmanlıca dildir diyen cahilller içinse dil kavramını yapmak gerekir;
bir sözdizim'in dil olabilmesi için belli başlı kuralları vardır.
söz dizimi (sentaks , syntax), dil bilgisi kuralları (gramer), anlamsal bütünlük, sözlük ve sözcüksel bütünlük.
osmanlıca diye adlandırılan eski türkçe'de;
söz dizimi: türkçe ile benzerdir.
dil bilgisi kuralları: arapça, farsça ve türkçe'den toplamadır.
anlamsal bütünlük: yoktur, her üç dile ve ilgili dönemdeki olaylara hakimiyet gerektirir.
sözlük: toplamadır.
sözcüksel bütünlük: yoktur, türkçe başlayan cümle'de arapça bir sıfat tamlaması geldiğinde bu tamlama türk dil kuralına uymaz vs.
Osmanlıca'yı, yani osmanlı türkçesini öğrenmeyle ecdada sahip çıkılmayacağını ya da bunun yetmeyeceğini de bilelim. Sırf Kur'an harfleriyle aynı diye saygı duyuyoruz bu güzel kutsal bir şey olmadığını unutmayalım. Tatlı hülyalara dalanlar var ya hani "hanedan geliyor" vs. Hanedan sen ben ayrımı olmazsa kurulur. Bu da şuan yok bildiğiniz üzere.
osmanlı zamanında bile halktan uzak sadece sarayda konuşulan yazılan bir dilken. simdi halkın tercihi gibi tekrar halka dikta ediliyor.
bu dili tarihciler sosyal bilimciler bilsin öğrensin tamam da bu manasız şey tam gündem aracı.
Cumhuriyet kurulduğunda Osmanlıca bilen okur-yazar ORANI %1 civarındadır...
Bilen, okuyan, gezen, tozan insana osmanlıcılık sevgisi kazandırıyorum sanmak kısa vadede başarı gibi yansıtılıyor olabilir.ama o birey Yanlışı görüp doğruyu bulabilecek bireydir...çünkü kendi fikirleri vardır...
.."hükümet yapıyorsa doğrudur" diyenler zaten yarın biat kültürüyle yarın bir hükümet gelip kuş dilini övse onu da savunacaktır.bu kitleler değil tarihe 10 sene sonraya bile bir miras bırakamaz...zamanında osmanlıcılık dilini uyduranlar gibi...
bakıyorum da ortalıkta osmanlı dönemi'nde bile az kişinin anladığı, dili ağır divan şiirlerinden örnekler koyup "aha da osmanlıca" diyerek kendini akıllı zanneden arkadaşlar var. onlara şu şekilde cevap vermek isterim:
ecdadin konusmadigi yalniz divan edebiyatcilarinin ve devlet mensuplarinin kullandigi dil. osmanlica tartismalarina tanzimattan itibaren bakmak gerekir. vatan sairi denilen namik kemal veya milli edebiyat mensuplari genc kalemler turkce siirler gibi gelismelere hakim olmak gerekir. bir milliyetci nasil ingilizceden rahatsiz oluyorsa turkcelesmemis her arapca ve farca kelimeden de rahatsiz olmalidir. ecdad yani benim senin onun dedesi eger pasa torunu degilsek yunus emre gibi karacaoglan gibi koroglu gibi konusuyordu. bakiyi nedimi seyh galibi dedelerimizin dedeleri de anlamiyordu. zaten bu nedenle yazi dilinde sadelesme tanzimatla aydinlarin konusu olmustur. zira tanzimat fermani okununca dinleyen halk padisahimiz bize dua ediyor diyerek amin demistir. ecdadin dili osmanlica degildir. ecdadin dili orhun yazitlarindan bu yana turkcedir turkce. mehmet eminin turkce siirler adli eserinde dedigi gibi ben bir turkum dinim cinsim uludur. once turk oldugunu hatirla sonra baska islerle ugras.
"arapçı"ların aksarayı ve yolsuzlukları unutturmak için temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp sunduğu mevzulardan biri. uzun lafın kısası; "cambaza bak "muhabbeti.