organization for economic cooperation and development.
ekonomik kalkınma ve işbirliği örgütü.ekonomik gelişmeyi ve dünya ticaretini desteklemek amacıyla 1961'de kuruldu.kararları bağlayıcı olmayan oecd,esasta bir danışma örgütüdür.programını çeşitli görüşmeler,seminerler,konferanslar ve yayınlar yoluyla gerçekleştirmeye çalışır.avrupa ülkelerinin tamamına yakını,abd ve diğer gelişmiş birçok ülke,bu kuruluşa üyedir.türkiye de üyeleri arasındadır.
Organisation for Economic Co-operation and Development(Ekonomik Kalkınma ve işbirliği Örgütü)'ın kısaltılmış adı. 1948'de kurulan Avrupa Ekonomik işbirliği Örgütü'nün (OEEC) doğrudan mirasçısıdır. üç vazgeçilmez ilkesi vardır:
* Finansal istikrarın eşzamanlı olarak korunduğu üye ülkelerde ve hem de özellikle gelişmekte olan ülkelerde halkın yaşam standartının iyileştirilmesi, sürekli ve dengeli ekonomik gelişim sağlayan politikaya destek ve yardım, işsizliğin ortadan kaldırılması;
* Ekonomik genişleme politikasının uyandırılması ve sosyo-ekonomik eşgüdümlü gelişmenin desteklenmesi;
* Uluslararası yükümlülüklere uygun olarak çok taraflı ve ülkeler arasında ayrım gözetmeyen dünya ticaretinin geliştirilmesine destek verilmesi.
OECD sıralamasında "sevinebileceğimiz" rakamlar da var:
- Mesela, en az biz kanserden ölüyoruz...
- Ya da: Sigara tüketiminde bizim üstümüzde 8 ülke var; birinci veya üçüncü değiliz.
- En çok "şişko", bizim memlekette değil.
- Kafayı çekmek söz konusu olunca, sondan birinciyiz.
Bakın: http://galeri.uludagsozluk.com/r/oecd-667186/
Turkiye, Almanya, ABD gibi ulkelerin aralarinda bulundugu ekonomik kalkınma ve işbirliği örgütü. Istatistikciler icin kutsal bilgi kaynagidir.
link: http://stats.oecd.org/
OECD`nin yaptigi bir istatige gore 15 yasindaki cocuklarin ilerde ogretmen olma istekleri arastiriliyor. Sasirtici bir sekilde bu istatistikte Turkiye birinci , Guney Kore ikinci , Estonya sonuncu, Almanya ise sondan birinci sirada yer aliyor.
OECD nin yaptigi bir baska arastirmada yuksek egitimli kisilerin sosyal aglari kullanma sıklığı araştırılıyor. Tahmin edilebilecegi uzere Turkiyede yuksek egitimli kimseler de sosyal medyayi cok kullaniyor ve oran olarak da bu %70 ancak Almanya`da %40 lik bir oranla OECD ulkeleri icinde bu istatistikte en dusuk paya sahip.
Ekonomik işbirliği ve Kalkınma Teşkilatı OECD (Organisation for Economic Co-operation and Development), ekonomik ve sosyal gelişimi sağlamak, üyeleri arasında işbirliğini güçlendirmek, global bazda sorunlara çözüm üretmek üzere kurulmuş bir organizasyondur. Organizasyon bünyesinde tartışılan problemler üye ülkeler arasında anlaşmalar yolu ile çözümlenmeye çalışılır. Ancak çoğunlukla tercih edilen yöntem ulusal politikaların etkilerinin birbirleriyle paylaşım sonucu uyumlaştırılmasının sağlanması ve bu konuda yol gösterici rol oynanmasıdır.
OECD, yirmi kurucu ülke tarafından 14 Aralık 1960'da Paris Anlaşması ile kurulmuş ve anlaşma, 30 Eylül 1961'de yürürlüğe girmiştir.
OECD'nin kuruluşu sırasında üç temel amaç benimsenmiştir. Bunlar;
-Üye ülkelerde kendi kendine yeterli en yüksek ekonomik gelişme ve istihdamı sağlamak, bu esnada mali istikran korumak,
-Üye olan ve olmayan ülkelerde ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmak,
-Dünya ticaretinin uluslararası taahhütler çerçevesinde ve ayrımcı olmayan bazda gelişmesine yardımcı olmaktır.
OECD'nin, uluslararası mali işbirliğinin sağlanması veya ticaretin serbestleştirilmesi şeklinde özel bir görev alam yoktur. Daha çok ekonomik ve ticari konuların ele alındığı bir "tartışma ve inceleme forumu" niteliği vardır. OECD, uluslar üstü yetkiyle donatılmış bir kuruluş değildir. Diğer bir deyişle ülkeler üzerinde yaptırım gücü yoktur. OECD sadece, üye ülkelerin ekonomik, mali, sosyal ve siyasal uygulamalarının belli bir uyum içinde ortaklaşa öğrenilip ahenkleştirilmesine, ortak sorunların çözümlenmesine, bu alanlarda uyulması zorunlu veya ihtiyari kuralların ortaya konulmasına imkan hazırlamaya yönelik sürekli bir müzakere ve konferans ortamıdır.OECD, üye ülkelere yönelik iki tip karar almaktadır. Bunlar, "Karar" ve "Tavsiye Kararlaradır. Kararlar aksine hüküm olmadıkça, lehte oy veren ülkeleri bağlayıcı niteliktedir. Buna karşılık tavsiye kararlarının hukuki yönden üye ülkeleri bağlayıcı niteliği yoktur.Üye ülkeler uygun görürse uygulamaya konulmaktadır. Bütün bu kararlar, tüm üye ülkelerin onayıyla kabul edilir. Üyelerden birinin olumsuz oyu kararı engeller, üyelerden bir veya birkaçının çekimser kalması ise kararın kabul edilmesini engellemez. Ancak, alman karar çekimser kalan ülkeyi bağlamaz. Hukuki yükümlülük getirmesine rağmen Konsey kararlarının müeyyidesi yoktur
Vergi Uzmanı Dr. Ozan Bingöl, son 50 yılda Ekonomik işbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üyesi ülkelerde vergi yükü ortalama yüzde 38 artarken Türkiye’deki artışın yüzde 140 olduğuna dikkat çekti.