Bugün bakınca bu evlilik yaşları absürd görünüyor tabi ama o yıllarda çok anormal değilmiş. Muhtemelen kendileri seçmemişlerdir zaten, büyükler aralarında konuşup böyle uygun görmüşlerdir. Görücü usulü bir evliliktir yani.
Rahmetliyi severdim ama 09.10.2026.cuma tarihinde 89 yaşında ölen karısı necla uygurla evlilik tarihini araştırınca sübyancı olduğunu anladım nejat uygur 1927 doğumlu karısı necla uygur 1937 doğumlu aralarında 10 yaş fark var genelde tc evliliklerinde çoğunda olduğu gibi nejat uygur necla uygur evliliğindede erkek kadından büyük evlendikleri yıl 1950 kaynak wikipedia https://tr.wikipedia.org/wiki/Nejat_Uygur
1950 yılında 1927 doğumlu nejat uygur 23 yaşında 1950 yılında 1937 doğumlu necla uygur 13 yaşında bu da nejat uyguru sübyancı yapar mı yapar ama kimin umurunda adam keyfine bakmış zevkini almış helal olsun.
Kendisini de, çocuklarını da çok sevmezdim. Yani “hamamböceenin ğozüne sabun gaçar mı” ya da “halıya basma lağn”.. eskiden bayram günlerinde çok oynatırlardı, bana göre değil.
Çocuklarına göre fersah fersah başarılı bulduğumu söylersem, bence onlar hakkındaki düşüncelerim de netleşmiş olur.
hiç komik olmadığı gibi bilakis sinir bozucuydu. siyasilere söz edemez etliye sütlüye dokunmazdı. ölüm döşeğinde iken reis ziyaret etmişti. toprağı bol olsun.
Bugün vefatının yedinci Sene-i devriyesi. Levent Kırca ile birlikte hiciv mizahının en önemli temsilcisiydi. Kendisini ilk olarak bayram sabahlarında tv’den yayınlanan tiyatrolarıyla tanıdım. Seyirciye hakaret etmeyen, hatta onları oyunun bizzat içine çeken usta bir isimdi. Sanatçının muhalif, korkusuz ve halkın yanında olduğu zamanlardan güzel bir hatıradır bize. Allah rahmet eylesin.
Öyle skecine bakmakla olmaz. Anlamak için bir oyununa gidecektiniz. Oyuncunun sahnede seyirci ile kurduğu ilişki ile sizin oyunun kaydını izlemeniz aynı şey değil. Oyunlardaki kimi referansları anlamak için dönemi de bilmek gerek.Öte yandan Nejat Uygur'dan pek kaliteli kayıtlar kalmadı. Film de pek çekmediği için şu an yayınlanan eski filmler gibi televizyona pek gelemiyor. Ancak bugün yayınlansa, eski filmler gibi hatırı sayılır bir izleyiciye ulaşır. Ki o zamanlar gülmek için o kadar düşünmek zorunda kalmıyorduk.
edit. ama öyle. Ben hayatımda gülmediğim kadar Nejat Uygur'un oyununda güldüm.
Gerek Türk sinemasında olsun, gerek dünya sinemasında olsun toplum üzerinde iz bırakmış kişilerin filmleri çekilir. Hem o kişiyi gelecek kuşaklara tanıtabilmek için hem de bir "saygı duruşu" niteliğinde. Mesela bu yıl "Stan & Ollie" adında bir film çıkardılar. Fragmanlarını gördük. Yurdumuzda bir biyografik film ("Müslüm" - Gerçi Müslüm Gürses'in "filmi" değil "ismi" satıldı ya-) gişe rekortmeni oldu. Gene oyuncuların hayat hikayelerini anlatan bir sürü film de var. Keşke Nejat Uygur'a da böyle bir filmi çekilebilseydi. Hakkında o kadar hoş hikayeler anlatıyor. Onlar bile derlenip toparlansa, verdiği eserlerden parçalarla harmanlansa, güzel bir filme ilham olurdu. Çünkü çok özel bir insandı. Ne mutlu ki, Bu büyük ustayı sahnede canlı canlı izleme olanağım oldu. O günü gerçekten unutmam mümkün değil. Huzur içinde yatsın.
geleneksel tiyatromuzun son büyük temsilcilerinden idi. orta oyunu geleneğini modern konularla başarıyla bir araya getirdi. ben kendisini bayram sabahları tv'den verilen tiyatroları ile tanırım. bayram zaten güzeldi, bir de nejat uygur'un tiyatrosu olunca tadından yenmezdi.
Nüktedan kişiliğini zincirlikuyu kabristanındaki mezar taşına da -vasiyeti midir bilinmez- yansıtılmış tiyatrocu.
Mezar taşında nej kısmı harflerle at kısmı bir at resmi şeklinde kazınmış.