durumunun ciddi olduğundan haberim yoktu. yaşam mücadelesi veriyor falan demişler. allah şifa versin. 2013 ün sonunda 2014 başında bir yıldız daha kaymasın.
ben hep göz önünde olmayanı tuttum, hep mazlumu, çoğu zaman kaybedeni...
kapitalist dünyaya karşı hep sosyalist durdum, muhaliflik var içimde elimde değil...
çocukken fener çok iyiydi, şampiyondu, gittim cimbomlu oldum... sonrası malum cimbom kırdı geçirdi...
herkesin bmx'i vardı, benim cross'umun hepsinden güzel olduğunu düşünürdüm.
nadal dediler, federer dedim,
pes dediler fifa dedim, playstation dediler xbox dedim,
benim ayakkabım nike yada adidas değil pumadır,
tuborg'u efes'e tercih ederim hep,
barca dediler real dedim, messi dediler, ronaldo dedim,
coyote, road runner'i yesin istedim,
kimse almazdı ama bence taunus şahinden de brodway'dan de iyi arabaydı.
zeki ama çalışmayan çocuğu sevdim, inek okul birincisindense,
millet honda, toyota diye konuşadursun, en iyi japon subaru'dur bence...
robert deniro, al pacino'dan büyük oyuncudur sanılanın aksine,
ryu varken ken'i seçenin aklına şaşarım ben.
samsung telefonlarında apple saçmalığına beş basar.
energizer'ın pillerinin duracell'den daha uzun ömürlü olduğunu bilen küçük azınlıktayım.
mc laren'in yanında ferrari diyene gülerim...
velhasıl edison gibi bir alçak winner olmaktansa tesla gibi muhteşem bir loser olmayı tercih ederim her daim...
tüm bu fikirlerimin hepsinde de doğru düşündüğüm konusunda ne bir kaygı ne bir şüphe oluşabilir zihnimde... zaman hep haklı çıkardı beni...
bir tek istisna sensin schumi... içimdeki anarşiste söz geçiremedim hakkinen dedim... sen her zaman en iyisi olduğunu bile bile yalan söyledim be ağa... ben formula'yı hep senin için izledim... senden özür dilerim... ağa gözyaşları yağmur oldu, sel oldu... bilirim ıslak pistte iyisindir, dön artık şu virajı rainmaster...
hiç unutmam 2000'li yıllardaydı, ballack ronaldo falan hala yıldız statüsünde top oynuyorlardı.
dünya karması maçları olurdu, arada bu adamı da görürdük sahada. size yemin ediyorum ballack kadar koşardı, pasları sahayı görüşü de schweinsteiger'e benzerdi.
araba yarışlarından zerre haz etmesem de, hırsı ve sportmenliği ile o spora bile bağlardı adam beni.
şimdi komadaymış. ibo'nun keleş mermisinden sıyırdığı bir dünyada, şumi elbet yaşayacaktır.
formula 1'i dünyaya sevdiren adam. kesinlikle öyle. dilerim bir an önce sağlığına kavuşur. liseliler bilmez bundan 15 sene önceleri yarışı heyecanla beklerdik evde. ntv'den yayınlanırdı. schumi'nin hep favori olduğunu bilirdik. schumi zamanı formula 1'i izlemek ingiltere premier ligi maçı izlemek gibiydi. o havayı verirdi.
yaşamı mücadele ve başarıyla geçmiş bir insan bugünlerde hayat mücadelesini sürdürmekte. kolay vazgeçeceğini düşünen elbette yoktur.
dünyaya onlarca çivi çakmış ve bir diğeri için hazırlık yaptığından şüphe duymuyorum kendi adıma.
mücadeleci ve hırçın karakterini anlamak için yaşamındaki dönüm noktaları ve başarılarıyla ilgili zaman tüneline göz atmalı:
Schumacher'in Grenoble'da kaldırıldığı hastanenin beyin cerrahisi bölümü profesörlerinden Jean François Payen tarafından yapılan son basın açıklaması şu şekildedir;
"onu koma halinde ve tansiyonu normalden düşük tutarak olası bir iç kanamayı kontrol altına alma gayreti içerisindeyiz. Durumu ciddi ve halen çok kritik. "Hayatı için savaşıyor" diyebiliriz. Bir tahminde bulunmak ve nasıl olacağını söylemek için henüz çok erken. Üzerinde durulması gereken gerçek şu ki; başında kaskı olmasaydı bugün aramızda olmazdı".
cocuklugumda, ergenlik ve gencligimde formula 1 guzelse sebebi bir zamanlar bu adamdi. kaybettigini duymazdim kucukken. galibiyet ve rakipsizlik kelimelerinin karsisina gozum kapali yazabilecegim cocukluk kahramanimdir, umarim hayata tutunur.
güney afrika 2010 için fifa tarafından düzenlenen futbol müsabakasında forma giyen über f1 pilotu. Bastian Schweinsteiger'in son anda katılamadığı karşılaşmada onun yerine yeşil sahaya çıkmıştır.
bu adamda, f1 pilotu olmaktan daha fazlası olduğunu o maçta görülmüştür. sağ çizgide yaptığı bindirmelerle rakip takımın sol kanadını hallaç pamuğuna çevirmiştir.
umarız tez vakte hiç bir şey olmadan ayağa kalkar.
'' formula 1' de yüksek hızla yarısırken ölmedi, kayak yaparken ölecek '' demek tamamen saçmadır . çünkü 1 mayıs 1994' te (bkz: ayrton senna) pistte öldüğünden bu yana güvenlik önlemleri çok arttığı için 19 yıldır formula 1' de kimse ölmemiştir. yani kayak yaparken ölenlerin sayısı formula 1' de yarısarak ölenlerin sayısından daha fazla .
ikinci olarak dünyaya f1' i sevdiren adam falan değildir . kendisinden çok daha önce (bkz: ayrton senna), (bkz: alain prost), (bkz: nigel mansell) gibi pilotlar dünyaya f1' i çoktan sevdirmistir . benim gibi artık 30unu bulmus olan yazarlar hatırlayacaktır . doksanların basında kablolu yayıncılık veya uluslararası yayıncılık sayesinde rtl ve eurosport' tan formula 1 yarıslarını izlerdik . 96 yılında cine 5' te yayınlanmaya basladı . 98 yılında ntv' ye, 2005 yılında cnn türk' e , 2009 yılında trt' ye , 2011 yılında d smart' a geçti . yani '' bana f1' i sevdiren adamdı '' yazarsanız daha doğru olur .