ben hep göz önünde olmayanı tuttum, hep mazlumu, çoğu zaman kaybedeni...
kapitalist dünyaya karşı hep sosyalist durdum, muhaliflik var içimde elimde değil...
çocukken fener çok iyiydi, şampiyondu, gittim cimbomlu oldum... sonrası malum cimbom kırdı geçirdi...
herkesin bmx'i vardı, benim cross'umun hepsinden güzel olduğunu düşünürdüm.
nadal dediler, federer dedim,
pes dediler fifa dedim, playstation dediler xbox dedim,
benim ayakkabım nike yada adidas değil pumadır,
tuborg'u efes'e tercih ederim hep,
barca dediler real dedim, messi dediler, ronaldo dedim,
coyote, road runner'i yesin istedim,
kimse almazdı ama bence taunus şahinden de brodway'dan de iyi arabaydı.
zeki ama çalışmayan çocuğu sevdim, inek okul birincisindense,
millet honda, toyota diye konuşadursun, en iyi japon subaru'dur bence...
robert deniro, al pacino'dan büyük oyuncudur sanılanın aksine,
ryu varken ken'i seçenin aklına şaşarım ben.
samsung telefonlarında apple saçmalığına beş basar.
energizer'ın pillerinin duracell'den daha uzun ömürlü olduğunu bilen küçük azınlıktayım.
mc laren'in yanında ferrari diyene gülerim...
velhasıl edison gibi bir alçak winner olmaktansa tesla gibi muhteşem bir loser olmayı tercih ederim her daim...
tüm bu fikirlerimin hepsinde de doğru düşündüğüm konusunda ne bir kaygı ne bir şüphe oluşabilir zihnimde... zaman hep haklı çıkardı beni...
bir tek istisna sensin schumi... içimdeki anarşiste söz geçiremedim hakkinen dedim... sen her zaman en iyisi olduğunu bile bile yalan söyledim be ağa... ben formula'yı hep senin için izledim... senden özür dilerim... ağa gözyaşları yağmur oldu, sel oldu... bilirim ıslak pistte iyisindir, dön artık şu virajı rainmaster...