mevlana

entry1378 galeri101
    577.
  1. mevlana "efendimiz" anlamına gelen ve osmanlı'da "kadı" anlamında yazışmalarda önisim olarak kullanılmış bir kelimedir.
    bu isimle bilinen en önemli kişi olan mevlana celaleddin rumi ise dünyaca tanınan, saygı duyulan, tarihin en önemli ve ermiş kişilerinden biridir. bir çok değerli sözü vardır. mesela ;

    --spoiler--
    "nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. nice elbiseler gördüm, içinde insan yok"
    --spoiler--

    bu sözünden anlıyoruz ki selçuklu zamanında da durum şimdikinden farklı değilmiş.
    2 ...
  2. 576.
  3. Bir tatlı ömür gibi gitmeye niyetlendim
    ayrılık atına eğer vurdum inadına
    ama bizi unutma, hatırla ama

    Sana temiz dostlar,iyi dostlar, vefakar dostlar
    yeryüzünde de var, gökyüzünde de var.
    Eski dostunla ettiğin yemini hatırla ama

    sen her gece ay değirmisini
    başına yastık edince yollarda
    dizime yattığın geceleri hatırla ama.

    Sen ey hüsrevi kendine kul,
    şirin gibi bir nice güzeli esir eden
    aşkının ateşi ile tıpkı Ferhat gibi
    ayrılık dağını delmede olduğumu hatırla ama.

    Bir deniz kesilen gözlerimin kıyısında,
    bir aşk ovasını görmüştün hani,
    safran dallarıyla,ağustos gülleriyle sarmaş dolaş,
    bunu unutma hatırla ama.

    Ey Tebrizli Şems,
    dinim aşktır benim senin yüzünü gördüm göreli.
    Benim dinim senin yüzünle övünür ey sevgili,
    bunu unutma hatırla ama.
    0 ...
  4. 575.
  5. "sevgili bana yüzünü göster ki, ben bağ görmek, gül bahçesi seyretmek istiyorum.
    Dudaklarını aç konuş, sözler söyle.
    Ben bol bol şekerler, ballar istiyorum.
    Ey güzellik güneşi, bir an için olsun, bulut altından çık görün.
    O parıl parıl parlayan, nurlar saçan yüzü görmek istiyorum."
    2 ...
  6. 574.
  7. mevlana'ya sormuşlar:
    "neyi bilirsin?"
    mevlana:
    "haddimi bilirim."
    4 ...
  8. 573.
  9. "Gönlüm dilime dargın, dilim gönlüme,
    Gönlüm duygularını anlatamadığı için kızarken dilime,
    Dilim anlatamayacağı şeyleri düşündüğü için kızıyor gönlüme."

    Mevlana Celaleddin-i Rumi
    2 ...
  10. 572.
  11. Biz gittik kalanlar sağ olsun

    Doğan önünde sonunda ölür.

    Gök kubbede oturanlar iyi bilir

    Damdan bir taş atıldı mı düşer

    Hırsı bırak kendini boş yere harcama

    Şu toprak altında çırak ta bir ustada

    Hiç naz etme a güzel,

    bu mezarda ne şirinler var ne şirinler

    Ferhat gibi yok olup gittiler.

    Direği yelden yapağı güzel,

    dayansa dayansa ne kadar dayanır

    Kötüydü isek geçtik gittik kötülüğümüzle

    Yiğit isek hayırla anın bizi.

    Zamanın tek eri olsan bile

    Bir gün gidersin sende,

    tek tek gidenler gibi.

    Yok olmak istemiyormusun?

    iyi şeylerden evladın olsun.

    iyiliklerin bükülmüş ipliğidir kalan

    O dur dünyaya direk olanların canı

    Şu akıp giden kum seline bak

    Ne durması var ne dinlenmesi.

    Bak birden bire bir dünya nasıl bozulur.

    Nasıl atar bir başka dünyanın temelini

    Bu kupkuru yerde ben Nuh'un gemisi

    Ömrümün sona ermesi de tufan.

    Girdik susanlar arasına yattık uyuduk,

    Çığlığımız sınırları aştıydı nasıl olsa.

    ---

    Semih sergen yorumuyla dinlemek icin :

    0 ...
  12. 571.
  13. mevlana der ki; "dibi yosun tutan denizlerle ilgilenme, sen dağları seyret. yenik düşüyorsan özlemlerine aldırma, kalbindeki o uçsuz bucaksız sevgiyi hisset. ışıklar sönmüşse ve karanlıksa onada aldırma, ay ışığını seyret. sabret sabret ki herşey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun. sabret ki herşey gönlünce olsun"
    1 ...
  14. 570.
  15. 569.
  16. "güneş herkesin üzerine eşit doğar; ama gül başka, leş başka kokar".
    mevlana
    8 ...
  17. 568.
  18. --spoiler--
    dönmektir sanırsın marifet. arş dönüyor, yıldızlar dönüyor dersin. zahirdir gördüğün zahirde dönersin. marifet dönmek değil bulmaktır bilesin...
    --spoiler--
    5 ...
  19. 567.
  20. zamanında yaşasaydım dergahına katılmak için elimden geleni yapardım dediğim; hoşgörü insanı.dünyaya bu kadar mükemmel bir insan bir daha kolay kolay gelmez sanırım.
    2 ...
  21. 566.
  22. Bilemezsin
    Sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı.
    Hiçbir şey içime sinmedi.
    Altın madenine altın sunmanın ne anlamı var,
    ya da okyanusa su.
    Düşündüğüm her şey
    Doğu'ya baharat götürmek gibiydi.
    Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok,
    Çünkü sen zaten bunlara sahipsin.
    O yüzden Sana bir ayna getirdim.
    Kendine bak ve beni hatırla.

    Mevlana Celaleddin Rumi
    2 ...
  23. 565.
  24. Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize.O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun. etme
    1 ...
  25. 564.
  26. bir alimle sohbetleri sırasında, "kulakları dışarıdan farkedilebilen hayvanların hepsi memelidir" gibi bir laf etmiş, sadece mutasavvıf değil, aynı zamanda ilim irfan sahibi insandır.
    2 ...
  27. 563.
  28. ...illa birini seveceksen dışını değil, içini seveceksin.
    gördüğünü herkes sever ama sen göremediklerini seveceksin.
    sözde değil özde aşk istiyorsan şayet
    ten'e değil, can'a değeceksin...
    4 ...
  29. 562.
  30. "bitkinin güzelliği, tohumun iyiliğinden, insanın güzelliği ise, kalbinden gelir"
    2 ...
  31. 561.
  32. bütün şiirleri farsçadır. türkçeye çevirilmiştir.
    0 ...
  33. 560.
  34. anadili farsça olan iranlı göçmendir.
    0 ...
  35. 559.
  36. hakkında pek hoş olmayan söylemlerin dolaştığı zat. şöyle böyle gibi. tabi laf bunlar...
    0 ...
  37. 558.
  38. adının bir kısmıda rumidir. yani kendisi rumdur.
    0 ...
  39. 557.
  40. istersen dünyada çağının en büyük bilgini, her şeyin bileni uzmanı ol. şu dünyanın geçiciliğini bilmedikten sonra ne fayda.

    Hz. mevlana
    0 ...
  41. 556.
  42. yüzyılımızın en çok sömürülen büyüğü..yakında adı üzereinden prim yapmak için partisi bile kurulacaktır..
    3 ...
  43. 555.
  44. 0 ...
  45. 554.
  46. iskambil kağıdı tasarımında da kullanılmıştır. tasarım oldukça aykırı baştan söyliyim.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/136116/+
    1 ...
  47. 553.
  48. ey balçık dünya!

    seni bildim bileli,
    ey balçık dünya,
    başıma nice belâlar geldi,
    nice mihnet, nice dert.
    seni sırf belâdan ibaret gördüm,
    seni sırf mihnetten, dertten ibaret.

    isa'nın yurdu değilsin sen,
    yayıldığı yersin eşeklerin.
    nereden tanıdım seni bilmem ki,
    nereden parçası oldum bu yerin,

    bana vermedin bir yudum tatlı su,
    sofranı yaydın yayalı.
    elimi ayağımı bağladın gitti,
    elimin ayağımın farkına varalı.

    bırak da bir ağaç gibi
    yerin altından çıkarıp ellerimi
    sevgilinin havasıyla sarmaşdolaş olayım,
    uzayıp gideyim bâri.

    ey çiçek, dedim çiçeğe,
    dedim, bu küçük yaşta sen,
    neden ihtiyar oldun bu kadar,
    dedim, nasıl oldu bu böyle?

    çocukluktan kurtuldum, dedi çiçek,
    sabah rüzgârını tanıyalı,
    hep yukarlara doğru çıkar
    yukarlardan gelmiş bir ağaç dalı.

    şunu da söyledi çiçek:
    madem aslımı tanıdım,
    madem yersizlik âlemi aslım,
    artık bana tek bir şey düşecek:
    yücelip aslıma gitmek.

    sus yerter artık,
    var git yokluğa haydi,
    yoklukla yok ol.
    git, yokluklardan tanı
    yokluktan var olanı.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük