yorulacaksan, zorlanacaksan, şikâyetçi olacaksan, keşkelere sığınacaksan, söze ama diye başlayacaksan, girme aşk yoluna. aşk yolunda u dönüşü yoktur! aşk der ki sana; yolumdaysan, başım feda yoluna; ama bil ki seninde başını isterim yoluma. kahır, kapris gelecekse senden, amenna. ama ayağına diken batarsa yolumda, ah edip vahlanma. aşk bilek gücü değil yürek işidir. yüreğin yetmiyorsa düşme yollara.
"hayır, hayır aslında gülün kokusu yoktu da, bu gül güzel kokuyu senden aldı.
Güneş'te de, yıldızlarda da parlaklık yoktu.
Onlar da seni görünce parlamaya başladılar.
Bana "Gece oldu, pencereye bak" diyorsun.
Bence ancak sen gidince gece olur.
Başka gece yoktur."
Ben bende değil, sende de hem sen, hem ben,
Ben hem benimim, hem de senin, sen de benim,
Bir öyle garip hale bugün geldim ki
Sen ben misin, bilmiyorum, ben mi senim.
"gel ne olursan ol yine gel" ifadesinin sonundaki "geldiğin gibi gitme" bölümü unutulup coğu zaman insanlarca kendilerine göre yorumlanarak anlatılan ama her seye rağmen örnek alınarak yaşanmak istenen yüce insan.
unutma! hâlâ nefes alabiliyorsan doğruya yönelmek için vaktin var demektir... zararın neresinden dönersen kârdır... ağaçlara, toprağa ve yaşayan tüm canlılara kalbinle dokun... onları en derininden hisset... yeryüzünde acıda, mutlulukta insanları iyiye yöneltmek için misâl diye sunulur...
müslüman ve ehl i sünnet vel cemaat ' e mensup, 3. sınıf entelektüellerin yobaz, şeriatçı, sakallı gibisinden hakaretler ile zamanımızda küçümsemeye çalıştığı kimselerden şeklen farksız ancak mertebece kat kat yükseklerde olan mübarek. en büyük evliyalardan biridir. ondan hatalı anlayışınızın ürünü olan hümanizm zannederek okuduklarınız külliyen islam ahlakıdır. (bkz: hz mevlana nın hayatı ve menkıbeleri)
aşık olunası insandır. Bilgisi ile nice insanlara yol göstermiştir. Dergâhında kalan talebelerine muhteşem bir eğitim verip, onların hak yolunda ilerlemelerine yardımcı olmuştur. unutulmayan ve beynimin içine kazınan sözlerinden birtanesi ise ;
" ben bir balığım, aşk ise daldığım bir derya.
aşktan gözlerim yaşlı olsa da, o derya gözyaşımı nerden bilir.
başımı o denizden çıkarayım desem,
balığım ya;
nefesim kesilir ! "
Beri gel, daha beri, daha beri.
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?
Bu hır gür, bu savaş nereye dek?
Sen bensin işte, ben senim işte.
Ne diye bu direnme böyle, ne diye?
Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye?
Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek,
ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye?
Zengin yoksulu hor görür, ne diye?
Sağ soluna yan bakar, ne diye?
ikisi de senin elin, ikiside,
peki, kutlu ne, kutsuz ne?
Topumuz bir tek inciyiz, bir tek.
başımız da tek, aklımız da tek.
Ne diye iki görür olup kalmışız
iki büklüm gökkubbenin altında, ne diye?
Sen habire gevele dur bakalım,
habire 'usul boylu birlik çam ağacı' de,
sonu nereye varır bunun, nereye?
Şu beş duyudan, altı yönden
varını yoğunu birliğe çek, birliğe.
Kendine gel, benlikten çık, uzak dur,
insanlara karıl, insanlara,
insanlarla bir ol.
insanlarla bir oldun mu bir madensin, bir ulu deniz.
Kendinde kaldın mı bir damlasın, bir dane.
Erkek arslan dilediğini yapar, dilediğini.
Köpek köpekliğini ede durur, köpekliğini.
Tertemiz can canlığını işler, canlığını.
Beden de bedenliğini yapar, bedenliğini.
Ama sen canı da bir bil, bedeni de,
yalnız sayıda çoktur onlar, alabildiğine,
hani bademler gibi, bademler gibi.
Ama hepsindeki yağ bir.
Dünyada nice diller var, nice diller,
ama hepsin de anlam bir.
Sen kapları, testileri hele bir kır,
sular nasıl bir yol tutar, gider.
Hele birliğe ulaş, hır gürü, savaşı bırak,
can nasıl koşar, bunu canlara iletir.
Mevlana derki: " Aşk; topuklarından etine
kadar işlemiş bir nasırdır,ya canın acıya acıya adım atacaksın yada
canını acıta acıta söküp atacaksın... Her iki yolda da, tek bir gerçek
olacak; canın çok ama çok acıyacak."
insan eğer güzel bir şekilde feyz alırsa ve anlarsa hayatını değiştirebilecek niteliklerde beyitler kıssalar ve öğütler vardır rumi nin mesnevisinde... ve ayrıca ondan sonra bir de tebrizli hayatınıza girer.. öğüt alıcıysanız harika derim...