asıl adı celaleddindir,Mevlana(efendimiz) ismi müritleri tarafından verilmiştir. rumi(anadolulu)de kendisini anadolulu olarak gördüğü için verilmiştir.
yani= efendimiz celaleddin rumi.
gerçek entellektüel islami çevrede inisiyatik doktrinleri ile bilinir.
mevlana ezoterik ve batini bilgileri kendi felsefesi ile harmanlamış ve bir ekol oluşturmuştur.
ülkemizde mevlananın islami yönü ve düşünceleri ile sadece ilgileniliyor olması çok acıdır. oysa batini tarafı çok kuvvetli bir düşünürdür.
mesela mevlana`nın evrimsel süreç ile ilgili düşünceleri ve araştırmaları vardır. mineral, bitki ve hayvan alemleri ile ilgili araştırmaları vardır.
-artık ölüp de yok olmaktan ne korkarım
-her şey ölür helak olur... ancak onun hakikati bakidir.
bu ve benzeri sözlerinden anlayacağımız gene onun gözlerinde, tüm yaradılış "tekamülün yukarı doğru bir sarmal hareketiydi" ve bu sarmal şekil değiştiriyordu.
saf şekil değiştirme ne halinde olursa olsun gerekliydi. mevlana bu duruma şu şekilde bakar : şekil değiştiren sarmal harekette, mineraller bitkiler için besin kaynağı olurken, bitkiler hayvanlar ve hayvanlar hayvanlar için yiyecek kaynağı olurken, hayvanlarda insanlar için besin kaynağı olur. ve insanlar da ilahi birlik ile bir olabilecekleri hal için şekil değiştirme potansileyine sahip oluyorlardı !
mevla kelimesinin bir tek allah için kullanılması gerektiğinden, bir insanın, mevlana yani "sen bizin mevlamızsın" diye çağırılması ne kadar hoştur düşündürücüdür.
ayetlerde geçen "ente mevlana" ifadesi allah'a hastır. allah da bu kelimeyi kendine has kılmıştır.
Allah der ki;
Kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler;
Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur,
Sabır taşar,
Canından saydığın yar bile bir gün el olur.
Aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür.
Düşman kalkar dostun olur.
Öyle garip bir dünya,
Olmaz dediğin ne varsa olur.
Düşmem dersin düşersin.
Şaşmam dersin şaşarsın.
En garibi de budur ya;
Öldüm der durur yine de yaşarsın...
aşkı tanrının üflediği bir nefeste bulmuş, sevdikçe tanrıya koşmuş, dua ettikçe aşık olmuş. hamken pişmiş, en sonunda yanmış. yanmaktan gocunmamış. aşka uçmayan kanatların işe yaramayacağını bilmiş.
hani demiş ya ne olursan ol gel diye. kucakladı gerçekten.
bizi bizden başkası zaten ayıramazdı. bize bunu bizden başkası yapamazdı. ah be sevgili ; hamdım belki ama piştim yandım. zaten beni senden başkası yakamazdı.
mevlana
selefi severlerin son bir kaç yıldır hakaret ettiği kişi. adam moğollarla baş edemeyiz bari yakıp yıkmasınlar diye pasif kalmayı seçmiştir. ha sanki anadolu'nun hükümdarı oymuş gibi anadoluda mücadele etmeyi yasakladı havası yaratanlar var ya tam eblehler.
ahmedinejad'ın sahiplenmeye kalktığı bir değerdir.
ahmedinejad gibi bakkal kılıklı cumhurbaşkanlarının kaçırdıkları nokta, mevlana gibi değerlerin insanlığın ortak mirası olduklarıdır. mevlana'nın türk olduğu gerçeği tarihsel olarak mukayyet olmakla birlikte, insanlığın ortak değer olduğu herkesçe malumdur.
mevlana'yı iranlı yapma projesi de eserlerini farsça yazmasıdır. cehalet işte, o dönemdeki edebi dil farsça idi.
avrupa'da latince olduğu gibi.
bir ingiliz edebiyatçı ne kadar latinse mevlana'da o kadar iran'lı olabilir ancak.
Meşhur ''ne olursa ol yine gel'' sözünü aslında mevlana'ya ait olmadığı söyleniyor. ankara üniversitesi'nde doçent doktor zülfikar güngör'ün bu iddiasına birçok meslektaşına da katılmakta.
sanki bugünler için söylemiş gibi sözleri olan büyük zatdır.
--spoiler--
''ırz ve namustan mahrum olanlar,millet ve vatan hissi taşımazlar;böylelerinden sakınılmalıdır''.
mevlana
--spoiler--
ona ait olmayan binlerce, abartmıyorum binlerce söz sosyal medyada dolaşmakta. örnek vermek gerekirse: "hep hayır dese de bana hayat, hep hayırlısı diyeceğim hayata inat. - hz. mevlana diye bir tweet okudum geçen gün. yok artık!
tasavvuf ehlidir. ancak anlattıkları ile pratik ibadetlerin kesişir bir noktası yoktur. mevlana'nın aforizmalarına kanıp namazı niyazı boşlayan bir sürü sofi var memlekette.
eşi ve çocuklarını günlerce terk edip, şems ile aşkı aramak için odalarından çıkmamışlardır. allah aşkı için eşinin ihtiyacı olan eş sevgisini, çocuklarınında baba sevgisi ve ilgisini hak görmeyip gasp etmiştir. bir nevi kul hakkına girmiştir.
kimya hatun sırf böyle bir gecede söz verdikleri halde sohbete dalıp erkenden odalarına dönmeyen mevlana ve şems yüzünden anasının mezarının bulunduğu suskunlar kapısına gidip orada donarak can vermiştir.