hatalı bir entrym hakkında uyardığı için teşekkür ettiğim yazar.
demek ki neymiş ? eleştiri ve uyarı kabul ediyormuşum. yaklaşım önemli işte...
iyi yazmalar dilerim kendisine.
yüz binlerce kürdü vahşice boğazlayıp katleden saddam'ın sünni-arap subaylarıydı,
müslüman türkmenleri kıtır kıtır doğrayanlar,
ezidi,
dürzi aşiretlerinin namusuna tasallut olup küçük kızları bile cariyeleştirip petrodolar şeyhlerine peşkeş çekenler, sünni-hanbeli-selefi bağdadi fedaisi cihat sempatizanlarıydı.
talmud ve mişna'da, bedevi kabilelerinin cariyelik ve cihat kurumlarıyla uyuşan hiçbir öğreti ve doktrin yok. bu hammurabi'den beri süregelen semitik kültürel silsilenin tezahürüdür. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2463671/+
musevilik, talmud ve mişna ile tazminatı (para cezası ) ön plana çıkaran Ur-Nammu ve esnunna kanunlarını referans almışken,
necd ve nebati kökenli araplar dini kurumları tesis ederken göze göz, dişe diş, kısas mentalitesi gereği ağır fiziksel cezalar (kafa, kol, bacak kesme, gerektiğinde suçlunun ailesindeki kadınların köleleştirilmesini öngören mevzuat ) öngören hammurabi yasalarının sözel ve yazılı güncel siyasi tevilleri üzerinden ilerlemiştir.
semitik hukuk geleneği, kısas'ta ikiye ayrılmıştır:
biri fiziksel cezalarla, suçta rol alan ailenin kadın üyelerinin köleleştirilmesini öngören hammurabi yasaları.
diğeri ise en ağır suçlarda bile para cezasına başvuran, ur-nammu ve esnunna kanunları. museviler, akadca konuşan babil imparatoru nebukadnezar tapınak'ı yıktığında, kudüs'te yaşıyordu.
müslüman türklerin hukuku hammurabi'den ziyade, hristiyanların da takip ettiği musevi yoruma yakın. haberin olsun.
Kemalist falan ama aklı başında olan kesimden kesinlikle şüphesiz. Radikal Kemalist gibi duygularına yenik düşmeyen, herkesi Kürtçülükle damgalamayan bir kemalist sjsj.