çöl sıcağı sebebiyle gün içinde sokaklar boş olduğu için 'gündüz mezarlık', havanın kararmasıyla birlikte şehrin kurulu olduğu dağın eteklerinde oluşan görüntü yüzünden 'gece gerdanlık' diye nitelenen şehir.
kaçak elektrik kullanımı çok yüksektir. voltaj sürekli inip çıktığından dolayı regülatör kullanılmayan evlerde elektrikli eşyaların ömrü en fazla bir yılla sınırlıdır. haliyle kesintiler de çoktur. karanlıkta otururken ışıl ışıl suriye'ye bakıp 'acaba hangimiz geri kalmış ülke' diye düşünürsünüz. toprakları çok verimlidir, yılda üç kez mahsül almak mümkündür. kızıltepe, derik ve dargeçit ilçeleri dışında terör olayları görülmez. özellikle midyat mutlaka gezilmesi gereken bir yerdir. şırnak, hakkari gibi illere kıyasla güvenlidir. mardin'de teröristten ziyade kaçakçıyla mücadele eder asker. bol miktarda yılan ve sarıkız denen zehirli bir akrep türü vardır bu topraklarda. sarıkız tarafından sokulan kişi dakikasında felç olur ve 1 saat içinde müdahale edilmezse hayatını kaybedebilir. dikkatli olmak lazım vesselam.
19 ekim 1838'de garip bir olay meydana gelen ilimiz.
olay zamanın mardin kadısı tarafından şöyle anlatılıyor.
--spoiler--
19 ekim 1838'de saat dört buçuk sularında hatalardan uzak yüce allah tarafından şiddetli rüzgar ve fırtına çıktı. korkunç bir karanlıkta göz gözü görmez oldu. hemen o dakikada semada kıble ve şark arasında bir büyük sini kadar ulu ışık göründü. ufuk gündüz gibi aydınlandı ve ışıldadı...
--spoiler--
kuzeyde diyarbakır ve batman, kuzeydoğuda siirt, doğuda şırnak, güneyde suriye'nin hasiçi ve batıda şanlıurfa illeriyle çevrili olan, 1926'dan önce şanlıurfa'nın viranşehir ve ceylanpınar, 1993'ten önce batman'ın gerçüş ve hasankeyf ve şırnak'ın cizre, idil ve silopi ilçelerinin bağlı olduğu, bağdat'a giden demiryolunun nusaybin'de suriye'ye geçtiği, buram buram tarih kokan ildir.
sevgili memleketim doğup büyüdüğüm ve hala yaşadığım şehir, havasını ve insanlarını hiçbir şeye değişmem. aynı zamanda bir gelenin bir daha gelmek istediği güney doğunun gülüdür.
içi arap dışı kürt olan şehir. asker ve polis dışındaki türkler genelde turisttir. tipik güneydoğu şehri. bir de akrepleriyle ünlüdür. yazın sıcaktan millet damda falan yatar. hatta "damdan düşüp hasteneye götürüldü" haberleri çıkar basında sürekli.
bir de eskiden bol miktarda asuri yaşarmış. hala onlardan kalan bir şarapçılık ve kuyumculuk geleneği vardır. ama şarapları pek güzel değildir. benden söylemesi.
güneşin gelin kızı altın sarısı teninde nice uygarlıklar nice kültürler yaşatmış bozkır rüzgarlara kanmış saçları mezopotamyaya savrulmuş..
allı pullu gerdanına dizilmiş onca sığ. inançla sabırla bir öyküye başlamış. öyküleri dile gelmiş. marde demişler, maride, mardi, merdin, mardia, maridin anmışlar sürekli adını an gelmiş güneşin kızı gelin olduğu yerde mardin olarak anılır olmuş. hoşgörü başkenti mardin! mardin'i görmeyenleri mardin'e bekliyoruz.
insanın kendi içindeki devri alem gibidir mardin.bütün karmaşaya karşın içinizde varlığını unuttuğunuz duyguları çağrıştırır.her bir yapısının ayrı bir öyküsü vardır kaybolup gideceğiniz.
evlerdeki işlemeler sevgiyle sevgiyi anlatmak için özenle işlenmiştir.her ev bir şiirdir.
okumayı istemekle başlar herşey, sonrası size kalmış.
bir dilde, bir milliyet' te değildir anlatılan öyküler yada sevgiler.
farklı inanışlar, farklı diller, farklı bakış açıları ama çıkılan yol eninde sonunda aynı.
ölümlerin bile bir öyküsü vardır orada. mezar taşlarındaki ince işlemelerle anlatılır sahibi.
müslüman yada başka bir dine mensup hiç farketmez orada. aslolanı hiç kimse inkar etmez.
saygı üstüne kurulur yaşam, sonrası bütün güzelliklerle gelir zaten.
tek üzücü yanı yeni mardin' dir.öykülerin yerini betonların aldığı.
Özkentim. Bundan başka dünya üzerindeki tarihi müze şehir kapsamındaki şehirlerden biridir. Ülkemizde tektir.
Yıllarca farklı din ve mezhepten insanlar kardeşçe yaşamıştır.
ta ki teröre kadar. Şimdi hepsi kaçmakta
Babam lisede okurken 1. liği bir süryaniye kaptırmıştır.
güzeldir bu sehir, büyüleyicidir. eski mardine girdiginizde, binbirgece masallarinda yasiyor sanarsiniz kendinizi. girisinde bekleyen otobüsleri, kamyonlari, eski kirec fabrikalarini ve sasilacak sekilde tren istasyonunu ( evet ben yok saniyordum) görürsünüz. sehrin asil merkezine, mardin in bulundugu dagin etegini kivranarak arabayla cikarsiniz. eski mardine ise merkeze ulastiktan sonra, dahada tirmanmaniz gerekir. sonrasi, büyüleyici bir manzara, kendinizi eski zamanlarda hissetmenizi saglayan yapilar, tas evler, kiliseler, camilerdir. en tepede ise mardin kalesi. cok büyüleyici bu sehir, inanin anlatilmaz, yasanir.