yerel seçimlerden 1 gün sonra chp'nin genel merkezine gittim. aktif bir insan olduğumdan, durunamadım. '' yardım edilecek bir şey kalmadı arkadaşlar, sizin gibi onlarca kişi yukarda şu an yardım ediyor. '' lafının üzerine. yukarıda dediği 6. kat falan işte. çıktım ben bi şekilde. yardım ettim baya. sabaha kadar tutanak inceledik problemli olanları falan. sonra merkezde aktif bir göreve sahip oldum; tutanakları -1'e indirmek. yani bilişim merkezine chp'nin. biraz daha fazla yazmadan belirteyim, chp'li değilim. gençlik kolları veya il başkanlığı falan alakam yok. sadece i.melih gökçek'in gitmesini isteyen sıradan, yardımsever bir vatandaşım.
ne diyordum? görevim tutanakları dağıtmak işte. bakıyorum götürürken tutanaklara, ne televizyonda yazanla uyuşuyor ne ysk ile. bildiğin kazanmışız, ama masa başında kaybettik işte sonuç olarak.
ilk gün ikinci gün derken bir ekip oluştuk biz, 12 kişi falan. numaralarımızı alışveriş ettik, konuşuyoruz telefonlarda.
'' 3. kattayım ben fotokopi odasında. tutanaklar çekilecek bana biri yardım edebilir mi? ''
hemen 3 kişi gidiyoruz.
'' 8. katta danışmanla konuşuyorum arkadaşlar twitter'da takipçisi bol biri gelsin buraya ''
hemen 2 kişi gönderiyoruz falan. böyle bildiğin ekibiz.
içimizden birini aradım, abi nerdesiniz diye. dedi '' olm biz kozmik odadayız lan. '' bi hassiktir çektikten sonra '' babuş beni de alın 4. kattayım ben '' dedim.
bu arada kozmik odayı bilmeyenler için söyleyeyim, 5x5 metre belki daha fazla büyüklük ve genişlikte bir duvarda 12 13lü televizyon var, grup danışmanları internet habercileri mansur yavaş falan hep o odada. oda dediğim 50 metrekare var. 25 metre kare bir oda daha var. o da mansur abinin. neyse.
bunlar geldi '' grup danışmanının asansör kartını aldım hocut. '' dedi içlerinden biri.
genel merkez şöyle bir yer; 3. kata kadar asansör var. 6 kata kadar merdivenlerle devam ediyorsun içteki kapılarla. o kapılar 7. kattan sonra açılmıyor. 8. katta grupdanışmanları falan var. 10. kat kılıçdaroğlu'nun falan. adam grup danışmanının kartını alınca öküz gibi çıktık hemen 11'e. neyse.
oturduk orada haberleri izliyoruz, balkondan odtü ormanını izliyoruz derken, mansur bey'i gördük. asansör bekliyor.
asansör trafiği o kadar yoğun ki bir 5 dakika falan bekledi asansörü. bizimkilerden biri '' mansur bey, bi selfie çekebilir miyiz? '' diye soru sordu. tam asansörün kapısı açılırken '' hadi çekelim gençler '' dedi gülerek.
ve '' zafer selfie'si '' diye haberlere düştü o selfie.
bu da böyle bir anımdır. başkan gibi başkan, mansur yavaş'tır. kimse ağzını açıp tek kelime etmesin tanımadan etmeden. daha bunun gibi 30 anı çıkar o 100-105 saatlik chp genel merkezi anılarımdan. yazılıp çizilenlere aldanmayınız yani.
twitter'da öylesine sorduğum bir soruya, takip edip dm ile yanıt verecek kadar nazik bir adamdır. 711 bin takipçisi arasından. bu da tarihe not düşsün.
bu adam eğer chp den milletvekili adayı olursa yemin ediyorum bu adamın karakteri hakkında ciddi şüpheler duyacağım. bizim özümüz sözümüz yolumuz her şeyimizdir başbuğun yolu diyen bir adam lan bu.
7 haziranda yapılacak olan seçimlerde, kemal kılıçdaroğlu'nun milletvekili adaylığı teklifini kabul etmeyip, 'CHP'ye yıllarını vermiş, genel başkanlık yapmış isimler bile ön seçime girerken, benim kontenjandan girmem yakışmaz' demiş olan siyasetçi.
ülkemizin böyle siyasetçilere ihtiyacı var. kendi çıkarları için başkalarının hakkını yemeyecek siyasetçilere.
arınç ve gökçek arasındaki gerginlikte 3. kişi olarak: "Sayın Arınç az daha Ankara seçimleri ile ilgili de bir şeyler diyecekti gibi geldi bana" sözünü söyleyen yenik başkan adayı.
çankayada henüz sandıklar açılmadı. mansur yavaş şampiiiiiiiii. çankayaaaaaaaaa. sandıklara sahip çıkalıımmmmmmmmmmmm. manipülasyoooooooooonnnn. çankayada %60 chpp sandıklardan ayrılmayııınnnnnnnnn.
" yahu ne olacak ülkenin hali " diye düşünürken, aklıma düşmüş adam. akp, chp, mhp hangi partinin başına geçerse geçsin ya da milletvekili adayı olursa olsun direk oy vereceğim adamdır. iddia ediyorum mhp'nin başında olsa mhp %25 i devirmişti. bugün olası bir chp + mhp ittifakını konuşuyorduk. chp'nin başında olsa, chp %30 çıtasını biraz geçerdi. akp'nin başında olsa, fazla arttıramaz oylarını korurdu. çünkü akp seçmeni kendisi gibi sessiz karakterlerden çok - akp li arkadaşlar alınmasın, gerçek şimdi bu - çirkef adamları, bağırıp çağıran kişileri seviyor.
keşke 1 kasım seçimlerinde chp'den milletvekili adayı olsaydı. mecliste olacak bir mansur yavaş beni çok memnun ederdi.
Ankaralıların; 30 Mart 2014'te gözlerinden yaşlar fışkırırcasına umut besleyerek desteklediği iyi kalpli insandır.
Fakat 31 Mart 2014'te gördük ki milli irade ayaklar altına alındı. Daha fazla ne kadar kötü olunabilir bize gösterdiler.
Bu halk unutmadı Mansur Yavaş'ı. Hakkı yenildi, emekleri ayaklar altına alındı. Aklıma geldikçe hala üzülürüm. 31 Mart'tan sonra sandığa olan umudumu da kaybettim bu yüzden. Artık öylesine gidiyorum oy kullanamaya. Bu seçimde sandığa giderken, "Akşama ne değişecek ki?" dedim.
Hala içimizdedir Mansur Yavaş. Hala umuttur. Hala iyiliğin adresidir. Belki der kalbimizden bir ses, belki...
melih gökçek gibi hükümetin bile gönülden desteklemediği bir nefret sembolü dururken muhalefette kalması gereken insan. bir sonraki belediye seçimlerinde yine birçok çirkeflik görecektir ama yılmamasını diliyorum.
chp lilerin ve mhp lilerin kullanıp çöpe attığı kişilerden biridir. sözlükteki bir çok yavşakta 1.5 yıl önce mansur aşağı mansur yukarı derken görüldüğü üzere adamı unutup gitmişlerdir. ondan sonra halka hakaret eder bu şerefsizler birde.