dört yıl önce, üniversiteden bir arkadaşımın ısrarıyle gittiğim bir evde yediğim yemek.
gayet güzeldi. beni de hiç yadırgamadılar. hoş sohbetli insanlardı. farklı dinden olmama rağmen ısrarla çağırdılar beni. yemeği yedik ve çıktık. öyle baskıcı değillerdi, dinle ilgili hiç bir bahis geçmedi.
yemek güzel ama herkesin aynı anda aynı tepsiyi kaşıklamaları biraz mide bulandırıcı olabilir.
konya'da etli pilavı ortaya koyarlar sonrada salata ve yoğurdu porsiyon sayısına göre tepsiye eşit miktarda dökerler, işte bu yemeğin adı maklube'dir, iştah açıcı bir görüntüsü vardır, tadı enfestir.
(bkz: büyüdük büyüdük maklubeyle büyüdük)