öğrencilik yıllarında bıkanların aksine daha bi sevdiğim hatta kendisine olan duygularımın aşka vardığı, seçeneği bol, bol sebze ve kaşar&sucukla vazgeçilmezim olan yemek...
her çeşidi yapılabilen bir yiyecek. sarımsaklı oldu muydu hem tadından, hem kokusundan yenmez. salçalı oldu mu çok can yakar. (bkz: reflü)
peynirli oldu mu tuzlu olur, tadı peynir ekmek karışımına benzer. dolayısıyla tadını bozar. yoğurt eklerseniz hafif ekşimsi olabilir. o yüzden en iyisi sade yemektir makarnayı.
gelin görümce iki dirhem bir çekirdek alışverişe gidilir. dönüşte kurt gibi acıkılır ve gidip makarna suyu konur. sonrasında hapur hupur mideye indirilir, pardon mideye indirilen bir yemektir.
bekar evinin vazgeçilmez, pratik, 70kuruşluk, 4, 5 tabak yemek çıkabilen, hamur olduğu için insanı doyurabilen, spagetti ise ketçapsız yenmeyen, paran varsa kıymalı fiyonk makarna ile midene haz yaşatabildiğin ulu yemek türü.
her açıdan pilavdan çok daha iyi olan buğday besini. daha ucuz ve daha yağsız yapısı ile hem sağlığın ve ekonominin her zaman dostu olmuştur makarna. pilav gibi hiçbir şeyle uyuşmamak gibi bir özelliği yoktur, her türlü sos ile uyum sağlayabilen yapısı ile gönüllerimize bayrağı dikmiştir.
evimizde her makarna yedikten sonra kim yaptıysa 'eline koluna sağlık valla' 'çok güzel olmuş' gibi abartılı söylemlere neden olan öğün. aslında bildiğin makarnadır ama öğrenci evindeki yoksulluktan mütevellit pek bi değerlidir.
salçalı, sebzeli, kıymalı, yoğurtlu, sosisli, beşamal soslu, peynirli... gibi gıdalarla farklı lezzetleri ortaya çıkaran, kolay ve çabuk hazırlanan doyurucu yemek.
tuzunu uzun bir süre. pişirdikten sonra atıp, daha sonrasında pişirirken atılması gerektiğini öğrendiğim.ton balığı ile birlikte tüketmeyi hazzettiğim o enfes lezzet tir