dayı altmışı rahat devirmiştir ne kırkı dediğim ihtiyar kurt yuvzer. Edirne'ye gelirsem söz bir çayını içmeye uğruycam sana dayım. hörmetlerimi sunarım. evet..
beynine elektrik akımının çarptığı o elim kaza ve hadiseden sonra bir anda kendisinden envai çeşit fikriyatın ve egzantrik mevzuların zuhur ettiği yuvzır. dayı, iyi ki fazla çarpılmamış ve iyi ki bizimle. evet..
Vedaları okur. Üstüne kendine has evradı okur.
Sağ tarafına dönüp yatar.
Mümeyyiz bir insandır.
Bir kadını tek bakış atar.
Bu bakışla kezban mı değil mi anlar.
Kezban kadınlardan euzu besmeleyi duyan şeytandan daha hızlı kaçar.
Kaçtığı gibi yeni hesap açar.
ilminin seviyesini bilemiyecek anlayamıyacak insanlarla muhattap olup kafasını ütületmez.
Lan ne boş yaptım be.
Değerli arkadaşımın hemen hemen her nickaltına yazdım.
Bu kaçıncı bilmiyorum.
ilk yazdığımda ali paşa çarşısı yanmamış.
Zogo pastanesi açık
Haluk levent lalezarda terennüm ediyordu.
kaavedeki ocaktan tüten çay kokusunu duyar pişpirik destesinin karılma sesleri duyarsınız, iki satırlık entrylerinde. ona cevap yetiştirmek de keyiflidir bu minvalde.
Harika eserlerin mücit babası, mucitlerin keskin zekası müthiş kayınbaba, kuku bey amcanın, cevcet efendinin, müşlettin amcanın has yakınlarından, bu gibi derin ve yüce zatlarla kaavede pişpirik oynama şerefine erişmiş nadir bir üstaddır kendileri. Ewed.