Eski zamanlarda uğruna gümüşten zokalar dökülen, istanbul ile özdeşleşmiş, kendine has bir tadı ve kokusu bulunan, dev gırgırların göç zamanları göç yollarını abluka altına alması ve yasak avcılığın dolu dizgin devam etmesiyle eski dönemlerde yapılan olta ile avcılığı pek kalmamış, balık tezgahlarında hasret giderilen efsane balık türü.
çinekopun büyüğü kofanın küçüğüdür. torunu defne yaprağı olan bu balığın dedesi sırtıkaradır. boğazın efendisi lakabı vardır. çok lezzetli bir balıktır. fakat ne yazık ki denizlerimizde bu balık daha üreme boyuna ve yaşına gelmeden bilinçsizce avlanılmaktadır. çinekoplar henüz yavru balıklardır, yemeyin arkadaşlar, satanı uyarın satmayın bunu diye. çinekop yemek civciv yemekle aynıdır. ileride bu güzelim balığı sanırım yiyemeyeceğiz. nesli ciddi tehdit altında.
moralim sabahtan bu yana çok bozuk. kaç defadır gidiyorum balığa, önceden dörder beşer lüfer tuttuğum yerden elim boş geliyorum. bu sabah da yine elim boş geldi, kısmetsizlik değil kimse tutamıyor, balık kalmamış boğazda.
edit : çinekop ve lüfer arasında bir de sarıkanat vardır.