--------zamanın ötesinden bomba spoiler--------
efendim lost sezon1bolum1de ilk sahnede jack gözünü açıyor falan sonra koşmaya başlıyor...tam o esnada koşarken kamera ağacta asılı kalmış ayakkabıya odaklanıyor.. beyaz bir ayakkabı , daha sonra bi bakıyoruzki o beyaz ayakkabı jack'in babasının ayagındaki ayakkabıymış.. daha once farkeden oldumu bilmiyorum ama işte bu da bi spoiler.
--------zamanın ötesinden bomba spoiler--------
ne bölümdü ama. aklıma takılan bir şey var ki cevabını bulan bana da söylesin. adadaki zaman farkı 31dk değil miydi ? ada 31dk geriden takip ediyordu normal dünyayı. e noldu şimdi doktorun cesedi 2 gün önce kıyıya vurdu ? ada şimdi de 2 gün ileride gözüküyor bu bölüm itibarıyla. o zaman akıllara gelen şu oluyor ki adanın zamanı sürekli ilerliyor. git gide fark açılıyor.
adayı taşıma muhabbeti de bu olacak bence. bir şekilde başka bir hatch bulunacak ve orda da başka bir zaman makinesi var aynı swan'da olduğu gibi. o makineye 4 8 15 16 23 42sayıları girilecek ve ada zamanı bir anda onlarca kat daha hızlı ilerlemeye başlayacak. nolacak, adaya gelmek isteyenler adayı kaybedip gelemeyecek. ada ileri bir zamana gitmiş olacak bu yüzden de adaya gelmek isteyenler adanın geçmişteki haline gelecekler. geçmişte, geleceği etkileyen bir şey yapamayacağın için, kaderi değiştiremeyeceğin için, adaya zarar veremeyecekler. çünkü ada zaten geleceğe gitmiş olacak ve sağlam olacak. aynı michael'ın ölmemesi gibi. (bkz: silah gene tekledi)
claire'in neden o kulübede babasıyla takıldığı da ap ayrı bir muamma.
edit 1:
tam entry'mi yazdım yattım uyuycam bi anda aklımda şimşekler çaktı ve hemen üşenmeden pc başına kuruldum ve bunu yazıyorum.
jack'in flashfoward'larında ne gördük, adaya dönmek isteyen alkolik ve hiç ayık gezmeyen, hep kafa bi milyon takılan bi jack. peki düşünün şimdi jack'in babası christian shepard nasıl bir adamdı. aynen jack'in gelecekteki hali gibiydi. yani nedir, jack adaya nasıl geri dönmek isteyip beceremeyince o hallere geldiyse babasının da bu hallere gelmesinin nedeni adaya dönmek istemesidir. john locke'a gelip eşya testi yaptılar değil mi ? bu test uzun zamandır seçilmiş çocuğu bulmak için pek çok çocuğa yapıldı bence. bunlardan biri de christian shepard'dı. christian shepard bir şekilde adaya alındı, bir ton olay yaşadı ve adadan kurtuldu. ama geri dönmek istiyordu, ada onu çağırıyordu.
şimdi bomba teorim. sezon 3'ün hangi bölümüydü hatırlamıyorum. Nikki ve Paolo elmas yüzünden kavga ediyolardı. sonra birbirlerinin üstüne karadul saldılar. herkes onları öldü sandı ve gömdü. christian shepard'da kendini karadul ile zehirledi sonuçta doktor ondan iyi kimse bilemez bunu. karadul zehri, doktorların bile algılayamayacağı şekilde yavaşlatıyor kalbi deniliyordu zaten o sezon 3'deki bölümde. ve böylece jack onu ölü sanarak sözde cesedini uçağa bindirdi. ve uçak düştü. zehrin etkisi geçince de christian shepard uyandı. evet artık adada.
bunu düşünmemin tek bir nedeni var o da Nikki ve Paolo'nun olduğu bölüm sezon 3'ün ortasında en ufak bir bilgi içermeyen bomboş bir bölümdü. Demek ki o bölümün tek amacı karadul zehrini gözümüze sokmaktı.
edit 2: yine uyuyamadım iyi mi ...
(bkz: desmond) brada, doktorun öldürüldüğü sahnede merdivenlerde oturmuş bekliyordu, sonra doktor öldürüldü ve kalktı gitti. doktor bir yaşarken, bir de öldükten hemen sonra desmond brada gösterildi. yani büyük ihtimal desmond doktorun öleceğini yaşamıştı. charlie'nin öleceğini gördüğü gibi ...
tüm teorilerimi alt üst eden bir bölüm geldi 11. bölüm ile.
--spoiler--
jacob, alpert, locke, benjamin, allahını seven bu 4'lü arasındaki ilişkiyi açıklasın bana.
alpert, birinin, reenkarne olmuş halini arıyordu, belki de ölmüş jacob'un. ama sanmam. locke bıçağı seçince bıraktı gitti. büyük ihtimalle ondan sonra benjamin'i buldu. hatırlarsak, jacob, locke ile konuşmuştu ve ben buna çok şaşırmıştı. çünkü ben ile konuşmamıştı. büyük ihtimal alpert bir yerde saçmaladı ve john'u getirmesi gerekirken, ben'i getirdi. bu arayış ne içinse devamlı sürüyor olmalı, çünkü hatırlarsak ilk sezonda falan çocukları kaçırıyorlardı.
jacob'u arıyor olamazlar. jacob ile konuşabilecek birini arıyorlar. ha derseniz jacob ne, zerre fikrimiz yok. christian öyle artistik yapıyor ama jacob'u son gördüğümüzde, john'a bana yardım et diye bağırmıyor muydu? burada pis birşey var. christian, ya da gerçekte her neyse,jacob'u esir almış olabilir. sebebi belirsiz.
zaman farkı sorunu baya çözüldü. görünen o ki, adada zaman 2-3 gün civarı önden gidiyor.
her yerde karşımıza çıkan siyah abi ve gevşek claire hakkında yorum yapamayacak kadar karışık kafam. bazıları claire için, patlamada öldü gibi yorumlar getiriyor. olabilir, ama acayip gene de.
ha bir de walt vardı ona ne oldu? acaba walt-christian, bunlar aynı kişiler mi? şu tapınak denen yere gidilse, alpert'e adam gibi, kimsin necisin birader diye sorulsa keşke.
adayı hareket ettirme mevzuna hiç girmiyorum, hepsi toplanmış ucundan ucundan itecek değil ya. büyük ihtimalle ışınlanmalı falan bir takım hadiseler olacak.
benjamin, bana öyle geliyor ki, locke'a ufaktan gaz veriyor. yoksa ben, öyle liderliği bırakacak. başkasına büyüksün hacı diyecek adam değil. o ne çakaldır o.
--spoiler--
--spoiler--
oncelikle bu bolumle adadaki ile ada di$indaki zaman kavraminin kesinlikle farkli oldugunu ogrendik.cunku gemideki doktor daha oldurulmemi$ken ada sahillerinde olu bulundu ancak daha o zaman ada di$inda oldurulmemi$ti.
richard alpert vampir misin be mubarek?daha locke dogmadan oncede ayniydin $imdide aynisin.ayrica richard'in,mittelos'un john'u yanlarina cagirmasi vb. olaylar gostermi$tir ki oceanic 815'de ki ki$iler alelade secilmi$ ki$iler degildir.tamamen ozel olarak secilmi$ ki$ilerdir.
''hey ben lost izlemem kiii, lost'ta neymiş, tv manyakları sizi hihihihi'' şeklinde övünmemek, the othersları* aşağılamamak gerek bu dizi için, zira izlemezsin izlemesin bi günde bi sezonu bitirivermişsin bi bakmışsın ki. (bkz: ben bugün bunu gördüm)
besiktas'ta ortabahce caddesi'nden migros sokagina dondugumuzda sagdan ilk sokakta konuslanmis dvd'ci. dizilere kafasina göre fiyat vermektedir. soyle ki 1 sezonu 3.75 gb olan bi diziye: "8 dvd oldugu icin 40-50 ytl tutar" diye götünden fiyat sallayarak musteri kekleme potansiyeli mevcuttur. ayrica musterilerle de cok samimi olur "ben izlemedim onu bana da anlat" diye sempatik bir hava yaratir.
---------feci kıllı spoiler----------
efendim son bölümde yani sezon4 bolum 10da gördüğümüz üzere jack ilerde kate ile yaşıyor.. yataktan kalktığı sahnede görüyoruzki jack'in vucudunda hiç kıl yok halbuki sezon1 bolum1'de jack'te tam türk kılı vardı.. ayrıca son bolumdeki ameliyat sahnesinde de kıl yok..bununla beraber jack'in dövmelerinde de çoğalma olmuş, koltuk altına doğru dövme artmış ve sırta da bir adet dövme eklenmiş.. bu da benden spoiler olsun.. *
---------feci kıllı spoiler----------
artık zaman yolculuğu kesinleştiğine göre adanın hangi zamanda olduğu merak konusudur. bana göre swandaki yüz sekiz dakika makinesi kesinlikle zamanı her basılışında yüz sekiz dakika daha geri almaktaydı. makine patladığı zaman desmond bradanın anahtarı çevirene kadar geçen zamanda ada günümüz zamanına* hızla geri dönmeye başladı. desmond anahtarı çevirince de tam 31 dakika kala sabit olarak orda kaldı. bu güne kadar anahtarı hiç kullanmamasının nedeni* ise korkmalarıydı ve ne olacağını kesirememeleriydi. o bir acil durum kitiydi.
yani adada doğum olmamasının nedeni de budur. düşünün dünya 2004 yılında ve adada birisi çocuk yapmak istiyor. ada da atıyorum 2000 yılında olsun. 4 yıl sonraki dünyada o çocuk hiç var olmamıştır bu yüzden zamana müdahale edilemez. geçmişe gidip çocuk yapamazsın, kaderi değiştiremezsin.
hurley'nin charlie'yi görme nedeni de budur. charlie ölmemeliydi geçmişte, bu yüzden gelecekte hangi tarihte ölecekse o tarihe kadar görünebilecekti.
bu nedenle jack'in babası adada gözükmektedir. cesedi, adanın bulunduğu geçmiş zamanda hala yaşıyordu.
gün geçmiyor ki her yeni gelen bölümüyle biz lost severleri şaşırtmasın dediğimiz dizi. evet efendim sözlük formatı gereği bir şeye benzemeyen tanım cümlemizi girdikten sonra gelelim bol spoiler eşliğindeki 4x10 kritiklerine.*
--spoiler--
açılış cümlem bellidir efendim; bölüm itibariyle nihayet jack ve kate birbirlerinin olmuşlardır.ayrıntı bilgi için lütfen;
(bkz: birbirlerinin olmak)
gelelim asıl mevzuya efendim. dizinin bir yerinde jack'in bizim sarışın velet aaron'a bir hikaye okuduğunu gördük. devamında ise aaron'ın öyle sanıyorum ki anlatılan hikayenin etkisi ile adeta bayıldığını fark ediyoruz. peki jack tarafından minicik sabi olan aaron'a okunan hikayeye hiç dikkat ettiniz mi sorarım size ey okurlar? hiç merak etmeyin ben hemen birebir satırları sizlere sunuyorum;
"...bir düşüneyim. bu sabah uyandığımda aynı kişi miydim?
ama aynı kişi değilsem,
sıradaki soru...
kimim ben allah aşkına?
işte büyük bilmece bu"
e pes! ben pes diyorum başkada bir şey demiyorum. henüz minicik olan sabiye bu okunur mu allah aşkına. çocuk zaten hayatının bir döneminde deli gibi bir girdap dahilinde belki bin defa kendine soracak "ben kimim" diye. henüz kendinden bile bir haber olan yavrucağa niyedir böyle hikayeler. git alice'in şu çılgın maceralarını içeren masalları okusana yavrucağa. zaten hiç merak etmeyin hemen ardından jack bombayı patlatıyor ve şöyle diyor;
"babam eskiden bana bu masalı okurdu."
belli zaten belli. ah benim al yanaklı, gürbüz oğlanım. ah benim hasta ruhlu jack'im, evladım.* zaten hiç şaşırmadım buna merak etme yavrum. hep o baban olacak adam yüzünden bunlar. zira senin suçun yok, ne gördüysen o. di mi yavrucum.
ya o değilde şimdi fark ettim bu dizi benim anaç tarafımı fena halde ön plana çıkarıyor. böyle yüzüme bir nur, yanaklarıma pembelik vurdu yahu.**
--spoiler--
sezon 4 bölüm 10 bu diziyi sorgulatan cinsten bir bölümdü...*
--spoiler--
neyse efendim ben bu diziyi çok seviyorum, heyecanla ve büyük bir mutlulukla izliyorum önce shannon sonra kate güzelliklerinden dolayı sevdiğim karakterler olsa da bu dizinin tarafımca izlenmesinin asıl nedeni jack shephard' dır...
bölümün ortalarına büyük bir ''ohhhhh'' çektim jack'le kate aynı evde kalıyor ve jack muradına erdi bir bakıma diye...
ama soktuğumun kaşarı olan kate sawyer' la gizliden telefonla konuştuğu için jack gibi ben de kendimi aldatılmış hissettim ulan!!! sen kimsin lan kaşar? adam dürüst, paraya pula ihtiyacı yok, işinde gücünde ekmeğinde yani, sevgi dolu, yakışıklı, sawyer'ı falan dövecek kadar güçlü-yürekli, lider ruhlu-adadan kurtarmış sizi vs. vs. be kodumun karısı hala ne arıyon amınoğlu sawyer'ı ? ama tabi senin orospuluk içine işlemiş, damarlarında dolaşıyor, sawyer' ı aramasan belki de sokaktan geçene vereceksin kimbilir? sana güven olmaz!!!
olsun ben gene de izliyorum eğer jack bu dizinin sonunda mutlu ayrılmasın sana da, yapımcıya da, senariste de yapacağımı bilirim ben...
--spoiler--
son bir senedir gençliğimin en güzel dakikalarını, saatlerini çalan dizi. sadece dizi değil tüm dünyayı bağımlı eden fenomen. sağda solda izleyicilerinin diziye bi yandan sövdüğünü bi yandan da cümle sonuna 'ama izlettiriyo kendini' eklediğini duyarsınız. aynını yaptım ordan biliyorum.Ama 4. sezonun 9-10. bölümlerinde 'bitsin artık bu çile' iç yakarmaları ile izlediğim dizidir kendisi. öyle ki kimin eli kimin cebinde belli değildir. olmayacak ta zaten. bir de artık bu dizi yüzünden sadece lost da değil izlediğim herşeyde 'şaşırma' yeteneğini kaybetmiş bulunmaktayım.sağolasın lost.
Dvd sine altyazıları atamadığım için hala izleyemediğim arkadaşlarımın ballandıra ballandıra anlattığı ismini duyduğumda canımın tost çektiği tv dizisi.
bitse de kurtulsak dediğimiz fenomen... ama sonunda "sevimli hayalet casper" a bağlarlarsa yapımında emeği geçmiş herkese akraba olma dileğinde bulunacağım kesin olan fenomen !!!