--spoiler 4X12--
sanırım o gemi patlayacak. hayır umrumda da değil zaten. nezaman ki o denizaltı patladı, işte ozaman kanıksadım ben herşeyin patlayabileceğini. ancak sun ve aeron'u kurtardıkları gemide, desmond brotha'ımı harcarlarsa, işte ozaman pis söverim senaristlere. bak bi öldürsünler onu gelecek hafta, yemin olsun sözlük, burdan çok sayıp söverim şimdiden söliyim.
--spoiler 4X12--
çok fazla izleyince rüyalarınızda kayıp bir adada olduğunuzu görebilmeniz muhtemeldir. misal geçen rüyamda adaya düşüyorum. Benle sohbet içindeyiz. adam bana adanın tam olarak nerede olduğunu bi türlü söylemiyor bende uyanıklık yapıyorum tabi anında. adamın elinde uykusuz dergisi var soruyorum hemen "Ben bu dergi burda ne zaman çıkıyor?" diyorum. cumaları çıkıyor abi diyor. aha yakaladım kıbrısdayız lan! kıbrısda cumaları çıkar kıbrısı kayıp ada diyemi yutturuyosun olum bana diyorum. işin gücün yokmu kayıp mayıp milleti dolandırıyosun diyorum. ben in benliği kalmıyor kızarıyor utanıyor üzülüyor anında. çok güzel bi rüyaydı.
4x11 ile yine küçük cevaplar vermiş ve yine daha büyük sorular sormuş olan dizidir. jack'in bu kadar geri planda kalması hadi bakalım hayırlısı dedirtmiştir. en sonunda dünyalar savaşındaki gibi kargaların uzaylıları yenmesini andıran bir final olmaması için dualar ettirmiştir.
gıcık ala ala izlediğim ve 4. sezonun 11. bölümüyle iyice sinir olduğum dizidir. her hafta tamam bırakıyorum lan s.kerim lostunu dememe rağmen cuma sabahları dayanamayıp noldu acaba ya deyip tekrar izlediğimdir. bitse de kurtulsak bi an önce.
kate karakterinin bir bölümde kaç yalan söylediğini hala çözemediğim ve yalan hızına yetişemediğim dizi olmuştur.
ulan zaten bilmiyoruz, bir sürü gizemli olay dönüyor anlamıyoruz bir de bu kızın iki söylediğinden üçü yalan iyice kafam karışıyor.
" gün geçmiyor ki bizi şaşırtmasın " klişesini hayata geçiren dizidir. evet, sözlük formatı gereği her ne kadar dandik olduğunu düşünsemde tanımımı yapmış bulunuyor ve spoiler eşliğindeki birkaç satırıma geçiyorum.
--spoiler--
4x11 ile ne öğrendik, önce ona bir değinmek gereklidir. her şeyden evvel jhon locke'un seçilmiş adam olduğunu ve adada bulunmasının kesinlikle tesadüf olmadığı netleşmiştir. ayrıca kendisi yakup amcamın yeni sağ koludur. ben ise bildiğin kenar çocuğu olmuştur. buradan senaristleri kınamıyor değilim.
11. bölüm locke odaklı bir bölümdü. bölüm itibariyle kendisini henüz ana rahmine düştüğü pıtırcık hallerinden tutunda lise dönemine kadar gözlemledik. ve evet, talihsiz bir bebeymiş bunu da öğrendik.
ve bence çok önemli bir husus bu sayede bir kez daha temellenmiş oldu. nedir efenim bu husus?
psikolojide "çocukluğa inmek" denilen klişe hadisenin gerekliliği.
gerçekten böyle bir şey varmış, öğrendik. lost sağolsun henüz anaokulu yaşlarında olan küçük jhon'a sunulan sembolik birkaç aletten hangisini seçeceği buna iyi bir örnek oldu.
hoş ben adam henüz objeleri sıralarken dedim bu kesin kapar bıçağı. e jhon'un mekanlara bıçak atarak girme tutkusu dillere destan. halbuki orada birbirinden değişik objeler var di mi? ne vardı, çizgi roman vardı mesela. normal çocuk olsa kapar direk di mi? yok, jhon abimiz ufaklığından belliymiş. hiç bakmadı bile. bıçağı kaptığı gibi attığı " bu benimdir " bakışı her şeyi özetler nitelikte.
ayrıca buradan adamım ben'e sesleniyorum;
ben, lafım sana. kulübedeki dönek yakup amcamı geç canısı. sen her daim gözümdeki tek lidersin. hep öyle kalacaksın. kal sağlıcakla.
--spoiler--
hazır taşırlarken adanın yeni yerinin büyük adayla heybeliada arasında olmasını önereceğim dizidir. ben misal ilk sezonun 13. bölümünde süper bir piknik alanı keşfettim. kenarlar ağaç ortası düz. püfür püfür esiyo ama, üşütmüyor.
son bölümü ilk bölümüyle beraber yazılmış olan dizi. bu sayededir ki hepimizi bunaltan bağlantısızlıklar silsilesi en mantıklı şekilde çözülecektir. brezilya dizisi mi bu ki sette yazılsın sözlük?! *
günden güne umutlarımı tüketen dizi. şimdi arkasından süper bağlantılar çıkacak, oha falan olacağız diye beklerken günden güne boka sarmaktadır. şu aşamadan sonra hayalete mayalete sarmadan mantıklı bir şekilde bağlasınlar sonunu kurban keseceğim.
ilk iki sezonuyla estikten sonra gene super bolumler cekilecek diye dusunulup insanlarin tv basindan ayrilmadigi ama yazarlarin bile sonunu bilmediginden dolayi hop flash back baktik olmuyo hop flash forward yaptigi dizi.
pek izlemiyor ve takip etmiyor olmama rağmen kate karakterini fazlaca kınadığım dizidir.
tnt'de ilk bölümlerini biraz takip etmiştim bu kate, jack karakterine yazıyordu.
az önce yine baktım bu defa sawyer karakterine "ye beni senin olmak istiyorum" bakışları atıyor ki jack'in bu durumu çakıpta umutsuzca üzülmesi yüreğimi dağladı resmen.. *
4x11
--spoiler--
Sevgili Linus elinde gofretle, sessiz sedasız John'un kabinden çıkmasını beklerken gösterdiği performans 'ah canıııım' derdirtmiştir. Claire'de bir haller olmuş yayılmış bir yüzel yüzünde yavşak bir gülümseme. Daha 40'ı çıkmadı zavallı Charlie'nin.
Bir de ada içinde killer machine olan bir adamla taşınırsa ne değişir merak etmekteyiz.
--spoiler--
tüm yazımı sandalye üzerinde geçirmeme sebep olmuş,işten eve gelmeyi dört gözle bekleyip tüm randevularımın iptaline bir okadar da.sevgilimin offf yine mi lost izliyon şeklindeki triplerine tüm gücümle savaşmama yol maçmış dizi.bel ağrılarımı saymazsak tek kelimeyle pardon iki kelimeyle mükemmel ötesi...
--spoiler--
bu richard denilen sürmeli amcamızda ya 6785879 yaşında ya da ışınlanıyor. ama ışınlanıyorsa zamanında bünyamin küçükkene de gözükmüştü ve yaşlı değildi oradada. yani bünyamin büyüyünce de yaşlanmadı. e adada kendi halinde ışınlanacak değil ya. o zaman bu adamın özelliği yaşlanmaması ayrıyetten onu bilmiyorum. ama kesinlikle çıkacak başka özelliği daha. adam taa locke un küçüklüğüne gitti ya da her zaman oradaydı yani yaşlanmıyo amaan neyse.
e şimdi soruyorum, aklıma şimdi geldi bak. e sen locke zamanında bu amcamızı görmüşsün neden dolayı hatırlamıyorsun yavrucum bu amcayı. bizimde kafamızı karıştırıyorsun.
bir de en güzel sahnelerden bir taneside ben ile hurley arasında ki çukuleta arasında olmuştur. ben in çukuletaya bakışı, hurley in da paylaştıktan sonra kocaman şeyi ağzına atışı ve yiyişi.*
--spoiler--
--spoiler--
locke un rüyasında gördüğü adam şu horace nasıl olurda rüyasına girebilir anlamadım. rüyamızda gördüğümüz herhangi bir şey ya da zat bilinçaltımızın kaynağı değil mi ? sen bu adamı ne zaman gördün amcacım. burada senaristlerin bok yemesi var. o kadar dikkat et sen git görmediğin adamı rüyanda gör. oldu mu ? kabul etmiyorum.
yok eğer bu ada insana istediğini yaptırtır derseniz, susarım..
--spoiler--
--lost se4ep11 spoiler--
bu saatten sonra reenkarne olayına girerlerse çok sevimsiz olur. hayır ben'in mayası tutmadı locke'a sardırdılar o tutmazsa aaron o da tutmaza jin ile sun'ın doğmamış bebeleri var sırada. eğer böyle giderse bu dizi bitmez arkadaş.
son bölümde en dikkat çeken şey locke efendinin evin duvarında asılı duran black smoke resmi idi. tamam adam yapmış resmi ama onu oraya nasıl bir manyak astı anlamak mümkün değil arkadaş. resimde kara bir duman birini öldürüyor ebeveynide anam da anam ne güzel resimler yapmış benim evlatlığım rahatlığında panoya resmi yapıştırıveriyor.
neyse dağıtmayım. o çocuğu sen büyütemezsin şeklinde lafları epeydir duyuyoruz. en son jack'e dediler bunu. sanıyorum çocukların bir şeylerden yoksun büyümesi ilerde garip tatminleri kolay oluşturması bakımından hedeflenen bir şey. ayrıca bu zaman yolculuğu olayında işi ileri götürüp richard alpert emily'nin hem benjamin linus'ın hem john lock'un annesi olmasını sağladı ise yok artık derim başka da bir şey demem. kendim bile şaştım aslında sallayabilme kabiliyetime.
--lost se4ep11 spoiler--