kendinden olmayanı fanatik şekilde ötekileştirirken toplum hassasiyetlerini kullanarak yanına yandaş toplamak,
toplanan kalabalığı provokatif tavır ile forma(kıvama) sokmak,
azgınlaştırılan kolektif bağı istediği anda sahaya salmak üzere incecik ip ile dizginlemek,
linc sırasında kurunun yanında yanan yaştan feragat etme eylemlerinin ismidir.
manipülasyona açık insanların reyiyle örgüt olma özelliğini devam ettiren kalabalığın, hedefleri sürecince; yağma-yıkma-erozyona uğratma-yok etme-sindirme-devirme-aforoz etme vecibelerine verilen yüklemin ismidir.
sadece fiili olarak gerçekleşmeyen insanlık dışı yaklaşımdır. sözlü linç olabildiği gibi, söze hacet olmadan sadece davranış ve bakışla da linç gerçekleşebilir.
-zamanında üniversitelere baş örtüsüyle girmek isteyen, bahçe kapısında saçını açmak zorunda kalan kızlara yöneltilen toplu kınama bakışları linçtir. bakış ile yetinmeyip "yobaz pislik" denilmesi linçtir.
-sırf hayata bakış açısı farklı diye, sırf kendisini öyle rahat hissettiği için uzun saçlı küpeli bir erkeğin, bir köy meydanında "uzaylı" muamelesi görmesi linçtir.
-muhafazakar bir topluluğun çoğunlukta olduğu bir yerde, sırf mini etek giydi diye fiili olmasa da bakış ve sözlerle "orospu" muamelesi gören kıza reva görülen davranış linçtir.
-yüzündeki yanık lekesine hiç durmadan acıyan gözlerle bakan sözde sağlıklı bireylerin davranış biçimi linçtir.
-kendi fikrini savunmayan birinin dışlanması hatta yok edilmesi gerektiğini dile getiren kişi ya da kişilerin sundukları saçmalık, linç hatta caniliktir.
linç etmeye o kadar alışkın bir milletiz ki, fiili linci yadırgamıyoruz artık. yazıktır ki ülkemin her kesimi linç etme hastalığına yakalanmıştır. sanmayın ki sadece bir kesime has bir özelliktir. insanlığınız can çekişiyor, korkuyorum sizlerin meydana getireceğiniz nesilden.
An itibariyle sözlükte yine uygulanan, bu akşam üzeri açtığım bir başlıkta resmen sıvamama ve özellikle sözlük feministleri tepki göstermesine rağmen zat-ı halimin henüz daha yemediğidir. Hani bana hani bana diyen de benim.
kerim korcan'ın yalçın yayınları'ndan çıkan romanı.
Gözyaşı Dökeceksin DüşmanLara Göstermeden, Ter DamLa DamLa, Kan Avuç Avuç, Uzun YıLLar Mahpus da OLacaksın. DoLa Kardaşım KoLLarın Demir ParmakLıkLara, MehtapLarı AğLatan Yanık TürküLer Çağır, BiL ki SevdikLerine MevsimLerce Hasret KaLacaksın! Zaman mı Aşınır? Yoksa insan mı? Düşün BakaLım Düşün. Şu var ki PasLanmayan Zincir, Aşınmayan LaLe, KırıLmayan Demir Kapı Yoktur... *