amin maalouf'un yapı kredi yayınlarından çıkan bir kitabıdır. sürükleyici bir anlatıma sahip, okurken duygularınız doruklara çıkabilir; çekilen acıları gördükçe.
kitabın arka kapağından;
"adana da ayaklanmalar olmuştu. kalabalık, ermeni mahallesini yağmalamıştı. altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların provası gibi bir şeydi. ama bu bile dehşetti. yüzlerce ölü. belki de binlerce"
amin maaloufun bir osmanlı evladına fransayı nazi almanyasından kurtarttığı, ama daha önemlisi 170 sayfada, 1900lü yıllara damgasını vuran etnik kökenli üç ayrı çatışmaya (türk-ermeni, alman-fransız, arap-yahudi) üçünde de herhangi bir taraf tutmadan ve her milletin hissiyatını eşit oranda ve güçlü biçimde yaşattırarak değindiği eseri. okunması, son zamanlardaki kürt açılımı konusunda belli bir yargıya ulaşmada zihin açabilir, ivedilikle tavsiye edilir. zira hikayede geçen bir cümleyle açıklamak gerekirse; aramızdaki 3-4 saatlik cennet gibi bir sahil yolu, -doğru adımları atmazsak- iki dünyayı ayıran bir cehenneme dönüşebilir.
yıllar öncesinde okuduğum amin maalouf kitabı. şu cümlesini unutamadım..
--spoiler--
ölüme son çare olarak bakmalısın. hiç kimsenin seni alıkoyamayacağını bil. ama ölüme gidebileceğin için onu yedekte tut; sonuna kadar.
--spoiler--
insanın damağında tarifsiz lezzetler bırakan bir amin maalouf klasiği. şu an damağımda biraz tarih, biraz özlem ve birazcıkta o zamanlarda yaşama isteği var.
ayrıca birileri benden önce davranmazsa filmini yapıcam bu kitabın. oskar falan alacam işte.
okudukça ağlatan, insanı salya sümük içerisinde bırakan kitap. tımarhanede geçen kısım kişinin kafayı yemesine neden olabilir ve finali de tüyler ürpertici bir hüzün içerisindedir, tokat yemişe döndürür. kitabı bitirdiğinizde boğazınızda yumru büyüklüğünde bir düğüm takılır kalır.
o zamanlarda yaşanan olayları en gerçekçi şekilde yansıtan ve başarılı anlatımıyla akıllarda kalan roman.objektif bakış açısıyla anlatması bende ayrı bir beğeni kazanmasına neden olmuştur. her sayfasında ayrı bir olayla karşılaşıyosunuz ve her seferinde ders alıyorsunuz hayattan, yaşamın amacından, yitirilen saf bedenlerden ....
170 sayfada isyan * uzerinden giderek turk ermeni sorunundan, birinci ve ikinci dunya savaslarindan bahsetmis yetmemis ortadogu sorununun da uzerinde durmus kitaptir. genel anlamda tarafsiz durulmaya calisilsada yinede bazi noktalarda amin maalouf fikirlerini kendince inceden ortaya koymustur.
--spoiler--
Ölüme son çare olarak bakmalısın. Hiç kimsenin seni alıkoyamayacağını bil. Ama ölüme gidebileceğin için onu yedekte tut; sonuna kadar.
--spoiler--