bu kitabı okuduğumda 2004 yılıydı. hocaların test çözdürme bahanesiyle boş bıraktığı bir gün bitirmiştim lise son sınıfta.önce kendimi küçük prens sandım, dedim ben küçük prens gibiyim. sonra küçük prensin gülü olayım dedim hatta dedim olurum ben o gül bir gün o da olmadı. meğerse bugün bakıyorum ben o kitaptaki muhasebeciymişim. 10 sene sonra hangisi olacağımı bilmiyorum. küçük prens bence sen tam bir andavallısın o gül de orospunun teki. ben de muhasebeciyim. bunu öğrenmek bir 10 senemi aldı umarım daha evrilmem. çünkü çok yoruldum.
"Ne yapıyorsun burada?'' diye sordu ona.
''içiyorum,'' diye yanıt verdi ayyaş hüzünlü bir sesle.
''Niye içiyorsun peki?'' diye sordu Küçük Prens.
''Unutmak için,'' diye yanıtladı ayyaş.
''Neyi unutmak için?'' diye üsteledi Küçük Prens. Ona şimdiden acımaya başlamıştı.
''Utandığımı unutmak için,'' diye itiraf etti ayyaş başını öne eğerek.
''Neden utanıyorsun peki?'' diye sordu ona yardım etmek isteyen Küçük Prens.
''içmekten!'' dedi ayyaş ve sessizliğe döndü.
Ne tuhaf bir gezegen! diye düşündü. Her tarafi kuru, her yeri dikenli, tamamen sert ve acimasiz. Insanlarda ise hayal gücü yok. Sadece sizin söylediklerinizi tekrarliyorlar. Benim gezegenimde bir çiçegim vardi ki, her zaman ilk konuşan o olurdu.
3 gün önce aldığım kitap. d&r'da 17tl normal insan kitapçılarında 7tl internette 4.5 tl hepisi de orijinal. çocukluğunda o kadar kitap okumuş biri olarak daha okumamış olmama şaşırıyorum ama en yakın zamanda başlayacağım. cemal süreya&tomris uyar en beğenilen çevirilerden imiş.
"niçin içiyorsun?"
"unutmak için."
onun durumuna üzülmeye başlayan küçük prens:
"neyi unutmak için ?" diye sordu.
sarhoş başını öne eğerek için döktü:
"utancımı unutmak için."
"neden utanıyorsun?"
küçük prens ona yardım etmek istiyordu. ama sarhoş kesin bir sessizliğe gömülerek konuyu kapadı:
"içmekten utanıyorum."
küçük prens iyice şaşırmıştı, oradan uzaklaştı.
"büyükler gerçekten çok, çok tuhaf oluyor," diye düşündü yol boyunca.
bir çırpıda bitiveren muazzam eser, insanlığın kitabı. ekim 2015'te animasyon filmi vizyona giriyor. fragmanı izleyince bile içimde bir yerlerde sıcaklık hissettim, heyecanla bekliyoruz.
özledikçe açıp okuduğum kitap.
yıllaar yıllar önce babam almıştı. kitabı bana verirken "bu çok önemli bir kitap" demişti.
hayatı boyunca bana yaptığı en büyük iyiliktir sanırsam.
o günden beri de başucu kitabımdır. özledikçe rastgele bir sayfa açıp okurum.
bir zamanlar yasaklanmış olan ve şimdilerde, içeriğindeki siyasi kısımlardan arındırılarak çocukların seviyesine daha uygun bir şekilde hazırlanıp basılan kitaptır.
bu sıralar pek revaçtadır.
cemal süreya ve tomris uyar çevirisine en sonunda kavuşulan kitap. bildiğimiz bir masal, bildiğimiz güzel insanlardan okunuyor artık. daha da önemlisi o iki güzel insanın o çeviri anlarına ortağız. daha ne olsun!
evet. örneğin, sen benim için sadece küçük bir çocuksun. diğer küçük çocuklardan hiçbir farkın yok benim için. sana ihtiyacım da yok. aynı şekilde, ben de senin için dünyadaki yüz binlerce tilkiden biriyim sadece. bana ihtiyaç duymuyorsun. ama beni evcilleştirirsen eğer, birbirimize ihtiyacımız olacak. sen benim için tek ve eşsiz olacaksın, ben de senin için.
..beni evcilleştirirsen eğer, yaşamıma bir güneş doğmuş olacak. senin ayak seslerin benim için diğerlerinden farklı olacak. ayak sesi duyduğum zaman hemen saklanırım. ama seninkiler, bir müzik sesi gibi beni gizlendiğim yerden çıkaracaklar. şu ekin tarlalarını görüyor musun? ben ekmek yemem. buğday benim hiçbir işime yaramaz. bu yüzden de bu tarlalar bana hiçbir şey hatırlatmazlar. buna üzülüyorum. ama sen beni evcilleştirseydin, bu harika olurdu. altın renkli saçların var senin. ben de altın renkli başakları görünce seni hatırlardım. ve rüzgarda çıkardıkları sesi severdim..
sustu tilki ve uzun bir süre küçük prensi izledi.
senden rica ediyorum. lütfen beni evcilleştir! dedi.
elbette dedi küçük prens. ama pek fazla vaktim yok. yeni arkadaşlar edinmem ve birçok şeyi anlayabilmem gerekiyor.
sadece evcilleştirdiğin kişiyi anlayabilirsin dedi tilki. insanlarınsa hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. her şeyi dükkandan hazır alırlar. ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de, hiç arkadaşları olmaz. eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni!
ne yapmam gerekiyor peki? diye sordu küçük prens.
çok sabırlı olman gerekiyor. önce çimenlerin üstüne, biraz uzağıma oturmalısın. ben gözümün ucuyla seni izleyeceğim, sen hiçbir şey söylemeyeceksin. sözcükler yanlış anlamalara neden olurlar. ama her gün, biraz daha yakına gelebilirsin.
ertesi gün küçük prens yine geldi.
her gün aynı saatte gelmelisin dedi tilki. örneğin öğleden sonra saat dörtte gelirsen, ben saat üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım. zaman ilerledikçe de daha mutlu olurum. saat dörtte endişelenmeye ve üzülmeye başlarım. mutluluğun bedelini öğrenirim.
böylelikle küçük prens tilkiyi evcilleştirdi. ve ayrılma vakti geldiğinde ah! sanırım ağlayacağım dedi tilki.
bu senin hatan dedi küçük prens. ben sana zarar vermek istemedim. seni evcilleştirmemi sen istedin.
doğru, haklısın dedi tilki.
ama ağlayacağını söyledin!
evet, öyle.
o halde bunun sana hiçbir yararı olmadı.
hayır, oldu. buğday tarlalarının rengini gördükçe seni hatırlayacağım...
insanın her okuduğunda mı tüyleri diken diken olur, her seferinde mi ürperir içi?
ha bir de sonunda acaba çiçeğe ne oldu sorusu vardır ki, oturup dakikalarca düşündürür insanı buğulu gözlerle... sahi, sahi, yoksa koyun çiçeği yedi mi?
Şu an itibari ile şunu anladım ki medyaya cidden inanmamak lazım. 1985 yılında Can Yayınlarından çıkma Küçük Prens var. Bu sene telifin serbest olması ile tekrardan bastı ve kütüphanemde olsun dedim. Çeviri olarak Cemal Süreya ve Tomris Uyar diye kocaaaamaaan yazmışlar. Eski kitaba baktım sadece Tomris Uyar çevirisi yazıyor. Sonra içeriğine baktım birebir aynı. Yayınevini aradım ve editör bölümüne bağlanmak için 20 dakika savaştıktan sonra bilgi istedim. Cevap veremediler mail atın dönüş yapalım dediler. Resmen insanları salak yerine koymaya çalışıyorlar.
Ayrıca sorduğum şeylerden biri de kitabın hangi dilden çeviri olduğuydu. Tomris Uyar'ın Fransızcası yok. Cemal Süreya Fransızcadan çevirmiş olsa bile Tomris Uyar çeviriye destek olamaz. Sadece okumasını ve düzenlenmesini yapabilir.
''insanların hiçbir şey öğrenecek vakitleri yok artık.
Her şeyi satıcılardan hazır alıyorlar.
Ama dost satan bir satıcı olmadığından, insanların dostları da yok artık."
Küçük Prens gönüldaşlara emanet
Dostluğu yücelten, aşk, masumiyet, yalnızlık gibi yetişkin temalarını derinlikle işleyen Küçük Prens, 71 yıldır pek çoğumuzun hayat kitabı. Eserin Tomris Uyar ve Cemal Süreyanın elinden çıkan efsanevi çevirisi yeniden raflarda. http://kitap.radikal.com....onuldaslara-emanet-412868
kesinlikle çocuk kitabı değildir. her yetişkin insanı şaşırtacak çok kısa ve çok anlamlı bir kitaptır.
animasyon filminin çıkması da bir hayli mutlu etmiştir.
ayrıca bir çok yayınevi basmaya başlamış. sanırım telifi bitmiş. umarım bedava fiyatlara satıp kitabı değersiz hale getirmezler.