Sevdiğiniz çicek milyonlarca yıldızlardan birinde bile bulunsa , yıldızlara bakmak mutluluğumuz için yeterlidir. Çiçeğim işte şunlardan birinde deriz kendi kendimize. Ama bir de koyunun çiceği yediğini düşün , bütün yıldızlar bir anda kararmış gibi gelir. Anlayana çok anlamlı.
Yıllar önce okuduğum muhabbeti açıldığında ulan o neydi ya diye diye unuttuğumu hatırladığım, felsefe kitabı olduğunu öğrendiğimde koşaranktan kütüphaneden bir tane edindiğim çocuk kitabıdır.
Ayrıca da şu diyaloğa sebebiyet verendir.
Kütüphaneci: Bunu kardeşinize mi alıyorsunuz ne güzel.
-Yoo kendime alıyom.öhömhö Kendime alıyorum yani *
-Hee ben çocuk kitabı olunca öyle şeyetmiştim yanlış anl..
-iyi günler
Kütüphanedeki çocuk:Laa kıza bak kaç yaşında ne okiyy hehheööhö *
Ben: Sen okudun mu bunu bakiim *
-Tabi okudum mal aehehöhöehö.
Ben:(eşeen ziki aldın mı da felsefesini bunun? yok! mal göt piçvelet ) iyi yaptın, hadi bakalım ehehe.
22 yaşında okuma fırsatı buldum, yanarım yanarım küçüklük günlerimin küçük prenssiz geçtiğine yanarım. şimdi kitabın büyük boyunu yapmışlar. içinde hikayelerin üç boyutlu canlandırmaları var. hoş gözüküyor. ufak bir bölüm paylaşmak farzdır bana.
... her gün aynı saatte gelmelisin dedi tilki. örneğin öğleden sonra saat dörtte gelirsen, ben saat üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım. Zaman ilerledikçe de daha mutlu olurum. saat dörtte endişelenmeye ve üzülmeye başlarım. mutluluğun bedelini öğrenirim ..."
sadece fransa daki bir yayınevinin telif hakkını alabilmesi nedeniyle türkiye de pahalı bir meblaya satılsa da ölmeden okunması gereken kitaplardandır.
eğer elli üç dakikam olsaydı, dedi küçük prens, bir su pınarına doğru ağır ağır yürürdüm.
çok çok derin anlamlar içeren, çok farklı şekillerde algılanabilecek anlama sahip bir söz aslında kitapta geçen. kimi insanlar birşeyler için mücadele etmek yerine, uğruna mücadele edilmeyi hak eden şeyin önlerine hazır olarak sunulmasını isterler ve bundan aptalca bir keyif alırlar. kimileri ise önlerine neyin konulduğuna bakmadan sonuna kadar mücadelelerini sürdürürler aynen küçük prensin yapmayı düşündüğü gibi. mücadele etmeden elde ettiğiniz hiçbir şeyin değeri, uzun uğraşlar sonucu elde edilenler kadar asla olmayacaktır. bu yüzden su pınarınızı aramaya devam edin. pes etmeden, vazgeçmeden.
1000 kusur sayfa iken küçültüle küçültüle 80 sayfaya indirilmiş bir çocuk (!) romanı.
neden bunca kısalttın yahu güzelim romanı diyenlere de 'ekleyecek bir şey kalmadığında değil, çıkarılacak bir şey kalmadığı zaman mükemmel oluyor.' şeklinde osmanlı tokadı gibi ayarı vermiştir.
türkiye' deki yayın hakları mavi bulut yayınevinde olan, dolayısıyla mavi bulut yayınevinden çıkanının 17 tl' ye satıldığı tüm zamanların en çok okunan kitaplarından biri. bildiğim kadarıyla mavi bulut' tan çıkan kitaptaki çizimler yazarın kendi çizimleridir.
- artık pek önemsenmeyen bir gelenek... bağ kurmak demek.
- bağ kurmak mı?
- aynen... örneğin, sen benim açımdan binlerce oğlandan birisin. birbirimize ihtiyacımız yok. ancak beni evcilleştirirsen birbirimize ihtiyaç duyarız. sen benim için özel olursun, ben de senin için olurum.
"birinin sizi evcilleştirmesine izin verdiyseniz, gözyaşlarını kabullenmeniz gerekir"
insanın her yaşında okuyabileceği, her okuduğunda farklı bir şeyler bulabileceği harika kitap.
--spoiler--
günaydin dedi küçük prens.
günaydin dedi satici. insanlarin susuzlugunu gidermek üzere hazirlanmiş tabletler satardi. haftada bir kez bu tabletlerden aldiniz mi, o hafta hiç susamazdiniz.
peki bunlari niçin satiyorsunuz?
çünkü bu, insanlara çok vakit kazandiriyor. uzmanlar bunun araştirmasini yaptilar. haftada tam elli üç dakika kazaniyorsun.
peki bu elli üç dakikada ne yapiyorlar?
canlari ne isterse.
eger elli üç dakikam olsaydi, dedi küçük prens, bir su pinarina dogru agir agir yürürdüm.
--spoiler--
yok bebeğim öyle bildiğin gibi değil bu dünya denen yer. Bağlılığı evcilleştirmeyi bi tilkiyle paylaşır anlatır,anlarsın da insana ne bok olduğunu anlatamazsın, istediğin kadar betimle istediğin kadar kelimeleri dans ettir bazısının içini sızlatıverirsin belki ama bazısı için çocuk kitabı olarak baki kalacaksındır.Yapıcak bişey yok bebek! sen de haklısın kitapta insanlar daha naif anlatılmış.
ilkokul 2. sınıfta, şimdiye kadar en sevdiğim öğretmenim ayşe julide çetinörge'nin bana hediyesiydi. sınıfta en çok kitap okuyan ve o kitapların özetini en güzel çıkaranlara verilecekti hediye. ben çok fazla okumamıştım ama özetleri çok beğenmişti hocam. ne kadar mutlu etmişti beni. hemen okudum, tekrar okudum, tekrar okudum. anlamamıştım o zaman, ama anlıyormuş gibi kandırmıştım kendimi. yada asıl o zaman anladım da şimdi anlıyorum sanıyorum. çok teşekkür ederim öğretmenim.