din ve devlet işlerinin birbirinden ayırlması durumudur. din işlerinin ayrı, devlet işlerinin ayrı bir elden devam ettirilebilmesi için oluşturulmuştur.
Laiklik dinsizlik değildir. Toplum içinde yıllarca yanlış anlaşılmıştır. Istedigin dini özgürce yaşayabilmendir. Örneğin Osmanlı devleti kimseyi zorlamamıştir müslüman ol diye. Laik bir devlet örneğidir.
laiklik islamiyete karşı oluşturulmuş bir ideolojidir.
çağdaş olarak nitelendirilen ülkelere örnek verelim.
ingiltere, fransa, abd, almanya. bu ülkelerde din Hristiyanlık esasına dayalıdır.
yine bu ülkelerin yöneticileri kiliseye giderler, ayinlere katılırlar, kendi dinleri üzerine yemin ederler.
Müslüman olmayan vatandaşları da istediği gibi dinlerini icra ederler.
ancak müslüman halkı çoğunlukta olan Türkiye'nin geçmişinde yöneticilerin neredeyse tamamı masondu. dinle alakalı hiçbir icraatları olmadığı gibi halkı baskıyla dinden uzaklaştırmaya çalıştılar. Müslümanları cezalandırdılar, öldürdüler.
tüm bunları laiklik şemsiyesi altında yaptılar.
dinden uzaklaşınca çağdaş olunuyor sandılar. halbuki esasa amaçları halkı islamiyet' ten koparmaktır. nitekim başardılar da.
Laiklik veya laisizm (Fransızca: Laïcisme); devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir.
bazılarına göre bu kavramı savunmak kafirliktir. islam'ın her detayını, inceliğini bilmezler ama onlarca tek sorun türkiye'deki laikliktir. laikliği kaldırmakla çözülecektir onlara göre tüm sorunlar. islamiyet yeniden altın çağına kavuşacaktır.
islam'ı sizin Ramazan'daki sakız muhabbetleriniz değil yine ve yine bilim yükseltecektir. ancak sizler her şeye ısrarla sığ bakmaya devam edin.
laikliği savunuyorum ve bireysel olarak elhamdülillah Müslümanım, dinime düşkünümdür.
(bkz: abd anayasası 2nci madde 5nci bölüm) anayasamıza harfi harfine eklenmediği sürece, ülkemizde hiçbir zaman gerçek anlamıyla uygulanamayacak olan sistemdir.
tükürdüklerini yalama alışkanlıkları tıynetlerinin bir gereği olan yobazlar, sıkıştıkları günlerde, abd başkanının incil'e el basmasını filan örnek gösterip, "türkiye'deki sistem yanlıştır. abd'deki gibi sekülerizm olmalı" derlerdi.
işte aradan şunca zaman geçti, köprünün altından çok sular aktı. şimdi tek bir tanesi bile aynısını söylemiyor! sebep?
Devletin dinlere eşit mesafede olması değildir laikliğin derdi.
Eğer bir toplumun çağdaş, bilime,bilgiye değer veren insanlardan oluşması isteniyorsa ki böyle olduğu takdirde refah,mutluluk, huzur ve zenginlik gelir, o zaman laikliğin işleyişi dinin kesin net sınırlar içerisinde kalmasını sağlamaktır.
O da kişiyle tanrı, ibadet yeriyle kişi arasında olmasıdır bunun da sınırları.
Daha hala laikliğin devletin muhafazakar, dindar insanlara yalakalık yapması, dinlere eşit mesafede olması olarak algılayanlar var.
Laikliğin işi devletin dinlere mesafe belirlemesi değil, dinin yaşanacağı sınırları belirlemek olmalıdır. O sınırın da bir milim aşılması önlenmelidir.
yüz karamız. laiklik dinsiz bir devletten başka bir amaç güdmez. yok mantığı kullanmakmış cartmış curtmuş bunları geçin. kimse yemiyor bunları.
bu rezil ilkenin derhal kaldırılması ve dini motiflerle bolca bezeli milletini sevme esaslı bir anlayışa geçilmelidir. anadoluculuk yapılmalıdır. anadolu insanı avrupadan gelen kanunlarla yönetilmemelidir. türk milleti kendi diniyle, öz ve örfüyle yönetilmelidir.
tarih olacaktır. rezillikleri ile anılacak bir ilkedir.