laiklik

entry1383 galeri84 ses1
    476.
  1. özgürlüktür... evet türbanlilari universiteye almamakta özgürlüktür. senin ben beyin nöronlarini sikiyim.
    2 ...
  2. 477.
  3. türban adı altında zorla giydirilmek...

    zorla...
    2 ...
  4. 478.
  5. 479.
  6. bu ülke müslüman bir ülkeydi öylede kalacaktır allah ın izni ile .

    sonradan türetme yönetim şekilleri ile islamı esnetmeye onu törpülemeye ve unutturmaya çabalamak gördügümüz gibi netice vermedi vermeyecektirde beyhude çabalar olarak tarihe gececektir okuyup güleceğiz.

    bizim dedelerimiz müslümandı onların dedeleride müslümandı hatta müslümanlığı layığı ile yaşarlardı biz kim oldugmuzu inkar etmeyiz aksine bununla gurur duyuyoruz aslını inkar edip batılaşmaya çabalayanların hazin sonları zaten tv lerde gazetelerde görüyoruz görücezde .

    bu ülke hiç bir yolla hiç bir yönetim şekli ile bölünemez çünkü islam dini birliği ve beraberliği bu yüzden emrediyor yani bölmeye çalışanların olacağı çok eskilerden biliniyordu .

    bu din unutturulamadı bunda başarılı olamadılar tekrar söylemekde fayda var bu ülke müslüman bir ülkedir sandıklardan bunun aksinin çıkmasını kimse beklemesin ne ateistler nede satanistler .

    bu ülke müslüman bir ülke allah ın izni ile öylede kalacak .
    1 ...
  7. 480.
  8. 481.
  9. laiklik, inancını kapıda bırak çıkarken alırsın hacı demektir. tıpkı adalet dağıtan kızın gözünün bağlı olması gibi. o kızın gözlerini bağlamak onun görme hakkını elinden almak değildir. adalet bunu gerektirir.

    laik olan devlette diyanet var, çünkü çok dağınık. her kafadan ayrı ses çıkacağına en azından tek ses çıkmasını sağlamaya yarıyor. önemli olan kaldırmak değil, diyaneti tüm halka açmak.
    0 ...
  10. 482.
  11. bazılarının sandığı kadar kötü bir şey olsaydı rte mısır halkına bunu tavsiye etmezdi.
    1 ...
  12. 483.
  13. laiklik ezberletildiği üzere sadece din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması değildir.
    * devletin inançlı - inançsız diye ayırmadan tüm vatandaşlarına eşit davranmasıdır.
    * devletin resmi bir dini olmamasıdır.
    * laik düzende istediğin şeye inanabilir istediğin şekilde ibadet edebilirsin tabi ki anayasanın 14. maddesine aykırı olmamak üzere (devletin temel niteliklerini ortadan kaldırmaya kalkışmadan yani) istersen kapı tokmağına tap, istersen inançsız ol kimsenin umurunda olmamalıdır.
    * kimse dini inancını, felsefi görüşünü, inançsızlığını yargılayamamalıdır.
    * devlet kurumları dini konulardan, din kurumlarından etkilenmemelidir.
    laikliğin bir üst versiyonu sekülerizmdir. gönül ister ki sekülerizme geçelim ancak laikliği daha tam oturtamamışken sekülerizm biraz uzak görünmektedir.
    1 ...
  14. 484.
  15. hala bunun tartisildigina uzulerek, gordugum bir seyden yola cikayim ben: laiklik, devletin dinle alakali hicbir seyle alakadar olmamasi, adeta siklememesidir.

    almanya parlamento binasina, zamani kacti hatirlamiyorum, papa gelmisti boyle torenlerle duduklerle falan. papa da o zamanlar sekste korunma ve kondom karsiti beyanatlar veriyordu. bunu protesto etmek isteyen bir grup vatandas "fuck the pope but use a condom" yazili bir pankartla binanin onunde dizelendiler. bir turk olarak korkuyorsun tabi aha simdi siktiler bunlarin ebesini kacalim diye ama hicbir sey olmadi elbette. hatta laik bir devletin parlamentosunda papa'nin ne isi var diyen muhalefet de kalabaligin yaninda beklemisti.

    sanirim yeterli.
    1 ...
  16. 485.
  17. laiklik, gerçek ifadesi sekülerizm olan kelimedir. fransa'da zuhur etmiştir. klisenin baskısına, despotluğuna, zulümlerine, bağnazlığına karşın çıkmıştır. yani dönemin dinine karşı çıkmıştır. bunun içindir ki sekülerizm dini yaşamdan uzak tutar. haklıdırlar da. çünkü o dönemin dini olan hristiyanlıktan insanlar çok çekmiştir. dolayısıyla dini hayattan uzaklaştırmak gerekmektedir.

    türkiye versiyonuna gelirsek, türkiye'ye de atatürk ile beraber gelmiş bir düşüncedir, sekülerizm/laiklik. ancak meseleyi açmadan önce şu toplumsal/sosyal yasıyı beyan etmek gerekir: -ki hukukçular/sosyologlar da hak verecektir- belli bir konjonktürde mevcut düzene karşı zuhur etmiş toplumsal bir düzeni, farklı konjonktürlerde uygulayamayız. türkiye'deki örneği budur. sekülerizm/laiklik çıkış noktasına göre doğruluk/haklılık payı olan bir düşünceydi. ancak dönemin fransasıyla, atatürk dönemindeki türkiye konjonktürel olarak çok farklıydılar. dolayısıyla farklı bir konjonktürden gelen sekülerizm/laiklik türkiye'de uygulanamazdı. zaten teorik olarak da baktığımızda, değil insanların osmanlı zamanındaki islam'dan bıkmaları, zulüm görmeleri; bizzat islam için savaşmış ve islami değerleri bütün değerlerinin üstünde tutmuşlardır. dolayısıyla laiklik teorik ve konjonktürel olarak uygun bir çözüm değildi.

    peki teorik ve konjonktürel olarak uygun olmayan laiklik/sekülerizm pratik olarak nasıl tutunabildi?
    şimdi teorik ve konjonktürel olarak tutunamayan/tutunamayacak olan düşünceyi pratik olarak tatbik etmek için stratejik bir metot izlemek gerekir. atatürkün yaptığı da buydu. stratejik metot da şu: teorik ve konjonktürel olarak sekülerizmi uygun olmadığı bilincinde olanları sindirmek, tecrit etmektir. bu sindirme politikası, kimilerine kültürel/düşünsel olarak, kimilerine de fiziksel olarak yansımıştır. yani kimileri 'sürecin vahametiyle' kültürel ve düşünsel olarak sekülerizmin tatbikindeki çelişkinin teorik ve konjonktürel kökenli olduğunun bilincinden uzaklaşmıştır. Zaten savaş dönemidir, kimse de düşünsel/kültürel olarak direnecek durumda değildir. kimileri de her şeye rağmen bunun hep bilincinde olmuş ve dolayısıyla stratejik olarak tehlikeli görülmüş ve 'sahte' yargılarda yargılanarak asılmıştır, ya da sahte bile olmayan yargılamayla öldürülmüştür. pratik olarak ilk dönemlerinde bu şekilde ayakta kalmıştır. zaten riskli olan ilk dönemdir. zira sonraki dönemlerde her şey, mevcut statükonun kontolü altında olacağından, tekil muhalif sesleri sindirmek zor olmayacaktır. çünkü bir-kaç tane muhalif çıksada, mevcut konjonktürün bekçiliğini yapacak binlerce, milyonlarca insan yetiştirilmektedir.

    laiklik din ile çelişir mi çelişmez mi bunu anlamak için de biraz uzun olan laiklik/sekülerizm kavramının açıklamasından sonra, din' kelimesini de açıklamamız gerekir. önce dinin ne olduğunu 'nereden' öğreneceğimizi anlamamız gerekir. eğer söz konusu islam dini ise, bu dini anayasadan, das kapitalden, budadan ya da nutuktan değil, kuran ve sünnetten öğrenmemiz gerekir. islama, kuran ve sünnete göre de din kelimesi en kısaltılmış anlamıyla gidilen yoldur. Hayata yön veren, şekil veren şeydir. ideoloji, dünya görüşü, siyasal ve toplumsal düşüncedir. genişletebiliriz. ancak sonuç şudur ki, islam'a göre din hayatın her alanında misak olan şeydir. tuvaletten, meclise, evinizden okulunuza kadar... bunu fıkhi, hukuki açıklamaları biraz uzun, ancak isteyen olursa özelden bunları da tartışabiliriz. neticede din, gidilen yoldur.

    islam'daki din tanımına göre, bazen bir futbol takımı, bazen bir müzik grubu, bazen siyasi bir parti, bazen hristiyanlık yahut yahudilik, bazen budizm, bazen bir ideoloji, bazen bir dünya görüşü ya da felsefi bir akım olabilir. dolayısıyla 'laiklik'sekülerizm' de islam'ın din tanımına göre dindir. çünkü size bir yol çizmektedir. Allah'ın kuranda, sizin için din olarak islam'ı seçip beğendim, tek hak din islamdır gibi ifadeleri de islam'dan başka bir dini kabul etmenin islami olmayacağı anlamına gelir. zaten kurana göre Allah'ın hükmü ile hükmetmeyen kafirdir. sonuç olarak nasıl bir ideolojiye, dünya görünüşüne dayanıyor olursa olsun, bir düşünce kurana uymuyor ise, kuran ile kontol edilmiyorsa, kuran ve sünneti merkeze almıyorsa o islami değildir. laikliği de bu çerçevede düşünebiliriz. yani devlet işlerini dinden ayırmak mümkün değildir zaten. çünkü islam dini bütündür. islam'ın da siyasi düşüncesi ve devlet modeli vardır.
    10 ...
  18. 486.
  19. laiklik din ile sair sosyal kurumların devlet nazarında ayrı tutularak; vicdani bir müessese olan dinin yine bireylerin vicdanına emnaetidir. düşünsel temellerini descartesin kartezyen felsefesinde bulan laiklik liberal düşünceyle din ve vicdan hürriyetinin garantörü haline gelmiş ve demokratik rejimlerin vazgeçilmez bir niteliği olmuştur.
    ancak laiklik hiçbir zaman dinin devlet tekeline alınması anlamına gelmez. ayrıca anayasamıza göre dini hizmetlerin ve ibadet yerlerinin temininin devletçe sağlanması da laikliğe aykırılık olarak yorumlanamaz.
    0 ...
  20. 487.
  21. din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.
    1 ...
  22. 488.
  23. dini liderlerin devlet yönetiminde sıfır söz hakkı olması durumudur, kişilerin dinsiz olması durumu değildir.
    0 ...
  24. 489.
  25. müslüman çoğunluklu bir ülkenin yaşanası bir yer olması için tek çaredir. yoksa "din" emreder yüzünüze kezzap yersiniz, eliniz kolunuz gider, sevgiliniz var diye ulu orta idam edilirsiniz veya yarıya kadar toprağa gömülür insanlıktan çıkmış yaratıklarca taşlanırsınız.
    2 ...
  26. 490.
  27. 491.
  28. Genel bir tanım olarak laiklik, din ve dünya işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. imanın ve inancın yerini aklın almasıdır
    0 ...
  29. 492.
  30. "laiklik " kavramı devlet için vardır.bireyler istedikleri şeye inanır ve yaşantılarında özgürdür.
    1 ...
  31. 493.
  32. türkiye'de günümüzde uygulanmamakta olan sistemdir.
    1 ...
  33. 494.
  34. laiklik kelimesinin türkiyede bir çok anlamı ve kişiden kişiye değişen bir çok tanımı bulunmaktadır. Türkiyede laiklik, Ahmet'e, Mehmet'e, Hasan'a, Hüseyin'e göre değişir. Mesela Türkiyede baş örtüsü laikliğe aykırıdır, baş örtüsü moda olarak takılırsa aykırı değildir (Kemal Kılıçtaroğlu). Türkiye laik bir ülkedir ancak laikliğin gerçek anlamını bilen kişi sayısı fazla değildir.

    Sen biliyormusun diye soracak olursanız hayır ben Türkiyedeki laikliği değilde fransadaki lailkliğin tanımını biliyorum. Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ilk bakışta dinsiz devlet anlamına geliyormuş gibi görünsede aslında bu kelimenin açılımını türkiyeye göre uyarlarsak. Diyanet kendi kanununu kendi yapar devlet kendi kanununu kendisi yapar yani diyanet işleri devletten bağımsızdır anlamında kullanılan bir kelime. ikinci anlamı herkes inancında özgürdür, hiç kimse kendi inancını başkasına kabul ettirmek için şiddet kullanamaz.
    lozan barış anlaşmasının 37. maddeden 43 . maddeye kadar 5 maddeyi okuyun. türkiyedeki azınlıklara hangi haklar tanınmış bakın
    türkiyedeki müslümanlarda bu haklar tanınmışmı.
    0 ...
  35. 495.
  36. " laiklik, adam olmaktır. " m.kemal atatürk,

    birde " laiklik, din özgürlüğünün temelidir. "
    0 ...
  37. 496.
  38. 2012 yılında hala tartışılması, halkı müslüman ülkemiz adına üzücü bir durumdur.
    1 ...
  39. 497.
  40. 498.
  41. yıl 2012. laikliğin anlamının defalarca daha tekrarlanması lazım ki öğrenilsin. din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasına laiklik denir. Türkiye'de olmayan. Türkiye laiktir naraları atılıyor. mecliste dinle ilgili konuşmanın işi ne? halkın dindarlığıyla ya da dindar olmamasıyla bağlantısı ne? sorular genelde hep cevapsız kalır.
    1 ...
  42. 499.
  43. gençliğe hitabe ayet midir ki değiştirilemesin ya da peygemberi koruyacak hiçbir yasa yokken atatürk neden korunuyor söylemlerinin rahatça yapılabildiği bir ülkede adından çok da bahsedilmemesi gereken bir ilkedir. tanısak severdik, göremedik.
    1 ...
  44. 500.
  45. çalışmadan yaşayan ruhban sınıfını toprağa gömmeye yönelik ilke.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük