din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması değil ayrı yürütülmesidir. bu nüans çok kafa karıştırsa da doğrusu budur.
inanç bir toplumun vazgeçilemezlerindendir. hiçbir toplum yada zümre tek bir inancın etkisi altında olamaz. bunu ancak yönetim sistemiyle, rejimle yapabilirsiniz. netekim içinde bulunduğumuz idare şekli de buna izin vermez.
siz her daim çoğunluğun sahip olduğu inancın iktidar olması gerektiğini savunur ve bu yolda adım atar, yönetenlerinizi seçerseniz başka bir gün sizin düşüncelerinizin tersini savunan bir yönetim başa geldiğinde savunacak bir din ya da düşünce bulamayabilirisiniz.
ayrı yürütecek ne din kalır ne devlet işleri. mecbur kalırsınız.
ama unutmayınız ki asıl mastürbasyon sahipleri inandığı dinin gereğini yerine getirmeyip insanları yaftalamak için yarış içinde olanlardır.
demokraside aslolan bireyin ve halkın iktidarıdır. halk olarak demokratik olup kendi yönetenini seçenler yönetenine öyle bir idare yetkisi vermektedir ki bu durum içinde bulundukları demokratik tutumla ters düşmektedir.
unutmayınız ve aklınızın bir kenarına yazınız, bugün sizi yönetenlere verdiğiniz yetkiyi gün gelir elinizden alırlar. kime ve neye ne şekilde yetki vereceğinizi iyi belirleyiniz.
Türkiye' de tamamen yanlış uygulanan bir kavram. Türkiye' de başörtülüler düne kadar üniversitelere giremezken asıl yeri Amerika' da başörtülülerin kamu işinde çalıştığını düşününce ne kadar yanlış uygulandığını görmek pek de zor olmuyor.
devlete göre herkes eşittir demektir...
yani misal bir hakim sen yahudisin şu x ceza sen müslümansın y ceza aldın diyemez.
veya misal bir kimseye gayri müslüm ya da inançsız diye belirli pozisyonlara getirilmemezlik yapılamaz.
yani vatan severliği bu topraklardaki kardeşliği ön plana çıkaran hümanist bir kavramdır..
din işlerine diyanet işleri bakmaktadır hükümet gelipte kardeşim biz kiliseleri kapadık artık o yasak bu yasak diyemez. öylebir gereklilik sosyal gereksinim varsa doğar ona da ihtiyaçlara göre politik bakış açısı olmadan yorum yapmadan diyanet cevap verir. böylece politikanın din üzerinde kurabileceği baskı minimize edilmek istenir..
politikanın dinle arasında sınırlarını çizer..
yani bir politikacı çıkıpta ben muslümanım diğerleri değil bana oy verin ya da ben peygamber torunuyum bana bu yüzden oy verin şeklinde söylemlerde bulunamaz. zaten her siyasi görüş dini yaşamı korumak kollamak zorundadır.bu iş için kurulmuş diyanet işleri kurumu vardır.... dini sömürmek kimsenin haddine değildir.
ama bunlar yapılıyor.
ve daha kötüsü halk tarafından kabul görüyor.
dinsizleşme veya din devlet işlerinin birbirinden ayrılması gibi tanımlar yanlıştır.
ülkeyi dinsizleştirebilecek tek şey olsa olsa yobazlık olabilir.
ülkenin temel yapı taşı , cevheri aydın düşünen insanları baskıyla sindirmeye çalışarak , karşısına alarak dinden soğutur.
hayır efendim en mükemmel hukuk din hukuku değildir.
en mükemmel hukuk hümanist günümüz ihtiyaçlarına göre şekillenmiş hukuktur.
tabi hakkı hukuku anlamak için çok şey bilmek , çok şey görmek, çok şey okumak lazımdır.
her babayiğidin harcı değildir.
laiklik ilerici hakkı, ilerici hukuku, devletin dünyeviliğini garantileyen .. gerçekçi,politik olmayan, ahlaklı ve onur duymamız gereken bir kavramdır..
laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasından önce bir ülkede her insanın, hangi dinden olursa olsun eşit şartlara sahip olmasıdır.
kesinlikle yobaz bir insan olmadığımı belirtmek isterim çünkü söyleyeceklerimden sonra yobaz damgası yiyeceğimi biliyorum, malesef bu böyle.
ingiltere'de sokağa çıktığınızda her tür ırktan, dinden insan görebilirsiniz. meryem ana, haç kolyesi takan insanlardan, takkeyle gezen insanlara; kara çarşafla gezenlerden, mini şort ve askılıyla gezen insanlara kadar her türlü insan.
bu insanlar bu şekilde gezebiliyorsa, evet o ülkede laiklik vardır.
türkiyede' de var ama tam olarak değil. türbanla da gezen var, mini etekle de gezen var. bizim ülkemizde abazalar var gerçi o ayrı ama genel olarak insanlar istediği şekilde giyinebiliyorlar.
peki resmi kurumlarda neden bu böyle değil ?
bu konudan gına geldi evet ama neden bir türbanlı üniversiteye giremesin ya da öğretmen olamasın? evet resmi bir kurum ama bu yeterli bir sebep mi ?
bir insan türbanlı olur haç kolyeli olur ateist olur hangi din olursa olsun yaşam tarzını bir resmi kuruma girmek için değiştirmek zorunda mı?
bence değil.
bir üniversiteye her dinden insan gidebilmeli. eğitim hakkı bu ya dine bakılır mı ? müslüman, ateist, budist, musevi, hristiyan, putperest her ne olursa olsun bu değişebilir mi ?
ben kapalı değilim böyle bir şey de bana ters ama insanların yaşam ve düşünce tarzlarına saygılıyım ki önemli olan da bu. kimsenin tercihi beni ilgilendirmemeli. devlet dairesinde bir türbanlı da görsem yadırgamam, dersime türbanlı öğretmen girse de yadırgamam çünkü bu benim ilgi alanım değil, onun düşüncesi ve onun tarzı. o da bana saygılı olmak zorunda.
aslında bu tip özgürlükler sağlansa laik bir devlet olunur işte. çünkü asıl bu tür bastırılmış özgürlüklerdir insanları yobazlaştıran.
Ataturkumuzun yaptigi bi devrim. Ama hep yanlis anlasilmistir hatta Ataturk laikligi cikartigi icin Ataturku dinsiz yaptilar ama bu buyuk bi sacmaliktir Ataturk laiklikle turkiyede yasayan turk olan ve musluman olmayan halk icin bir esitlik firsatiydi dini farkli die insanlari ayrim yapmamakti amac ama asil bi kac dinsiz bunu anlayamadi
din ve dindarlar bize karışmasın, biz onların herşeyine karışalım" dır. Öyleki islam dinini ortadan kaldıracağı umulan onlarca zulm işlenmişse de, allah ın cc rahmeti gazabına üstün gelmiş ve din i mübin i islam bu günlere kadar gelmiştir elhamdülillah.
laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasından ziyade devletin dinsiz olması yani hiçbir dini kurum ve kuruluşa etki etmemesi anlamına gelir. ülkemizde ise baktığımız zaman diyanet işleri başkanlığı başbakanlığa bağlı bir kuruluştur. bunun laikliğe aykırı olup olmadığı hep tartışılmıştır.
'devlet canlı olamayacağından devletin dini olmaz, insanın dini olur' gibisinden sözlerle geçiştirilen, devlet elini dinden çekiyor ayağına insanları yarı dinsiz yapan bir kavram.
ayrıca bu fikri başımıza fransız ihtilali'nin sorumluları jacobenler musallat etmişlerdir.
insanları aydınlığa çıkarmamakla birlikte toplumları kontrol altına almanın 'modern' yollarından biridir.
laik ülkelerde devlet insanların dinine karışmaz deniyor. bu durumda ülkede yaşayan hristiyanlar christmas tatiline çıkabilir, yahudiler dinsel bayramlarını istediği gibi kutlayıp izin alabilirler. müslümanlar ise iş saatlerinde ve iş yerlerinde (devlet kurumu- resmi kurumlar) namaz kılabilirler... mi acaba?
devlet insanların dinini koruma altına alıyor ya!
sen ülkede her yaşayan insanın dinini koruyacaksan buyur satanizmi de koru, paganizmi de.
tabii ki bütün bunlar böyle olmuyor. bizim daima! ileri dönük, modern laiklik yanlısı kişilerimiz bu kavramın sadece dinsizlik kısmını baz alıyorlar ve yaşamlarını devletin dini olmaz ayağına dinsizlik üzerine kuruyorlar. kendilerine karşı duranlar ise tahmin edebileceğiniz gibi, gerici, yobaz, dinci gibi sözlerle itham ediliyorlar.
basittir. dinsizliği kendine misyon edinmiş, kendilerini eleştirenleri direk 'dinci gerici yobazların algılayamayacağı...' şeklinde basit cümlelerle yargılayan esas fikir yobazlarının maskesidir.
her zaman kendi bildiklerinizin doğru olduğunu düşünmeyin.
size benden bir abi tavsiyesi.
neyse fazla uzatmayayım.
arrivederci.
freedom from religion.(mealen: dinlerden özgürlük). kötücüldür ve kesinlikle sekülarizmle karıştırılmaması gereken bir kavramdır. modern zamanlarda ve kesinlikle din karşıtlığı üzerine oturtulmutur. (bkz: sekülarizm)
din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması diye bize yutturulandır laiklik. türkiye de laikliğin uygulaması ise yoktur.
eğer din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ise;
soru 1: diyanet işleri başkanlığı neden vardır?
2: devlet neden benim inancımı yaşadığım yer olan camilere memur (imam) atar?
3: devlet neden cemevlerine dede, kiliselere rahip vs. atamaz?
4: devlet inancı için kapattığını ısrarla söylemesine rağmen neden milletin başörtüsü ile uğraşır?
yok laiklik eğer din, vicdan ve ibadet hürriyeti ise;
soru 1: neden ben kimseden izin almadan farz olduğuna inandığım cuma namazına gidemem?
2: neden işverenim izin vermediği zaman işyerinde inancıma göre namaz kılamam?
3: dini bayramlar olan ramazan ve kurban bayramlarında neden resmi tatil olur?
laikliğin ne olup ne olmadığı bizim ülkemizde belli değil, hatırlarsanız bir ara "nedir bu laiklik anayasaya tanımı koyalım dedi" birileri. birileri de çıktı "ne gerek var efenim, lastik gibi bir şey nereye çeksek oraya geliyor" dedi.
bir an önce nedir, ne değildir ortaya çıkması lazım bu laikliğin.