zeki bir yazar. dost canlısı, hoşgörülü ve kültürlü. insanı kırmadan bazı şeyleri çok güzel anlatıyor. çoğu yazar gibi sadece ayar vermek için veya savunduğu görüşleri zorla kabul ettirmek için burada değil. beğendiği zaman tebrik ediyor, gözüne bir şey takılırsa da uyarıyor. her zaman destek veriyor, güzel şeyleri paylaşıyor...
benim yapamadığım çoğu şeye sahip. mesela soğuk kanlılığını kaybetmiyor. hep imrenmişimdir bu insanlara. biraz kafam atsın ortamı germek için elimden geleni yaparım. peki iyi bir şey mi bu? kesinlikle değil, insanın kendini kontrol etmesini öğrenmesi lazım. la paz, kendini kontrol etmesini bilen bir insan. her yönüyle takdir ediyorum yazar arkadaşımı. soğuk kanlı olduğu duygusuz biri olduğu anlamına gelmesin. bir duygu insanı... hayatında önemli yeri olan birine yazdığı entry yi gözüm dolarak okudum. hayatımda, bana bu kalitede akıl verebilecek insanlar hep olsaydı, belki de çoğu şeyden pişman olarak gezmezdim. umarım düşünceleriyle de, dostluğu ile de hep yanımda olur.
bu aralar görüşme fırsatı bulamadığım can yazardır.Krzysztof Kielowski nin trois coulers üçlemesindeki karol karol yani modern şarlo karakterini uyandırır gözlerimde hep, dost canlısı cibilliyetiyle.
karol karol, fransız bir kadın tarafından dışlanan polonya vatandaşı...paris metrosunda saçlarını taradığı tarağı bir müzik aleti gibi çalıp ayakta durmaya çalışan karol karol...sonra ansızın vatandaşı mikolaj ile tanışır... ve fransızların beyaz yani eşitlik diye tanımladıkları bayrak rengini fransız kadına kabul ettirir...
dostum, her zaman onlarla eşit ve bütün iyi insanlar kadar duyarlısın...
bu kişi bir ara tc sınırların dışına çıktı, dedim bak benim kapsama alanı o kadar geniş değil, çıkma. dinlemedi. görüşemedik. açeydim kollerimi iki yana, gitme deyeydim, dedim ama kolları açmadıydım, gitti.
fransa fatihi sayın mösyö kendisine olan siparişimi unutuysa öttürücem kendisini. şakası bi yana gidildikten sonra en çok özlenecekler arasındadır hep kendisine dedim can ali candan ali yar ali yardan ali kedine iyi bak mösyö dostum. sakın ha marmelatı unutma tekrar yazar olarak dönmesem de takip edeceğim sözlüğü arkamdan sakın sövme bak. allahın rahmeti üzerine olsun.
en kısa zamanda fransızcama bir el atmasını beklediğim yazar*. lakin "jötem"den(!) ötesine yıllardır geçemedik *. nazik davranışı içinde tekrar teşekkür ediyorum kendisine. dostlukla...
el dia de la paz'la ispanya'da güvercinlerin uçuşması zeytin dallarının onarılması barışla beraber paz en casa , paz en el mondo durumu bir nevi. "la paz" iyidir aynı "peace" gibi.
avrupalardan dönüş yapmış güzel kardeşimdir.şato konusundaki duyarlılığını bilirim,her zaman maddi manevi desteğini eksik olmasın verir.zaman zaman peyzajın başına gelir mütahit gibi denetler,saolsun varosun...
şu sıralar izmir caddelerinde dolaştığını duyduğum yazar dostum. kendisiyle çok güzel bir organizasyonun içinde bulunacakken, birkaç talihsizlikten ötürü bulaşamadık malesef, fakat bu; unuttuğum, kaytardığım, caydığım anlamına gelmez tabi. söz verdiysek yapacağızdır elbet. var olsun efendim...