yorumları okumadım ama biraz overrated gibi geldi. gerçi zevk meselesi benim hiç sevmediğim bir diziyi başkası seviyor benim bayılarak izlediğim diziyi başkası yarısına bile gelmeden bırakıyo..
hal böyle olunca da diziyi kötülemek değil ama fazla abartıldığını belirtmek gerek olacak çoğu şeyi tahmin ediyorsam keyfi kaçıyo ama işte insan tahmin edemeden de duramıyo..
genelleme yapmadan duramıycam * bu diziyi aşırı derecede sevenler ilk defa zincirlerini kırıp yabancı dizi izlemiş demet akalın fanları gibi geliyo bana *
lan olum yıllardır bu ve buna benzer yüzlerce dizi ve film var biraz gözünüzü açın..
not: kötü demiyorum! sana fazla gelmiştir orasını bilemem.
ben spoylır veririm diziyi izliyorken gelip sözlükte dizi hakkında bir şeyler okurken spoylır olmaması saçmalık olur ona göre bunları göze alarak yorumları okuyun.. örneğin: pöröfösörün arabasını buluyolar bulduklarında yine yakalanmıyo * arabaya berlinin düğmesini bırakıyo.. spoylır bitti
ilk defa spoylır verdim o da içimden gelmeyerek zorlama sırf gıcıklığına.
Sıradan güzel bir internet dizisi ancak belirli kesimler varki işi abartıyor şöyle güzel böyle güzel kesinlikle izlemelisin, bir kesim var diyor ki abi 10. Bölümden sonra her şey başlıyor mesele orda kopuyor. Güzel kardeşim sana göre güzel olan bir başkası için güzel olacak diye bir kural yok senin baktığın bakış açısı ile başkasının bakmış olduğu bakış aynı değil bana göre güzel de ve geç bence fazla uzatmanın anlamı yok.
dizi güzel,
müthiş değil.
tokyo poposu ile sivriliyor,
değişik bir sorgulama yapıyorlar,
temposu ara sıra yukarı çıksa da, orta seviye bir grafiğe sahip,
finalinde AB merkez bankasına laf sokuyorlar,
daha ihtişamlı bir final olabilirdi.
an itibariyle final bölümünü izlediğim dizi.
sonu beklediğim gibi bitmesine rağmen hüzüne sürüklemiştir.
zira adam gibi adamları birer birer öldürdüler.
Evvela izlenmesi gereken büyük bir baş yapıtlardandır diyebileceğim dizidir. Dizi de önemli mesajlar var;
--spoiler--
Dizi Avrupa merkez bankasının darphanesine kendilerini kilitleyen soyguncu ya da devrimci diyebileceğimiz kişilerden oluşuyor. Gerim gerim gerileceğiniz, akıl oyunları nefes nefese kalacağınız güzel bir dizidir. Dizide oyuncular gerçekten kaliteli.
Aşk insana neler yaptırabilir ve neler yaptıramaz paradoksunu devamlı sorgulatıyor. Gerçek aşkın gücü hiç bir şey karşısında duramayacağını gören gözlerin gözüne sokan ve aşkın bir insanı ne kadar savunmasız amma ve lakin ne kadar da güçlü ve kuvvetli yaptığını gösteriyor. Sevin sevilin dostlar. aşksız insan güçsüz insandır.
Dizi gerçekten insanı alıp götürüyor. Ayağınızı yerden kesip, uçurumun kenarına getiriyor. Ardından o uçurumdan ya paraşütle ya da atlayarak iniyorsunuz. Bu inişli çıkışlı zamanlarda adrenalin seviyesinde artış olmaması namümkün.
Dizi de her karakterin kendine has bir özelliği var. Bu karakterlerin her birinin şehir isimlerinden oluşması tesadüf gibi gelmiyor. O kadar güzel hırsız kaç polis kovala dizisidir ki, yapılan her hamle tadından yenmez duruma geliyor. Dizinin içerisinde arada sırada grupça "bella çav" diyerek aslında kötü adam kim? sorularını akıllara getirip halkların partizan ruhunun da pohpohlanması unutulmamış. Hırsızlığında bir ressamı olmalıdır diye düşünülmüş olsa gerek ki, soyguncular evvela Dalí maskeleri ile bankada gezinmeye başlıyorlar.
Sonra dizinin ortalarına doğru Edvard Munch'un “The Scream" maskesi ortaya çıkıyor. Aynı hayatımız gibi değil mi? Başlarda güzel ama ölüm yaklaşmaya başladığında bir çığlık meselesi. Evet işte tam da bu. Aslında yazılacak çok şey var, ancak bazı duygular tarif edilse bile, birazda insan duygularını kendine saklamalı. Neyse efenim çok fazla uzatmaya ne gerek var. On üzerinden 8 girin izleyin.
--spoiler--