kırılmak

entry62 ↓ galeri2
    50.
  1. Fiziken olanının daha az acı verdiği durum.
    0 ...
  2. 51.
  3. benimkinin sesini buradan bile duyabilirsiniz.
    3 ...
  4. 52.
  5. "Kırıldım Saç uçlarıma kadar" dediği yerdeyim şairin. Sanırım hiç kolay iyileşmeyecek bu yara.
    2 ...
  6. 50.
  7. Hayata karşı verdiğim reaksiyon. Her daim elimi kolumu bağlamayı başardı kendisi. Kırgınım ve onu affetmeyi düşünmüyorum. Gözümde bitmiştir.
    0 ...
  8. 54.
  9. 55.
  10. içinizdeki yeni renkleri keşfetmeyle sonuçlanır . (bkz: ışığın kırılması)
    0 ...
  11. 56.
  12. insanları sev, kimseye güvenme diye bir söze denk geldim geçenlerde.
    Herkes aynı gibi geliyor artık bana. Kendimden gayrı kimseye güvenmiyorum. Buna ailem dahil. Ama bunu dramatikleştirmiyorum da. Herkesten her kötülüğü bekliyorum. Herkesten şüphe ediyorum ve her geçen gün duvarlarımı daha da sağlamlaştırıyorum. Gene kırılıyorum ama devede kulak bile sayılmıyor bu.
    1 ...
  13. 57.
  14. hayatımda ilk defa bugün öyle çok kırıldım ki, o an etrafta olan insanlar sesini duydu mu acaba diye koktum, yerin dibine girdim.
    0 ...
  15. 58.
  16. Tasavvufta ilk ders kırmamaktır. Son ders kırılmamak. Sahi, nasıl yapıcaz onu be abla?
    4 ...
  17. 60.
  18. abırlayn kadar olmasa da, bizi de sağlam kırdılar...
    0 ...
  19. 61.
  20. 62.
  21. insanın bir söze, bir davranışa ya da bir sessizliğe içinden çatlamasıdır. dışarıdan bakınca belli olmaz çoğu zaman. gülersin, konuşursun, hatta hiçbir şey olmamış gibi davranırsın. ama içeride bir yer artık eskisi gibi değildir.

    kırılmak, her zaman büyük olaylarla olmaz. bazen beklediğin bir mesajın gelmemesiyle olur. bazen birinin seni anlamak yerine geçiştirmesiyle. bazen de çok değer verdiğin bir insanın, senin hassas olduğun yeri hiç düşünmeden ezip geçmesiyle. insan en çok da yabancıya değil, değer verdiğine kırılır zaten. çünkü beklenti oradadır, açık kapı oradadır, yara alacak yer oradadır.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük