zamaninda ilkbaharda okuldan kacip, hisara cikip, sabahin sogunu yiyerek döner gazinonun dibinde oturup; kendi evimizi aramak en büyük hobimizin oldugu sehir.
öglen yavas yavas sicak bastirdigi zaman dik bayirlardan asagiya kaya, düse, yuvarlanarak tozun külün icinde kir-pas 5 dakikada sehirin ortasina indigimiz; kömür kokulu, o kadar bol cesmeye sahip ama hepsinin üstünde "icilmez" yazan sanki lanetlenmis sehir.
lise döneminde kiz arkadaslariyla yedi göllere giden naif ergenler inköylüler tarafindan tüfekle kovalanirdi. * Tabi daha sonra akillanip; yedi göllere kiz arkadaslariyla degil de, erkek arkadaslariyla balik tutmaya giden bu mal ergenler o cöp kokusunun dibinde sabahtan aksama kadar ayakkabi ve yosundan baska bisey tutamadilar.
havası sert şehir.
insanı genel itibari ile neandertallerden hallice.
ege bölgesinin gelişmişliğine nispeten biraz geri kalmıştır. yıllar sonra eskişehir ilçesi olursa şaşırmam.
yöresel şivesi çok kötüdür.
sevgi yolu caddesinde el ele tutuşan çiftlere böm böm bakan dayılar. insan sevgisi değilse neyin sevgisi. bir de buğday ambarı gibi burger king vardı kapandıysa sevinirim. afyondan sonra uğramayacağım şehirler arasında üçüncü. birinci konya tabiki.
"ayrıca yine antik dönemden kalma frig vadisi çakma peri bacaları olabilecek düzeyde. ancak değil dünyada türkiye'de bile bilen sayısı ne kadardır merak ediyorum. germiyanoğlu beyliğinin başkenti. ilk macaristan cumhurbaşkanı lajos kossuth'un macaristan anayasasını hazırladığı yer."
Dostum fiili olarak görmelik bir şeyi yok şu kısmın. Kilisenin köylerine dek olduğu il ilçeler var.