tam hatırlayamadım şimdi. gavurun birinin bir sözü vardı afrikalılar için. onlara millet bilincini vermek alfabenin yeterli olacağına dair bir anektoddu. Şimdi biz bunu kürtçede kanlı canlı görüyüruz.
son günlerde merak sardığım, ülkemizde en çok konuşulan 2.dil olması sebebiyle öğrenmeye çalıştığım dil. seni seviyorumu bile biraz kaba geliyo kulağa ama(ez ji te hezdıkım) napalım canı sağolsun.
--spoiler--
bilim selahaddin eyyubi'nin türk olduğu yanında düşünceler üretmektedir. yıllardır tartışılan durum arap mı türk mü olduğuyken
--spoiler--
şimdi bilimden, felsefeden, bilimsel bilgiden bahsedip ardından böyle birşey söylemek tabii ki ancak bir türkçü çapulcuya yakışır. zaten bu adamlar sümerler'in türk olduğunu, hakkari'de türklere ait steller bulunduğuna da inanmaktadırlar. işin ilginci bu bilgileri de "bilim" den anladığı meçhul olan ve sırf türk tarih tezi'nin yılmaz savunucusu olduğu için profesör olmuş kişilere dayandırmaktadırlar.mantığı olan arkadaşlara bir kıyaslama yapmalarını öneriyorum. rus ajanlarının uydurma çalışmaları ile türk tarih tezi ahmaklığının savunucusu sosyal ajanların tarihsel tezleri arasında metodolojik olarak bir fark vardır? mc cartney adlı türkiye devletimizin fazla olan paralarından maaş alıp ermeni soykırımına karşı tezler üreten biriyle ermeni diyasporasından aldığı paralarla ermeni soykırımını savunan birisinin bilimselliğini birbiriyle kıyaslamak gibi aptalca bir iştir. neyse konumuza dönelim.
bilimsel bilgiden ne anladığını iki cümle ile bir araya getiremeyecek kadar yoksun olan birinin ya da birilerinin söyledikleri ciddiye alınmamalı ancak sözlüğü okuyup da ciddiye alan yeni yetme arkadaşların kafalarının karışmaması açısından birkaç şey de yazmak lazım.
şimdi tek kaşlı felan diyen bu embesillerin bilgi dağarcığının kedinin kıç deliği kadar olduğunu biliyoruz ama yine biz bu hayvan artıklarına insanlığımız gereği birkaç bilgi vermeyi ihmal etmeyelim.
nasıl ki ziya gökalp, türkçe'de kullanılan her kelime artık türkçeleşmiştir diyorsa ve bunun aksini iddia etmek saçmalıksa, -kürtçe'nin de farsça'dan köken alması(bunun mantıksızlığına sonra değinelim) gibi bir sava inandığımızı varsayalım- kürtçe'nin de özgün -hadi sizi kırmayayım- zaman içinde özgünleşmiş bir dil olduğunu inkar etmek o kadar abesle iştigaldir. hem kürtçe hakkındaki tek bilgisi abdülhaluk çay denilen ve tv programlarında yediği ayarlarla bile iflah olmayan bir kafatasçının anlattığı kadar olacak hem de kalkıp salak zihin dünyanla insanlara bilim dersi vereceksin. pardon ama senin bilimini sikeyim ben.
hakkında yazılmış entryleri karıştırınca sözlük yazarlarının arasında ne kadar cahil, ne kadar boş insanlar olduğunu öğrenmemi sağlamış dildir. evet bu bir dildir. kimileri çakma farsça demiş, kimileri türkçenin bir koludur demiş. sebep olarak da türkçe ile ortak kelimelerin olduğunu göstermiş.
kürtçe hint avrupa dil ailesine ait bir dildir. çoğu kelimenin farsça ile benzerlik göstermesi bu yüzdendir. türkçe ile ortak olan kelimeler de ortak bir kültür yaşantısının kaçınılmaz sonucudur. zira dilimizle farsaça arasında 3000 civarı ortak kelime olduğu söylenmektedir. kürtçe ile de ortak kelimeler olması doğaldır.
bu farsça çakması olayına gelirsek; bu dil ailesiyle ilgili durumdur. ingilizce, almanca ve bir takım diğer avrupa dilleri de hint avrupa dil ailesinden gelmektedir. yazarın biri bunu bahane edip kelime kökenlerinin hepsi farsça demiş. onu da açıklayayım:
farsça: mader
almanca: mutter
ingilizce: mother
bu halde ingilizce'ye de farsça çakması diyebiliriz.
bazıları da dillere ait lehçeler olabildiğini unutup kürtler de birbirini anlamıyor. o halde dil değildir demiş. ben bir türküm ancak özbekçeyi ve çuvaşcayı anlamıyorum. buna dayanarak türkçe diye bir dil yoktur da demiyorum. diyemem de.( özbekçe örneği için de altayizmi inceleyebilirsiniz.)
her ne kadar bir takım cahiller aksini iddia etse de kürtçe bir dildir.
yakında kürdistan'ın kurulması ile bir devletin resmi dili olacak olan dil. bu kurulan yeni devlet'in sınırları türkiye cumhuriyeti devleti'nin topraklarının bir kısmını kapsayacak mı kapsamayacak mı bunu önümüzdeki uzun siyasi, askeri, kültürel... vs. vs. süreç belirleyecek. ama kurulacağı kesindir.( yani bölgesel yönetim olarak değil. tam anlamıyla örgütlenmiş bir 'devlet' olarak.)
bugün otobüste seyahat ediyorum. hava yağmurlu,yanımda bir amca bir şeyler diyor telefona. içimden diyorum ne diyo lan bu falan diye. meğersem kürtçe konuşuyor ben bozuk türkçe sandım. yarısı türkçe kelimelerden oluşuyor çünkü. mikroskobi çayi falan diyordu. hadi konuşmana izin verdik,bağırma bari hayvan herif.
Ortadoğu coğrafyasında kimine göre 40, kimine göre 30 milyon insanın binlerce yıldır konuştuğu, kendine özgü bir grameri ve fonetiği olan bir dildir. Hint-Avrupa dil ailesinin irani dilleri içinde yer alıyor. Kürtçe'ye yakın diller Farsça, Belucice, Peştuca... Özellikle sözcük bağlamında Kürtçe'yle çok yakın ilişkileri olan diller bunlar. Bizden çok önce hem Avrupa'daki gezginler, hem diğer dilbilimciler bunu ortaya koymuşlar. Kürtler de kendileri bu alanda ciddi araştırmalar yapmışlardır. En önemlisi Kürtçe, edebiyatı ve tarihsel geçmişi olan bir dildir.
Kürtlerin dili.Devlet Bahçeli'nin mahalli dil olarak bahsettiği dil.Ülkede çok çeşitli diller şiveler var ama kürtçe gündemde.Neden diye sormak lazım..
hayatım boyunca iç içe olduğum dil. bazen kaçmaya çalıştığım, bazen onu savunduğum, bir çok yerde tamamiyle karşında durduğum dil.
ülkemin insanlarının anlamadığı ve benim doğduğumdan beri farkında olduğum şey ise kürtçenin bir kültür olduğuydu. faşist kafaların "hav hav hav!" demesiyle ezilemeyecekti, sadece var olacaktı.
kabullenmek her şeyin başıdır. bazı şeyler görmezden gelinemez. bu da öyle bir şey.
elbette ki her şeyin bir sınırı var. ama tamamiyle gözden gelmek... yanlış ve fazla faşist.
yok sayanların faşistlikte suçlandığı dildir/lisandır/ya da her neysedir. ama gelin görün ki, başka şeyler için "kuş dili" tanımlaması yaparlar. süper olan, haklı olan sizsiniz zaten.