bir yüzbaşının evine getirdiler. saçımı tiraş ettiler. banyoya sokup yıkadılar. kısa elbiseler, ayakkabı getirdiler. kısa çorap giydirdiler. başıma lengerli şapka. kürtçe biliyorduk sadece. yüzbaşı geldi silahı çıkardı bir daha kürtçe konuşursan seni öldürürüm dedi
dersimli fatma içli, de ailesini kaybettikten sonra yaşadıklarını iki tutam saç: dersim'in kayıp kızları belgeselinde böyle anlatıyor bizi bir mağaraya topladılar. taradılar. hasan amcam dağda geziyor. etrafımızı asker sardı dedi. bir iki akrabamız orada vuruldu. babam, anan vuruldu dedi. gece kalkıp suya gittiğinde asker taramış. beni Ovacık ta bıraktı. bir yüzbaşının evine getirdiler. saçımı tıraş ettiler.
Kürtler devlet kuramamıştır cümlesi abesten ote birşeydir. yıllardır türk islam tarihi adı altın da kürt imparatorlukları tükmüş gibi gösterildi. Benim kesin olarak bildiklerim şunlardır. Eyubi devleti. Ve mervani imparatorluğudur.
dip not:Mervani hükümdarı alparslan malazgirtten anadoluya girince 30 bin suvari askerini emrine vermiştir.
iki kürtçe bilen insan gayette iyi anla$ır. bunun tam tersini söyleyen insan haketten hangi türden kürtleri dinlemi$ merak içindeyim. kürtçe kendi içinde de ayrılır.
--spoiler--
Kürtçenin "lehçeleri" dilbilimciler arasında tartışmalı bir konudur. Mesela Philip Kreyenbroek (1992) Kurmanci ve Sorani'yi "lehçe" olarak tanımlamayı reddetmiştir, zira bu ikisi bazı hususlarda birbirlerinden Almanca ile ingilizce kadar farklıdır. Kürtler de genellikle konuştukları dile "Kürtçe" demez, daha çok Kurmanci, Sorani dillerinde konuştuklarını söylerler. Bazı tarihçiler, Sorani konuşanların sadece küçük bir azınlığının, o da yakın bir tarihte Kurdi konuştuğunu söylemeye başladığını belirtir.[kaynak belirtilmeli]
Kurmanci (Kuzey Kürtçe) [değiştir]
Kurmanci (Merkez Kürtçe, Kurdmanci) en yaygın Kürt lehçesidir. 8-10 Milyon kişi tarafından Türkiye, Suriye, Irak, iran ve Ermenistan'da konuşulmaktadır. 1930'lu yıllardan itibaren Kurmanci Kürt-Latin alfabesi ile yazılmakta ve şu anda dil genişletme sürecini yaşamaktadır.
Cizredeki Botani şivesini standard lehçe yapma yönünde çabalar vardır. Bu şive Kamuran Bedirxan tarafından 1920'lerde Kürt grameri üzerine yazılan kitap için temel olarak alınmıştır. Arapça kökenli sözcükler obür şivelerin ve lehçelerin öz Kürtçe karşılıklarıyla değiştirilmeye de gayret ediliyor.
Soraninin yazımı için çoğunlukla Arap-Fars alfabesi kulanılır, son zamanlarda Kürtçe Latin alfabesine geçme teşebbüsleri de olmuştur. Bu lehçede yazılı kaynak nispeten çoktur.
Soraninin dağılımı Süleymaniye'ye kadar uzanan Kürt Baban hanedanlığınla bağlıdır. Bu şehirin ticari gücü Soraninin yaygınlaşmasını sağlamışdır, böylece Kelhuri ve Havrami konuşanların sayısı azalmışdır.
Bugün Sorani, Kurmanci için saf sözcük türetme kökeni olarak görülüyor.
Kurmanci ve Sorani ile birlikte Kelhuri jenetik kürt dil grubunu oluşturuyor. Kelhuri iran'nın batısında konuşulur. Kelhuriyi konuşanlar genelde Şia Kürtlerdir.
Tamamına yakını farsçadan alıntı olan dil bile olmayan bişey.Farsçayı,türkçeyi,arapçayı kaldırdığınızda hiçbir halt kalmayan bir milletin dili olmayacak kadar karma birşey.
bu topraklarda insanlar bu dil resmi olmadığı için öldürülmeye başlanmadılar, öncelikle bu topraklarda bu dili kullandıkları için şidette, baskıya maruz kaldılar ve hatta öldürüldüler ama bu yönüyle dünya tarihinde ilk değildir aynı zulüm dünyanın dört bir yanında daha öncede yaşanmış ve hala da yaşanmaktadır.
not: benim anadilimde kürtçedir. ancak tek kelime bilmem. sebep olarak da, bizim çocukluğumuzda ''kürt, kürtçe, kürdistan'' gibi kelimeleri kullanmak yasaktı. ''ben kürdüm'' demek de alenen suç olarak görülüyor ve hapisle cezalandırıldığı oluyordu, kürtçe konuşmak ise felaket ağır bir suçtu.
konya'da otobüslerde bağırarak bu dili konuşanı sık sık görebilirsiniz. zira artık aklıma kısık sesle konuşulamayan bir dil olduğu gelmektedir. çünkü her zaman aynı yükseklik eşiğinde konuşuluyor.
ayrıca tam olarak dil demek imkansızdır. başlangıç olarak edebiyat ve bilimum bilim dallarında eser verebilmek için yeterli sözcüğü yoktur. 15000 civarı sözcük varken, bunların neredeyse tamamına yakını farsça, arapça, türkçe, rumca ve ermenice'den alınmıştır.
turkce gibi ordan burdan eklemelerle, turk dil kurumu gibi kurumlarin icad ettigi kelimeler konularak sonradan olusturulmamis bir dildir. sadece kendine has 100 bine yakin sozcugu vardir. bunu bunca isgale ve devletsizlige parcalanmisliga, yasaklamaya ragmen korumus olmasi takdire sayandir. bugun konusulan turkce ve osmanlica nin sadece yuzde 10 u gercek turkcedir. ve turkce arapca basta olmak uzere, farsca, kurtce, fransizca vs. kompozisyonundan baska bisey degildir. aksini soyleyen ispatlasin. kurtce ise bazilarinin sacmaladiginin aksine bilakis son derece komplike bir gramer yapisi ve sistematige sahiptir. burda herseyi ispatli konusuyoruz. dileyen vikipedia ya bakabilir. ama lanet bir irkci iseniz onu bilemem. ama bildigim tek sey irkciligin sadece kan getirdigidir ve kimse kazanmamistir. ornek almanlar ves. divani lugatitturkte ki haritaya bakin ordada kurdistan bolgesi vardir. simdi siz kasgsarli mahmut u da batinin casusu diye yaftalarsiniz. gercekten turkiyedeki irkcilik kadar vahsi bir irkcilik gorulmemistir. edip yuksel birkac ornekle acikliyor. (bkz: http://www. youtube. com/watch?v=uk7Lm8e5qMg&feature=related)
Lord Curzon isimli zamanın godomanlarından birinin lozan barış konferanslarından birinde (1923 tarihli) "ben onlara bir alfabe verdiğim gün görürsünüz" demiş.
Şimdi internetten az buçuk bakıyorum, kaynak yok. eh bi de vikiye bakalım dedim. sonuç ilginç.
Kürt alfabesi, Kürtçe dilinin yazılması için kullanılan yazı sistemidir. Günümüzde çoğunlukla kullanılan üç sistem vardır. Türkiye'deki Kürtler tarafından kullanılan şekli "1932" yılında, Celadet Ali Bedirhan tarafından Türk latin alfabesinden uyarlanmıştır. Bu alfabeye Kurmancî, Hawar ya da Bedirxan alfabesi de denir.
tarihlere dikkat edin. gerisi sizin yorumunuza kalmış.
kürtlerin dilidir.ana sütleri gibi helaldir.yüz yıldır bu coğrafyada yok olup gitmesi için uygulanan asimilasyon politikalarına karşı kendisini yaşatmak ve varlığını sürdürmek için büyük mücadele verilen dildir.varlığını sürdürecek ve o muhteşem ezgileriyle daha çok şarkı,türkü,stran dinlenecektir.
kürt kökenli arkadaşlarımızın konuştuğu dildir. alevi kökenli arkadaşlarım gibi kendilerinin yetiştirilmelerinde hiç algılanamayan içe kapanık ve kindar düşünen ve sürekli ezik, ezilmiş ve sanki bir güç verilmişte kin kusuyormuş havasına bürünen vatandaşlarımıza bunda bir dış güç tetiklemesi yokmudur. demek istiyorum. ben kürt kökenli çok zengin ya da öğretmen. veteriner, hakim, doktor, bu ülkenin temaalarına saygı gösteren nikah memuru, esnaf, minibüs şöförü, maksat dünya da ekmek parası kazanmak ve rahat yaşamak değilmidir. bulunmuş bir demokrosiyi niye boyle hunharca geri tepmek istersiniz. ayrıldığınız da boyunduruklu bir yaşam süreceğinizi bilmiyormusunuz? siz hiç bir şeyin boyunduruğu altında değilsiniz. yapmanız gereken ülke bölmek yerine bu siyasetteki kürt kökenli vatandaşlarımızı temsil ediyor diye gelmiş olan insanlara, doğuya gerçek bir hizmet götürmek için çaba sarfetmeleri desteklemeleri gerek. her ülkede olduğu gibi dış güçlerden desteklenen gruplara meyil verdiğiniz için bu başlıkta böyle bir konuşma yapma gereği hissettim. sağlıcakla kalın kardeşlerim. önemli olan ortak payda da buluşmak. bende gürcü kokenliyim ama hiç aklımın kıyısından geçmedi. sizleri buldular kardeşlerim. sanki yok sayılmışsınız gibi davranıyorlar. ne olduysa 1958 den sonra oldu.
dünya da en az konuşulan dil. afrika ilkel kabile dilleri bile, afrika kökenli amerikalı ve dünyanın diğer yerlerinde yaşayan siyahların kuşaklar öncesi ana dilleri olduğu düşünüldüğünde, dünya da dil olduğu bile tartışlacak farsça, arapça ve türkçeden modifiye edilerek oluşturulan 300 ana kelimeden oluşan yapay dil.
özellikle toplu taşım araçlarında bu dili bangır bangır konuşanların sürekli araya türkçe kelimeler serpiştirdiğini gözlemliyorum. bu da bana kürtçenin en azından yetersiz bir dil olduğu izlenimini veriyor. ama ben türkçe konuşurken araya ingilizce, fransızca ya da kürtçe* kelimeler koymuyorum. çünkü, türkçe zengin bir dil olduğundan buna gerek duymuyorum.