yeryüzündeki bütün insanlığa inen, son kutsal kitaptır. okuyanı çok, anlayanı azdır. dünya üzerindeki en çok kafa yorulması gereken ve her kelimesinde gizli anlamlar yatan kitabımızdır.
efsunlu sözcükleri , binlerce kere okusan da her defasında şaşkınlık
içinde kalırsın.. anladıkca hala anlamadığını anlar, hiçlikte kaybo
lursun. acizliğini hissettikce hissedersin. kutsal tehditlerin bile
sevgiyle,merhamet bilgisiyle dopdolu olduğunu anlar, sevildiğini
önemsendiğini bilirsin. apaçık,sonsuz bir sevgiyle sana yazılmış
olduğunu hissedersin...aaah teknolojiler ötesi aşkı içinde bulur
sun.. sevdalanırsın... kara sevdalara düşersin.. kapkara sevdala
ra düşersin... sevildiğini,bilindiğini hissedersin.. kendine güve
nin artar, kendi gücünü anlar,kendi gücüne yaslanırsın..çünkü ar
kandaki gücü anlar, aşkından sarhoş olursun... sonsuzluğa sızar
sın,yüreğinde açılmış gedikler kapanır.. kendi değerini bulursun..
sınırsızlığın sonsuzluğunda,kendi sınırlarını işaretlersin......
ufalırsın,teslim olursun.. endişelenmez,kaygılanmazsın...çünkü..
seni senden daha iyi tanıyan,seni senden daha çok seven bir'inin
herşeyini dengelediğini öğrenmişsindir...'şüphesiz ki bu apaçık
lutfun ta kendisidir'.....
yıllarca dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşadım.Bunlardan biri de israil'di.
kendi dinlerini saygıyla yaşayan,yahudiler,budistler,hindular vs..tanıdım.
kendi kutsal kitabına kadar,kendi özünü reddeden insanları en çok türkiye'
de gördüm.aşağılık komplexine itilmiş,kendinden ve kitabından utanan insan
türü en çok türkiye'de.keşke budist,hindu veya yahudi olsaydınız..ağzınızdan
taşırdığınız kelimelerinizi,küfrünüzü kusmasaydınız.kendi yaralarınızı,aynı
yerden yaralar açarak en derininizdeki komplexlerinizi..yamamaya çalışmazdınız.
sonsuz inançlara, sınırlı akıllar...yıllarca araplarla da yaşadım..ama hiç bir
arap pervasızca kuran açıklayamadı bana..hep açıklanamaz olduğunu buna cüret
edemediklerini söylediler..ben arapca biliyorum, takır takır veririm cevabımı.
ama cevap vereceğim adam,evrensel düşünebilen,özgür biri olmalı.bir kutsal ki
taba saldırana sorarım..?hangi çıkarına dokundu bu kitap? ve hangi komplexinizi
depreştirdi diye? dünyayı rahat bırakın inançları ve kutsal kitapları rahat bıra
kın.hayvanları rahat bırakın.ağaçları rahat bırakın..kahretsin...ben bilirimciler
..hiç olduğunuzu anlayın artık..kuran kutsaldır kimsenin o'nu kutsallaştırmasına
ihtiyacı da yoktur..
peygamberin en büyük mucizesidir. olayları zamanında değerlendirmek lazım. mesela o dönem mekke gündemini belirleyen en büyük silah "şiirler" di. ve bir insan diğer insanı küçümsemek, yüceltmek istese bu işi şiirlerle hallederdi. bizim zamanımızdaki gazete köşeleri, karikatür çizimleri gibi. işte o zamanda silah şiirdi. ve insanlar şiirin büyüsünden etkileniyordu.
tam o sırada elinde diğerlerinle kıyaslanamayacak kadar sanatlı, eşsiz bir kitapla biri çıkıverdi ortaya. o birine canlar feda olsun.
insanlar hayatında tek bir yalana bile tenezzül etmemiş bu adamdan mükemmel bir kitap beklemiyorlardı. her şey bir yana onun okuma yazması bile yoktu. nasıl yazabilirdi ki böyle bir kitabı. ve peşinde şu an milyarlarca insan onun izinden gidiyor, ondan şefaat istiyorsa, onu peygamberi olarak kabul ediyorsa bir sebebi de budur.
Ben yillarca dindar olarak yasamis bir insanim. Kuran okumasini da bilirim. ilmihal, kuran meali.. Dini konularda her sey hakkinda konusabilecek kadar cok okudum.
Ama okudukca, ogrendikce sogudum?! Neden mi? cunku bir mucize goremedim.
Yani bu nasil bir mucize dostlar? 10'dan fazla kitap okudum, hala anlamadim belki de kuran'i tam olarak?
mucize dedigin, yuzyillar once yazilmasina ragmen bi okunusta her seyi net anlayabilmekle olur.
Mucize dedigin, gelecekle ilgili bir kac bilgi verir. Tarih verir mesela. Su tarihte su olacak der. yillar gectikce degerinin anlasilmasi ancak bu sekilde olur.
Mucize dedigin, cografi bilgi verir. Lut kavminin nerde yasadigini yazar mesela. Ya da nuh'un gemisinin nerde oldugunu aciklar. Ki yuzyillar sonra insanlar arastirsinlar (kuranda yazanlari anlamak icin arastirma yapmaktan ona zaman kalmiyor) bulsunlar, ibret alsinlar. Hic kimse kusura bakmasin ama "onlari helak ettik" ayetini okuyunca, olayi gormedigim icin ibret alamiyorum.
Mucize dedigin, her dilden ve irktan insanin okudugunda ayni seyi anlayabilmesidir. Anlasilmayan bir seye nasil mucize diyebiliyorsunuz dostlarim?
Hala allah korkusu olan biriyim. Ve bunlari dusunup durdugum icin bile cok korkuyorum beni cezalandirmasindan. Ama verdigi akildan mutevellit dusunmeden duramiyorum. Elimde degil. Ve ne yazik ki bunlari dusunmek, kurani daha cok anlamak beni islamiyetten daha cok sogutuyor. Daha cok anliyorum daha cok ogreniyorum ama hala kafamdaki onlarca soruyu cevaplayamiyorum.
Bana bi kitap getirin, icinde evrenin sirri yazsin. Ve bi okuyusta anliyim. Hayretler icerisinde kalim. iste ben ona mucize kitap derim.
insan zerre kadar arapçaya vakıf olsa neden bu kutsal kitabın arapça indiğini anlar ve o müthiş ifade sanatının insan eseri olmayacağını bilir.okudukça kapılır kapıldıkça yükselir.
içerisinde çelişkiler barındıran, ırkçı ve bilime aykırı birçok söylem vardır. Eğer at gözlüklerimizi bir kenara bırakıp okursak tanrı tarafından gönderilmediğini, muhammed'in yazdığını çözmemiz fazla zamanımızı almaz.
allah, sonsuz ilmiyle bazı akılsız, ahmak, dangalak, gözleri yerine hadiselere götüyle bakan bir takım insanların çıkacağını bilmiş ve ona göre ayetler göndermiştir. örnekler aşağıdadır:
«Yoksa Kurân'ı"Peygamber uydurdu" mu diyorlar? Onlara de ki: "O halde, eğer iddianızda samimi iseniz, uydurma olarak, siz de onun (sûreleri) gibi on sûre getirin ve gücünüzün yettiği Allah'tan başka kimseleri de yardıma çağırın".» (Hûd: 13)
«Eğer kulumuz Muhammed'e indirdiğimiz Kurân'dan şüphe içindeyseniz, haydi onun (sûrelerinden birisi) gibi bir sûre getirin, bunun için Allah'tan başka şâhidlerinizi de (yardıma) çağırın; eğer sözünüzde doğru kimseler iseniz.» (Bakara: 23)
şimdi diyecektir bazıları, yahu arkadaş adam zaten kur'an'a inanmıyor, sen kur'an'dan delil getiriyorsun diye. doğrudur. ama kur'an'a inanmayan adam da kur'an'dan delil getiriyor. bu sebeple deliller arası bağlantı ve ilişkiyi bozmak istemiyorum. ama kur'an ayetleri dışında da bir çok delille ispat edilebilir bu. mesela, hz. peygamber, kendi yazdığı bir kitapta, kendisi orada olmamasına rağmen, başka başka yerlerde gerçekleşen olayları, sanki oradaymış gibi ayrıntılı olarak nasıl anlatabilir? kendisinden önce gelmiş geçmiş çok karışık hadiseleri bile, sanki hepsini yaşamış gibi, yanındakilere nasıl anlatabilir bir insan? kendisi yazmış olsa, neden hayatı boyunca işkence çeksin bir kitap için?
sizin hiç mi kafanız basmıyor? bir dakika durup düşünmüyor musunuz? bu kadar mı meraklısnız hayvanlardan daha hayvan olmaya? vallahi pes!
gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar. (enbiya suresi, 32)
gökyüzünün bu özelliği, 20. yüzyıldaki bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır.
sizin için yerde olanların tümünü yaratan o'dur. sonra göğe istiva edip de onları yedi gök olarak düzenleyen o'dur. ve o, herşeyi bilendir. (bakara suresi, 29)
gökyüzünün 7 katlı olduğunu hz.muhammed 1400 yıl önce nereden bilebilirdi de kuran'a yazabilirdi
bir fransız tartışma programında islam ve kur'an hakkında şöyle bir diyalog geçmişti.
adam 1 allah'ın olmadığını savunmakta
adam 2 allah'ın varlığını savunmakta
adam 1: muhammed peygamber değildir
adam 2: şu halde kur'an içeriğine göz atınca, muhammed dünya tarihinin en büyük devrimcisi, filozofu, ve şairi.
adam 1: hani kur'an'ı allah yazmıştı? (sırıtarak)
adam 2: hani allah yoktu?
bu kitapta yer alan bütün (de ki) lerin hepsi sonradan müslümanlarca eklenmiştir. onları çıkarırsanız çoğu yerde direk muhammedin ağzından anlatıldığını görürsünüz.
örnek olarak en basitinden : hud suresi 2. ayet.
--spoiler--
(de ki:) allah'dan başkasına kulluk etmeyin. ben size o'nun tarafından müjde vermek ve uyarmak için gönderilmiş gerçek bir peygamberim
--spoiler--
sil "de ki"yi, ne kalıyor geriye; ""...ben size....gönderilmiş gerçek bir peygamberim""
burada muhammed, açık açık kendisi yazmıştır. sonradan bunun farkına varanlar da "de ki" yi eklemişlerdir.
"ey peygamber! kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. onların varacakları yer cehennemdir. o ne kötü bir varış yeridir!"
"allah ve resûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. onlar için ahirette de büyük azap vardır."
anca savaş, kes, öldür. ulan bir ayette de sevişmeyi tavsiye edin. bir türlü ısınamadım, sevemedim.
emevilerce tahrif edilmiş, yahudileştirilmiş, kutsallık atfedilerek duvarlarda asılı durmaya mahkum edilmiş, zikrin anlaşılmasının ne demek olduğunu kavrayamayan hacı hocalarca ticari meta haline getirilmiş kitab.