fantastik edebiyatın en iyi kurgusudur. her dönem en çok satan olmayı başarmıştır anlatımında ki ağırlık ve yazarının kaleme almayıp da başkalarına bırakması edebiye yönden zayıf düşürür kendisini ama yerdenizle rekabet edebilecek kadar fantastik edebiyat içinde yerini almıştır.
incil gibi tanrının ilhamıyla ve aziz tabir edilip iyiniyetlerinden kuşku duyulmayan insanların yazdığına inanılan bir kitap değildir. Kuran'ın doğrudan tanırının sözleri olduğuna inanılır. Bu duruma inananlar için okuması huzur dolu olabilirse de, inanmayanlar için basbayağı sıkıcıdır, azim gerekir. Hep aynı açılışlar, bilinen hikayelerin (bkz. yaratılış) kısa versiyonları, kişiye-duruma özel olduğundan bağlamı bilmeden anlayamadığınız mesajlar v.s. Yine de okumakta fayda var.
Ben gercekten hakikat arıyorum, heveslerime yol bulmak icin, kendimi kandırmak icin, kendi kendimi rab edinmek icin degil; gercekten hakikatı hakikat oldugu icin, mantıklı oldugu icin, kabul edecegim diyebilene, dünyadaki en dogru, en mantıklı kitaptır. Dunyadaki en övülesi kitaptır fakat övülmeye ihtiyacı da yoktur...
Onlar ağızlarıyla Allah'ın nûrunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de Allah nûrunu tamamlayacaktır. saff suresi 8.ayet
"zebur'un tevrat'ın ve incil'in yazarından... Kur'an!!" şeklinde bir kapağı olsa diye düşündüğüm kutsal kitaptır. allah kelamıdır. arkasına da "bu kitap hayatımı değiştirdi" gibi sözler koyduk mudu?
bugüne uyarlanma çabası bizzati kendi içinde yazan ayetler nedeniyledir zira kendisi tüm çağlara indirildiğini savunmaktadır. götümüzden element uydurmuyoruz..
insanlar tarafindan yazildigini dusundugum kitap. tipki digerleri gibi. eger varsa bile tanri dedigin varlik bu kitaptaki gibi degildir kizip gulmez zira insan degildir.
kendisinin ne zaman yazildigi bilinmemektedir. butun ilahi kitaplarin yazilma tarihi de belli degildir. Onlar zaman ustudurler. dolayisiyla butun zamanlara hitap etmelidirler...
"şüphesiz allah herşeye gücü yetendir." cümlesi içinde defalarca geçen insan kullanım el kitabı. biz rabbimizin gücünün herşeye yeteceğine inanırız. dolayısıyla o'nun bize bildirdiği olağanüstü olayların gerçekliğine de iman ederiz.
bize bildirdiği şeyler ne kadar sıradışı olursa olsun, onları gerçekleştirdiğine ve gerçekleştireceğine şüphemiz yoktur.
Kafirlerin Kur'an-ı Kerim hakkındaki tutumuyla ilgili şöyle yazar;
Kendilerine açık olarak âyetlerimiz okunduğu zaman, inkâr edenlerin yüzündeki inkâr (belirtisin)i anlarsın. Neredeyse âyetlerimizi karşılarında okuyanlara saldıracaklar. (Resûlüm!) De ki: "Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah onu inkârcılara vaadetmiştir. O ne kötü (bir) dönüş yeridir!"
günümüze kadar bir tek harfi dahi değişmemiştir. vahiy geldiği anda vahiy katipleri tarafından ayetler yazıya geçirilmiş ve peygamber tarafından bu ayetler her sene cebrail'le karşılıklı okunarak kontrol edilmiştir.. hz. muhammed'in (sav) vefat ettiği sene bu kontrol iki kez yapılmış, hz. ebu bekir'in hilafetinde ise ayetler toplanarak kur'an tek kitap haline getirilmiştir. tarihin hiçbir aşamasında farklı versiyonları olmamıştır. çünkü aslı daha vahiy esnasında yazıya geçirilmiş ve korunmuş, hz. muhammed'in (sav) vefatıyla birlikte vahiy'in tamamlandığı kesinleştiği için de tek kitap haline getirilmiştir.