Şimdiye kadar yeryüzünde zuhur etmiş kitapların en harikası. Kusursuz kitap.
Eğer biz, onu A'cemi (Arapça olmayan bir dilde) olan bir Kur'an kılsaydık herhalde derlerdi ki: "Onun ayetleri açıklanmalı değil miydi? Arap olana A'cemi (Arapça olmayan bir dil)mi?" De ki: "O iman edenler için bir hidayet ve bir şifadır iman etmeyenlerin ise kulaklarında bir ağırlık vardır ve o (Kur'an) onlara karşı bir körlüktür işte onlara (sanki) uzak bir yerden seslenilir" (41/44)
Mucizeleriyle insanın ağzını bir karış açıkta bırakan ilahi kelam. işte mucizelerinden birkaçı:
Bizans Galibiyeti
Önce Rum Suresi'ne göz atıyoruz:
1. Elif, Lam, Mim.
2. Rum (orduları) yenilgiye uğradı.
3. Yakın bir yerde. (Bazı meallerde, alçak bir yerde). Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir.
4. Üç ile dokuz yıl içerisinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah'ındır. Ve o gün mü'minler sevineceklerdir.
Bu ayetlerin iniş tarihi 620 yılıdır. Bundan yedi yıl önce, Bizans orduları, ateşe tapan Sasani orduları karşısında ağır bir yenilgiye uğramış ve Mısır, Ermenistan, Irak, Suriye gibi bir çok vilayetini Sasanilere terk etmek zorunda kalmıştı. Bizans, birçok iç karışıklığın içindeydi ve valiler imparator'a karşı isyan halindeydiler. O günün şartlarında, Bizans ordusunun yakın bir gelecekte, gerçekten de Sasanileri yenmesi zor gözüküyordu. Ancak, 627 yılında yapılan savaşta, Bizanslılar, Sasanileri yenilgiye uğratarak, kaybettikleri toprakları geri aldılar. Kuran'ın bu müjdesi gerçekleşmiş oldu.
Parantez içerisinde de ''alçak yer''e atfedilen bir bölüm var. Bu bahsolunan savaş, Lut Gölü havzasında olmuştur ki, bildiğimiz gibi burası, dünyanın en alçak yeridir. Ancak, o günkü teknoloji gereği bunun bilinmesi imkansızdır.
Mekke'nin fethi
Fetih Suresi
27. Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bildi ve size bundan başka yakın bir fetih daha verdi.
Yukarıdaki ayet, peygamberimizin rüyasında, Mekke'nin fethini görmesi üzerine inmiştir. Fakat bu sırada, Medine'ye hicret edileli çok uzun bir zaman geçmemişti ve Müslümanlar müşkül bir vaziyetteydi. Ayette bildirilen bu durum da, bildiğimiz gibi bir süre sonra gerçekleşmiş ve Mekke fethedilmiştir.
Haman ve Firavun
Rahman Suresi
33. Firavun, "Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Mûsâ'nın ilahına çıkar bakarım(!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan olduğunu sanıyorum" dedi.
Burada bahsi olunan Haman'ın varlığı yakın bir zamana kadar bilinmemekteydi. Ancak 1990'lı yıllarda yapılan arkeolojik kazılarla, Firavun'un böyle bir yardımcısı olduğu bilgisi ortaya çıkarılmıştır.
(araf 11/21)
Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" dedik. iblisten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.
Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın" dedi.
allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.
Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."
Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi.
Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım."
"Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."
Allah dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum."
"Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ve cennette ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı."
"Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim" diye de onlara yemin etti.
çelişki;
"Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız ve cennette ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı."
adem ve havva tüm meleklerden üstünken, ve tüm melekler onlara saygı ile eğilirken(secde ediyorken), cennette sonsuza kadar kalacakken, neden melek olmak istedi acaba?
çelişkiler kitabı olsa da, dünyada ona inanan 1,5 milyar insan vardır.
yüzyıllardır çürütülemeyen kutsal kitap. çürütmek için ne filozoflar ne bilim adamları araştırmalar yaptı, delirenler bile oldu. fakat hala çürütülemedi. insan inanmadan edemiyor.
son hak dininin kelamı dır, ama yorumu zordur ve işin ehli bir fıkıhçı dışında anlatan olursa sıkıntıya yol açar. söz konusu fıkıhçının ise ne denli güvenilir olmasından dolayı birçok konusu son zamanlarda insanlara iyi nakledilememiştir
bi çok konuya değinmesi itibariyle size seçenek sunan bi kitaptır aynı zamanda.benim en çok ilgimi çeken ayetler yaratılışla ilgili olanlardır.bu bakımdan diğer kutsal kitaplardan ayrılır.evren ve yaratılışla ilgili öylesine ayetler bulursunuz ki üstünde düşünmeden geçmek imkansızdır.
inkar edenler, evren(gökler) ve dünya(yer) birbirleriyle bitişikken onları ayırdığımızı ve her canlıyı sudan yarattığımızı görmüyorlar mı? Yine de onlar inanmayacaklar mı?
Enbiya Suresi-30
Ve evreni(göğü) kuvvetimizle kurduk. Muhakkak ki onu genişletmekteyiz.
Zariyat Suresi-47
onca ayet arasından sadece bu ikisi bile evrenin yoktan var olduğunu ve genişlediğini bize anlatır (bkz: big bang)
Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? isteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık(furkan 45)bu ayette de sebeplerin yaratılması ve hikmetlerin bu sebeplere bağlandığını anlatır.yani sebeplerin arkasındaki asıl hikmetin allah'ın eseri olduğunu mekanik sebeplerin ise bunun delili olduğunu anlatır.
Şimdi ekmekte olduğunuzu gördünüz mü? Onu sizler mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık, böylelikle şaşar kalırdınız.(Vakıa Suresi 63-65)bu ayet ise mekanik sebepler konusunda başka bir örnektir.ekinlerin toprağa ekilmesi ve yeniden bitmesinin allahın yaratışının tecellisi olduğunu ve asıl gücün kendisinde olduğunu hatırlatmaktadır
Allah gökten su indirdi, ölümünden sonra yeri onunla diriltti, söyleneni anlayan bir topluluk için bunda gerçekten bir delil vardır. Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır, size karınlarındaki sindirilmiş gıdalar ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir süt içirmekteyiz(Nahl Suresi 65-66)bu ayetlerle de örnek verilebilir.
Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden çok sayıda erkekler ve kadınlar türetip yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. (Nisa Suresi 1)
O, sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup yatışması için ondan eşini var etti... (Araf Suresi, 7/189 )bu ayetteki durulup yatışması yerine sukunet bulması ifadesi de kimi meallerde geçer.eşlerin birbirinde sukunet bulması bu konuyla ilgili söylenebilecek çok güzel bi sözdür zannımca.
daha bi çok konu kısa kısa bazen uzun uzun anlatılır.istifade etmek isteyenler için(müslüman olmana bile gerek yok okumak ve anlamak serbest)çok şey ifade eder.
her müslümanın mutlaka tefsir-tercüme şeklinde hiç olmazsa 18 yaşına gelmeden önce mutlaka okuyup bitirmesi gereken en büyük rehber ve huzur kaynağıdır.
"oku" kelimesi açılış noktası olmakla beraber, birçok insanın okumayıp kafasına göre uydurmalarına ve günümüz şartlarına yorumlamamalarına şahit olmuş, müslümanların kutsal kitabı. ogrenmekten aciz yobaz insanlar ve siyaset aracı olarak görenler de asıl kitapsızlar mıdır, bilinmez.
bestseller olmuş fantasik kurgu romanı. bu entrynin eksilenmesi için bu cümle yeterli sanıyorum, ama daha söyleceklerim var.
arap milletinin insani özellikler kazanmasındaki rolü büyüktür doğru, ama salıvermişliğin "hocam burda çekiyoruz ama öbür tarafta huriler falan" demenin de kaynağı. sen gelişme, geliştirtme, asırlar önce yazılmış bir kitapta yazanlara göre devlet yönet, kadınına hak tanıma, kapa gözlerini, tak at gözlüğünü, dış dünyayla ilişkini kes. sonra aç ellerini bekle, tanrın kurtaracak seni. bekle kurtaracak. elin adamı girer ülkene, sömürür seni, dinini sömürür ılımlı islam dalgası adı altında, çıkarcılar cenetten tarla satar sana, cennetin anahtarını verir, bu yine iyi. filistini düşün, çoluk çocuk demeden öldürür seni. sorarım size, kitabınız böyle mi emrediyor size? ben bile sizden daha iyi anlamışım bu kitabın ne demek istediğini, yazıklar olsun diyorum.
edit: sen de eksile anam eksile. tek yapabildiğin bu.
bunca yıl hiçbir değişikliğe uğramadığı iddia edilen müslümanların kutsal kitabıdır.
lakin dinle minle pek işi olmayan birisi için pek inandırıcı değildir bu kitabın hiçbir değişikliğe uğramadığına inanmak. müslümanların da ''aman diyim çarpılırız'' zihniyetiyle fazla sorgulamadan kabul ettikleri bir varsayımdır bu zaten.
hıristiyanların pek iplemediği bir kitaptır ayrıca.