alkollü iken neredeyse 1 ekmek yediğim ama kesinlikle sokak başlarında satılanları önereceğim kuzu bağırsağı. 4 büyük şehirde de yedim ama ankarada yapılan çok sıkı. valla parmaklarınızı yersiniz.
istanbul da yendiğinde kesinlikle baharattan tadı alınamayandır. izmir de yenmelidir, yahut bilinen edilen bir sakatatçıdan çiğden alınıp kafa dinleyeceğiniz, mangal yapabileceğiniz bir yere gitmeli, çöpe takıp çevire çevire pişirilmeli, yemeden önce mutlaka biralanılmalıdır.
yemeyenlerin yedikten sonra hayatlarını kö-ks diye ikiye ayırmalarına neden olacak kadar muhteşem lezetteki yiyecek.
bir de bunun tiksinenleri deli müptelası olurlar öyledir yani. herhangi bir tiksinti duymayanları (ayrıca neyinden tiksinliria anlamış değilim) böyle bir arzu duymazlar kokoreçe. ama hayatının bir kısmında bu nimete ön yargılı bakmış olanlar ön yargıları dağılınca kokoreçkolik olurlar.
şişte pişeni makbuldür. Acı şalgamla ve bol muhabbetle iyi gider. izmirde seyyar tezgahlarda gecenin ilerleyen saatlerinde bi çokkez yemişliğim vardır.
asıl tadını baharatlarıyla alan yiyecektir.
hiç yemeyenler; boklu şeyi nasıl yerler diye burun kıvırırken tadına bir defa bakıp da hastası olanlar da mevcuttur.
ama tekrarlıyorum kekiğiydi, domatesiydi, biberiydi vs. vs. derken sade haliyle pek fazla çekici bir tadı olmayan kokoreç, mucizevi bir şekilde iştah kabartan bir yiyecek haline dönüşüverir.
yaklaşık 1 aydır yemediğim, kısmetse bayramda golden den yarım ekmekle midemi şenlendireceğim, tabiiki yeşil bibersiz, bol kekikli, az acılı son olarak yağa bandırılmışı süper lezzetli yiyecek.